Artık tencere kaynamıyor

Merhum Osman Bölükbaşı, “İşler çıkmaza girdiğinde, kötü gittiğinde ve gemi karaya oturunca kaptan deniz bitti dermiş” diyordu. “Hiç deniz biter mi?” diye de sorardı. Şu an yaşanan tablo aynen Osman Bölükbaşı’nın dediği gibidir ve kaptan artık “Deniz bitti” diyor.  Bir başka örnek Anavatan Partisi’nin 1989 yerel seçimlerinde yaşadığı durumdur. Gerçekten Anavatan Partisi 1989 öncesinde pek çok hizmetler yapmıştır. Ancak… Parti özünden uzaklaşıp farklı mecralara girmeye başlayınca önce ‘terk’ler başlamış ve daha sonra yapılan 1989 yerel seçimlerinde tam bir hezimet yaşamıştır. Malatya dışında bütün illeri kaybetmiş ve partinin oyu 21.75’e inmiştir. Bu sebeple o zaman muhalefet lideri olan merhum Demirel’e, “Artık millettin güvenini kaybettiniz, erken seçime gitmelisiniz” diyerek meydan meydan dolaşmaya başlamıştır. Ve ANAP erken seçime giderek iktidarı kaybetmiştir. Ancak “erken seçime “gitmeden önce de çok önemli bir olay yaşanmıştır. Başbakan Yardımcısı ve partinin kurucusu Kaya Erdem görevinden istifa etmiştir. Bu çok önemli bir gelişmeydi o zaman için.

Tarih “tekerrürden ibarettir” denir. Ve eklenir, “İbret alınsaydı, hiç tekerrür eder miydi?” diye de sorulur. Birkaç önemli konuya değinmek gerekir. Artık apaçık bir gerçektir ki, tencere kaynamıyor. Eyaletini ziyarete gelen sultanın “Niçin gelişimi top atışı ile karşılamadın?” sorusuna cevap veren eyalet valisinin “on sebebi var sultanım. Birincisi barut bitti” deyince sultanın “gerisini sayma” demesi gibidir “tencerenin kaynamaması”.

Hukuk Devletinin yerini “kanun devleti” bile alamamıştır. Hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukuku hakim olmaya başlamıştır. Dış meseleler ise tam bir çıkmaz içindedir. Örneğin, Yunanistan’a posta atılmakta ve fakat adaların işgali en az 15 sene önceye dayanmaktadır. O günden beri yapılan tüm uyarılara rağmen hiç bir girişimde bulunulmamıştır. Şimdi ise tabir uygunsa “Basra çoktan harap olmuştur” bile. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

O halde soru şudur: Niçin böyle olmuştur? Çünkü, uygulanan ve örneği olmayan “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” yürümemektedir. Bu apaçık bir gerçektir. Böyle olunca da aynen “ilk düğme yanlış iliklenince bütün düğmeler yanlış iliklenir” sözü gereği tablo ortaya çıkmıştır.

Sonuç: Öncekilere neler olmuşsa, bu iktidara da aynı şeyler olacaktır. Yani seçmen bu kez tercihini artık iktidardan yana koymayacaktır. Bu gerçek tüm kurul ve kuruluşlar tarafından tespit edilmiştir. Yaşanan bu gerçeğin tezahürüdür.