Milyonların sorduğu soru; “Ne kadar?”

Zam furyası sürüyor; memur, emekli maaş zamları ile asgari ücret müjdelerinin sonucu bekleniyor.

Kötü yönetilen ekonomi krizi derinleştirdi. Uzun süredir yaşanan ekonomik kriz, Türkiye’de her üç kişiden birini yoksul konumuna getirdi. Yüksek enflasyondan en fazla etkilenenlerin başında ücretli kesim geliyor. Asgari ücretli, memur, emekli, dul ve yetim aylığı alanların gözü kulacı temmuzda yapılacak zam oranında. Yüzde 40 zam yapılsa dahi, geride kalan 6 aylık gıda enflasyonundan doğan kaybı bile karşılamıyor. Türk İş’e göre, altı aylık gıda enflasyonu yüzde 55,96. Açlık ve yoksulluk sınırı dikkate alınmadan yapılan maaş zammı refah getirmeyecek.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da enflasyonun düşüşü için 2023 Şubat, Mart aylarını işaret ederek, ekonomiyi çok uzun bir süre daha düzeltemeyeceklerini adeta itiraf etti.

Ekonomik krizin giderek derinleştiğini “gizlenen” resmi rakamlarda da ortaya çıkmaya başladı. Enflasyon yılların rekorlarını kırdı, iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Bütçe hedefleri tutmadı, ek bütçe adeta yeni bir yıllık bütçe gibi ortaya çıktı.

Yüzde 73’e çıkan yıllık enflasyonun kısa vadede düşeceğe yönelik işaretler de görünmüyor. Tam tersi her gün yeni zamlarla hayat pahalılığı daha da artıyor. Yüksek enflasyon ve Türk lirasının ciddi oranda değer kaybetmesi, vatandaşı yoksullaştırdığı gibi alım gücünü de düşürdü. Bu kötü gidişat anketlere de yansıyor. Gezici Araştırma şirketinin son araştırmasına göre, yoksulluk her geçen gün daha da artıyor.

Araştırmaya göre, Türkiye’de her 3 kişiden ikisi yoksul konumunda yaşıyor. Ankete göre, halkın yüzde 74,8’i ülkenin önemli sorunu olarak bozulan ekonomiyi görüyor. Her 3 kişiden 2’si ise borcu olduğunu söylüyor.

Türk-İş: Açlık sınırı 6.391 lira

Türk-İş Araştırmasının 2022 Haziran ayı sonucuna göre; 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 6.391,17 TL oldu. Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 20.818,14 TL’ye çıktı. Bir önceki ay açlık sınırı 6.017,85, yoksulluk sınırı 19.602,14 TL seviyesinde bulunuyordu. Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 8.313,12 TL’ye yükseldi.

Mutfak enflasyonu yüzde 6,2 yükseldi

Türk-İş’in verileri temel alındığında Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 6,2 oranında gerçekleşti. Son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 117,29 olarak hesaplandı. Altı aylık değişim oranı yüzde 55,96 oranında oldu.

Bu verilere göre, memur, emekli, dul ve yetimler ile asgari ücretlilere yüzde 40 zam yapılmış olsa dahi gıda enflasyonunun altında kalıyor.

Erdoğan, yine sabır istedi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazartesi günü yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, “ekonomiyi çok uzun bir süre daha düzeltemeyeceklerini” adeta itiraf etti. Erdoğan, “Kur dalgalanması, enflasyonda yaşanan ciddi yükseliş hepimizin canını sıkmıştır. Her ne kadar sistemi dengeye oturtmuş olsak da enflasyon yükünü bir müddet daha çekeceğimiz açıktır. Milletimizden biraz daha sabır bekliyoruz. İnşallah 2023’ün Şubat ve Mart aylarından itibaren enflasyonu makul ve daha aşağı indireceğimiz seviyeye çekmiş olacağız. Bu noktaya indirecekten sonra işimiz daha kolaydır.” dedi.

******

“ENFLASYONUN YÜKÜNÜ TAŞIYAN SABİT GELİRLİ FAKİRLEŞİYOR”

Ali Nail Kubalı (Ekonomist)- Enflasyon, resmi rakamları yüzde 70’ler civarında, rakam gayri-resmi rakamların bunun üzerinde olduğu belirtiliyor. Emekli, memur, asgari ücret zammı enflasyon karşısında yeterli olmayacak. Hükümet hem kendi bütçesini düşünüyor hem de enflasyon oranını azdırmamayı düşünüyor. Tüm enflasyonist dönemlerde olduğu gibi enflasyonun yükünü sabit gelirlilerle ücretlilere yüklüyorlar. Enflasyondan kar edenler zenginleşiyor, bu tip sabit gelirli olup enflasyonun yükünü taşıyanlar da fakirleşiyor. Türkiye’de fakirler daha fakir; varlıklılar daha varlıklı hale geliyor. Buna da bir türlü çare bulamıyorlar. Enflasyonu önleyebilmek için Türkiye daha fazla ihracat dolayısıyla daha fazla üretim yapmalı ki artan paraya karşılık artan mal ve hizmet de olmalı ki o parayı absorbe etsin ve enflasyonist etki yaratmasın. Ama bu olmadı, yapılamadı. Tabii ki hükümetin, ekonomiyi yönetenlerin de kendi öncelikleri var. Fazla da bir şey söyleyemiyorum. Aynı fikirde değilim ama onlar da tüm rakamlara hakimler biz dışarıdan gördüğümüz rakamlarla konuşuyoruz. Enflasyonun bu şekilde devam etmesi iyi olmayacak. Türkiye’ye çok zor bir dönem yaratacak. Ama ümit edelim ki zaman içerisinde toplansın. Türkiye daha önce daha büyük krizleri atlattı. Türkiye, işçisinin çalışkanlığı, esnafının yaratıcılığı ile umarım bunu da atlatacak. Umarım kendi imkânlarımızla atlatırız, devletimiz yeterli önlemi almıyor. 

Türkiye yüzde 100’lere varan enflasyonları yaşadı ve sonunda da alınan doğru önlemlerle içinden çıkmasını bildi. Enflasyon milyonlara kadar çıkabiliyor, oralara çıkmayacağımızı, toparlayacağımızı düşünüyorum.