CHP’li Purçu: Şirketler büyürken işçilerin ölmesine göz yumuyorsunuz

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, İzmir ilinde yakın zamanda yaşanan iş cinayetlerinin araştırılmasını istedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na araştırma önergesi sunan Purçu; “İzmir’de yaşanan son iş kazaları iş güvenliğinin sağlanması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi gereksinimlerin önemini bir kez daha ortaya çıkarmış, bu konuda gerekli adımların atılmadığını göstermiştir" dedi.

“İzmir Aliağa’da bulunan Socar terminalde bir işçi iş cinayetinde yaşamını yitirmiştir. Sabah saatlerinde RTG aracı (konteynır kaldıran vinç) geri geri giderken teknik emniyet çalışanı işçiyi ezmiş ve işçi hayatını kaybetmiştir. 21 Haziran 2022 tarihinde ise yine İzmir’deki bir gökdelen inşaatında çalışırken kafasına gaz beton düşen işçi ağır yaralanmıştır. Şantiyede ambulans ve sağlık personeli bulunmadığını, iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu savunan diğer işçiler ise duruma tepki göstererek iş bırakmışlardır. En temel anayasal hakları olan yaşama haklarını korumak isteyen işçilerimizin haklı mücadelelerinde her daim arkasındayım. İhmal ve suiistimalle dolu vahim kazalarda hayatını kaybeden işçimizin ailesine başsağlığı, yaralı vatandaşımıza ise acil şifalar diliyorum” dedi.

İzmir’de ve Türkiye genelinde artan iş cinayetlerinin arkasındaki sebeplere değinen CHP’li Purçu, İzmir’deki iş kazalarında yaşanan artışın nedenlerinden birinin deprem sonrasında inşaat sektöründe başlayan hareketliliğin olduğunu söyledi. “Ayrıca, işverenlerin iş güvenliğini masraf olarak görmesi, hükümet tarafından yapılan denetlemelerin özel şirketler aracılığıyla yapılması ve eksik ve yetersiz olması, iş güvenliği konusunda hassasiyetin yetersiz olması ve işçilerin de bu konuda yeteri kadar bilinçlendirilmemesi; iş kazaları ve işçi cinayetlerinde etkili olan en önemli nedenlerdir” dedi.

Son olarak, bu sorunun ortadan kaldırılması ve ihmallerin önlenmesi adına atılması gereken adımlara vurgu yapan Purçu, şu sözleri dile getirdi: “İşçi ölümlerinde ihmal ve hatası bulunan işverenlerin gerekli cezaları almaları sağlanmalı, bu konuda herhangi bir cezasızlık politikasına ortam oluşturulmamalı; sendikal örgütlenmenin önündeki tüm engeller kaldırılmalı. İşçilerin belirlediği temsilcilerin denetiminde işçi sağlığı ve güvenliği kurulları oluşturulmalı ve bu kurullar gerektiğinde işi durdurabilecek yetkilerle donatılmalıdır. Denetim sistemi tamamen hükümet tarafından, devlet eliyle yapılmalı ve her işyerinde kadrolu kamu denetçileri çalıştırılmalıdır. İş cinayetlerinin en önemli nedenlerinden biri olan aşırı ve esnek çalışma yöntemleri terk edilmeli, çalışma saatleri kısaltılmalı, ücretler yoksulluk sınırının üzerinde bir seviyeye yükseltilmeli; insanca çalışma koşulları tam anlamıyla sağlanmalıdır. Yaşam hakkı, sağlık hakkı gibi tüm temel haklarımızı koruyan Anayasa ve ILO sözleşmeleri başta olmak üzere bu konudaki yasal mevzuatlara mutlaka uyulmalıdır. Aksi halde, mevcut düzende şirketler büyürken, patronlar zenginleşirken işçilerin ölmesine göz yuman, yeterli denetimi yapmayan, Soma örneğinde de gördüğümüz gibi ihmalkâr işverenleri koruyan bir tek adam rejimi ile karşı kaşsıyayız! Haklıdan, ezilenden yana olan millet ittifakı iktidarında böyle olayların nasıl önlenebileceğini hepimiz göreceğiz!” dedi.