“Gizli çözüm” öyle mi?

Hayret etmemek elde değil… Koca koca adamlar, anlı şanlı yazarlar ve siyasetçiler diyorlar ki; “Ya Erdoğan, Öcalan’a mektup yazdırır da, yeni ama gizli bir ‘çözüm süreci’ başlatırsa, Millet İttifakı’nın, 6’lı Masa’nın bütün çabaları ve hesapları boşa çıkmaz mı?..”

Her gün “HDP’nin il ve ilçe başkanları göz altına alınacak, mahkûm edilecek, milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılacak, Parti kapatılma ilmeği boynuna geçmiş olarak yaşayacak” ve “bir mektup ile, HDP’ye oy verecek milyonlar, AKP’ye oy verecek” öyle mi?

Hem de ve belki de “yıllardır hapiste yatırılan” Selahattin Demirtaş’ın “Cumhurbaşkanı adayı olacağı” bir seçimde?

Bunları yazan ya da söyleyen insanların “İstanbul’dan, Van’a, Tunceli’den, İzmir’e uzanıp” da oralarda yaşayan “HDP’ye oy veren” Kürt vatandaşlara “HDP, AKP ile anlaşırsa kime oy verirsiniz” diye sormak akıllarına gelmiyor mu?

Alacakları cevabı biz sizlere söyleyelim; “Büyük bir çoğunlukla ne AKP’ye, ne HDP’ye… CHP’ye… HDP’lilerden ‘belki biraz’ da Babacan’a ve de AKP’lilerden ‘Meral Hanım’a…”

Aslında “Erdoğan’ın gizli Çözüm / Öcalan mektubu sürecini başlatması”  acaba mümkün mü; bu “gizli çözüm  ilişkisine Devlet Bahçeli ve ondan da öte, MHP tabanı ne der”; hiç düşünmüyorlar!

“Abdülkadir Selvi şöyle yazmış” arkasından “Mustafa Balbay böyle yazmış” denilerek üretilmek istenen “kulis asparagaslarına inanmak için” insanın “saf da değil, aptal olması” gerek…

AKP’nin yüzde 20’lere, HDP’nin yüzde 8’lere, MHP’nin yüzde 6’lara inen” oy oranlarıyla, “ne yaparlarsa yapsınlar, Millet İttifakı’na, üstüne 6’lı Masa blokajına karşı ellerinde oynayacakları hiçbir koz kalmadı” ve “görünen sandık” kılavuz istemiyor!

AKP de, MHP de, “ekonominin yarattığı insafsız boşlukta oradan oraya savrulurlarken”, HDP’nin yöneticilerinin “onlarla uzlaşma ve beraber seçime girme kararını vermesi” mümkün mü?

Verse bile, “ekonomik krizin en ağır yarasını alan Doğu ve Güney Doğu’daki “HDP’ye oy veren vatandaşlara, AKP’ye oy verdirmek” nasıl mümkün olacak?

“Doğru dürüst beslenemeyen bebeklerin, çocukları karnını” Öcalan’ın mektubunu doyuracak? O mektup mu, “işsiz gençlere” iş bulacak?

Öcalan, bunca yıldır “Doğu ve Güneydoğu sorunu için” ne üretti, ne yaptı, ne yapabildi ki, bundan sonra ‘O’nun mektubu ile’ milyonlarca TC vatandaşı ‘onun gösterdiği’ partiye oy verecek”; hadi canım siz de…

Hele hele, “HDP, sadece Öcalan’ın mektubu ile yetinmez, masaya ‘Vatandaşlık / yerel özerklik / ana dil kartını da koyar” denilmiyor mu; insanın “Bu ihtimali yazan ve söyleyenler Jüpiter’de mi yaşıyor” diyeceği geliyor!

Bu kart yazılamaz ki, masaya konsun, masaya konulursa da, masada okuyacak, tartışacak kimseyi bulamaz!