Tarikat yurdunda 12 yaşındaki çocuğa cinsel istismar

Yalova'da bir talebe yurdunda 12 yaşındaki U.E., yurtta Kuran ve Türkçe dersi veren 26 yaşındaki M.Z. tarafından cinsel istismara uğradı.

Yalova’da bir dini grup tarafından kurulduğu iddia edilen Kamiller İlim, Kültür ve Çevre Vakfı geçen yıl eylül ayında bünyesinde Halil Bağlı Talebe Yurdu’nu açtı. Ruhsatı bulunmadığı halde kurulan yurda, 20’yi aşkın ortaokul öğrencisi kabul edilerek kişi başı en az 20 bin TL ücret alındı. Öğrencilerden 12 yaşındaki U.E. de yurtta kalıyordu. Halk Tv’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, yurtta Kuran ve Türkçe dersleri veren ve Yalova Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü mezunu olduğunu söyleyen 26 yaşındaki M.Z., U.E.’ye defalarca cinsel istismarda bulundu. Saymaz’ın haberi şu şekilde devam ediyor:

U.E.’nin savcılıktaki ifadelerine göre Kuran ve Türkçe dersi veren 26 yaşındaki M.Z. “Keşke benim çocuğum olsan” diyerek, çocuğa yaklaştı. Altı ay sonra U.E. yatakhanede diğer çocuklarla uyurken, M.Z. yatağına girdi ve istismarda bulundu.

Bir ay sonra gece yarısı geldi ve U.E.’ye tecavüz etti.

U.E., “Utandığım için ses çıkaramadım” diyor.

Sonra bir daha…

M.Z., haftada bir-iki kez bazen çocuk yatakhanesinde, bazen kendi odasında U.E.’ye tecavüzde bulundu. Son tecavüz 12 Haziran gecesi meydana geldi.

U.E., dayanamadığı için 16 Haziran’da, başından geçenleri aşçıya anlattı.

Ardından yurt arkadaşı B.G.’ye söyledi.

Ondan cep telefonunu istedi.

Babası M.E.’yi aradı.

“Baba, arkadaşım sana bir şey söyleyecek” diyerek, telefonu B.G.’ye verdi. Söylediklerini babasına anlatmasını istedi.

B.G., babaya şunları söyledi:

“Amca yurtta çok kötü şeyler oluyor. U. sana anlatmaya utanıyor. M.Z. hoca, U.’ya tecavüz ediyor!”

İstanbul’da yaşayan M.E., özel aracıyla Yalova’ya gitti. Yurda varınca oğlunu çağırdı. “Ne oldu?” diye sordu. U., “Hoca bana eylül ayından beri tecavüz ediyor” dedi.

Baba, M.Z.’nin odasına girmeden önce telefonun ses kayıt sistemini açtı.

“Oğluma tecavüz ettin mi?” diye sordu.

M.Z., “Abi nefsime uydum, özür dilerim” dedi.

Baba telefonla M.Z.’nin kafasına vurdu.

Baba anlatıyor:

“Oğluma tecavüz eden şahıs kaçtı. Diğer hocalara ‘Nasıl böyle bir şeye izin verirsiniz’ dedim. ‘Bu olaylardan yeni haberimiz oldu, bugün öğrendik’ dediler.”

Baba M.E. ve oğlu şikayette bulunmak için Emniyete gitti.

Yurt müdürü İ.Ö. yanlarına geldi.

Baba:

“Yurdun ruhsatı yok, kuruluş aşamasındayız. Sorun çıksın istemiyorum’ dedi. Başka çocukların zarar görüp görmediğini sordum. M.E.U.’ya da tecavüz ettiğini söylediğimde ‘Bu çocuğun ismini verme, akrabam olur. Kimse bilmesin’ dedi. ‘Kime tecavüz ettiyse ortaya çıkması için herkesin ismini söyleyeceğim’ dedim.”

O gün U.E. ve babası M.E.’nin ifadesi alındı.

U.E., kendisinden başka M.E.U.’yu M.Z.’nin odasına girip çıkarken gördüğünü ifade etti.

M.E.U., şöyle konuştu:

“M.Z., diğer çocuklarla yaşanan sorunlar sebebiyle genellikle yatsı namazından sonra beni odasına çağrıyordu. Beni koltuk altımdan ve göbeğimden gıdıklıyordu. Gıdıklamayı ne amaçla yaptığını bilmiyorum.”

Yalova Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü mezunu olduğunu anlatan 26 yaşındaki M.Z., çocukların eylülden beri yurtta kaldığını ancak resmi açılışın bir ay sonra yapılacağını vurguladı. Tecavüzü red, istismarı kabul etti.

Şu ifadeyi verdi:

“U.E.’ye iki aydır samimi davranışlarda bulundum. Öncelerde sadece sarılıp öptüm. Zaman ilerledikçe cinsel isteklerim arttı ve cinsel yaklaşımlarda bulundum. Dokundum, cinsel organımı sürttüm. Tecavüz etmedim fakat istismarda bulundum. Başka çocuğa istismarda bulunmadım.”

Şikayet üzerine yurdun öğretmeni M.Z. tutuklanırken, müdür İ.Ö. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.