Yetti gare, LGBT!

Yazı yazmak cesaret işi.  Neden İbn Haldun bile medeniyetlerin çöküşü konusunda bundan yaklaşık 600 yıl evvel bu konuya değinmiş? İnsanlık tarihi kadar eski bir olay eşcinsellik. De “ana konu” değil. Kantarın topuzu zaman zaman kaçıyor ve korkarım şimdi de kaçtı. Her şeye LGBT maydanoz. Yırtık dondan çıkarcasına ayol insancıllığı!

Bill Mahler “Along for the pride” diye yeni bir yayın yapmış. Umarım Türkçe’ye de çevrilir. O zamana kadar kısaca ana başlıklarını paylaşmak istiyorum.

1938’lerde (şimdiki ABD Cumhurbaşkanı Biden nesli) kendine eşcinsel diyenler Gallup araştırmasına göre yüzde bir oranındaymış. 1940 ve 1950 neslinde bu oran yüzde 2.6’ya, Z kuşağında ise yüzde 20.8’e çıkmış.

Bu moda Netfliksli kardeşlerin de, korkarım bilinçli iteklemesi ile böyle devam ederse bu yüzyılın sonunda hepimiz eşcinsel olacağız!

İnsanlık her şeyin ifratına kaçma eğilimindedir. Buna Anadolu kırsalında “Eşeğin kulağına su kaçırmak” da denir. Daha normal bir şekilde ifade edersek her şeyi tadında bırakmak yani denge önemlidir.

Tabii ki her toplumda her türlü tercih olabilir, tabii ki şiddet içermeyen toplumsal bir huzur önemlidir. Ve eşcinsellere haksız baskılar uygulanmıştır. Apple Ceosu da çıkıp bu baskıyı azaltmaya hizmet babında eşcinsel olduğunu açıkladı. Bundan dolayı kendisini de şahsen takdir ettim.  Ama işin reklam ve gösteri boyutu o hâle geldi ki, sanki her şey bu konunun etrafında dönüyor. Öyle değil. Genç insanlar reklamdan ve sloganlardan etkilenirler. O nedenle soykırımlar araştırıldığında çocuk askerlerin yaptıkları ile karşı karşıya kalınır. Ben nasıl – dini eğitimin buluğ çağından sonra yapılması gerektiğine inanıyorsam, cinsel eğilimi de, zoraki yönlendirmek gayretinde olan cinsel eğitimi de çocuklarda tedirgin edici buluyorum.  

Eskiden “Büyüyünce ne olacaksın?” denilince çocuklar “asker, hemşire, polis, korsan, çiftçi” falan gibi bir şeyler söylerlerdi. Şimdi ise “lgbt” de demek moda olmaya başlıyor korkarım.

“Herkesin cinsel tercihi kendine” Sana ne? Bana ne? Kime ne? Yeter. Çocuklar reklamın tesiri altında kalırlar. Belki bazı şeylerin yatak odasında, kişiler arasında, mahremde kalmasında da fayda vardır.

Bill Mahler “çocukken korsan olmak istediğini” söylüyor. Örnek veriyor ve anne babasına şükran borcu olduğunu söylüyor. Ya bu isteği üzerine ebeveynler bir gözünün tıbben çıkarılıp, bir bacağının kesilip bir odun takılması veya bir elinin kesilip yerine bir kanca takılmasına onay verselerdi?

Ukrayna’dan savaş haberleri. Bir insanlık suçu! Bu arada hoop bir yabancı TV’ de yarım saatlik bir haber; “Lgbt üyeleri nasıl savaştan zarar görüyor.” Ne alaka? Yayın kuruluşu sıkarsa yayınlamasın! Editörün üzerinde bir damga; “Geri kafalı faşist pislik!”