HSK “Yaz” kararnamesi mi, yoksa “Ödül ve Sürgün” kararnamesi mi?

Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) yaz kararnamesi yayınlandı. 5 bin 75 adli ve 351 idari olmak üzere 5 bin 426 hakim ve savcının görev yerini değiştirdi. Kararnameyle Eskişehir, Bursa, Antalya, Konya, Kocaeli ve Kayseri'nin de arasında bulunduğu 33 ilin başsavcısı değişti, 3 Bölge Adliye Mahkemesine de yeni başsavcı atandı.

Kararname yargı camiası başta bütün ülkede ve muhalefet partilerinde infiale sebep oldu. İktidar ve ortağı MHP’ye yakın olan hakim ve savcılar, önceki kararnamelerde olduğu terfi ettirilip önemli makamlara getirilirken, muhalefetin kararlarından memnun olduğu hakim ve savcılar ise geçmişte aldıkları riskler bile dikkate alınmadan tenzil-i rütbe ile geri plana çekildiler.

Gezi davasında tutuklama ve mahkumiyet kararlarına muhalif kalan hakim Kürşad Bektaş, “sürgün” olarak nitelendirilen bir atamayla Tokat Turhal hakimliğinde görevlendirildi.  Cemal Kaşıkçı dosyanın Suudi Arabistan’a devredilmesi kararına şerh düşen İstanbul hakimi Nimet Demir de Kahramanmaraş’a gönderildi.

Kararnameyle 33 ilin başsavcısı değişirken, ilk kez bir başörtülü kadın savcı, il başsavcısı olarak atandı. Beyşehir Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı oldu.

Kararnameyle Ankara’da Kaçakçılık ve örgütlü suçlar bürosundan sorumlu Başsavcı vekili Alpaslan Tufan’ın da görev yeri değiştirildi. Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu olarak nitelendirilen Bataklık dosyasını, rüşvet iddiaları gündeme gelince kendi uhdesine alarak dosyayı tamamlayan Tufan, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yönelik saldırıya ilişkin soruşturma, Ülkü Ocaklarına mensup kişilere uzanınca, ülkücü camianın da hedefine oturmuştu. Tufan, son dönemde de Ankara Emniyetinde ismi çeşitli olaylara karışan bazı polis müdürleriyle ters düşmüştü. Ankara Başsavcı vekilliğinden alınan Tufan, Ankara Batı (Sincan) Başsavcı vekilliğine atandı.

 

Kavala için tahliye istemişti

Kararnameyle dikkat çekici bir diğer değişiklik de İstanbul’da oldu. İstanbul’da görülen Gezi davasında Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet, diğer 7 sanığın 18’er yıl hapse mahkum edilmesine muhalif kalan, yargılama aşamasında Kavala’nın tahliyesi yönünde oy kullanan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Kürşad Bektaş, Tokat’a atandı. Bektaş Tokat Turhal hakimi oldu. Bektaş, karşı oy yazısında sanıkların aleyhindeki telefon dinlemelerinin yasak delil niteliğinde olduğunu, aleyhlerinde başkaca bir kanıt da bulunmadığını belirtmişti.

 

“Gözdağı mı vermek istiyorsunuz?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, yaz kararnamesine tepki gösterdi. Karaca, “Sarayın adalet anlayışı, yargı bağımsızlığı anlayışı yeni kararname ile bir kez daha ortaya çıktı. Öncelikle kritik davalarda sarayın talimatına göre değil hukuka, delillere ve hukuki vicdanına göre karar veren ve muhalefet şerhi koyan hakimler başka başka yerlere sürgün kararname ile gönderildi. Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız başta olmak üzere İstanbul İl Başkanımız ile CHP’li temsilciler, belediye başkanları, yöneticilerle ilgili eylüldeki davaların hakimlerinin neredeyse tamamı bu kararnameyle başka başka yerlere gönderildi. Şunu mu yapmak istiyorsunuz, bizim irademize göre karar vermeyen hakimlere ve savcılara gözdağı mı vermek istiyorsunuz? Bir başka konunun daha altını çizmek gerekir. Meclis’ten geçen seçim yasası değişikliğine göre seçim kurullarının yapısını değiştiren bu düzenleme ile temmuz ayında seçim kurulu başkanlığı yapacak, eskiden en kıdemli hakim olan şimdi birinci sınıfa ayrılmış hakimler olarak düzenlenen bu düzenleme gereğince kuralar çekilecek. Bu değişiklik seçim ayarı mıdır?” dedi.

 

“Ciddi bir HSK sorunu var”

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, da karara tepki göstererek, “İnsan hakları karnemize olumlu etkiler yapan hâkimlerin tamamı cezalandırılıyor” dedi. Yeneroğlu, Gezi Davası’nda ve Cemal Kaşıkçı Davası’nda verilen kararlara şerh yazan hâkimlerin Tokat’a ve Kahramanmaraş’a görevlendirildiğini anımsatarak, Türkiye’de çok ciddi bir Hâkimler ve Savcılar Kurulu sorunu olduğunu dile getirdi. DEVA partisi olarak getirecekleri sistemi anlatan Yeneroğlu, HSK’yı kapatacaklarını ve hakimlere coğrafi teminat getireceklerini ifade etti.

 

********

“ADALET KUŞKU ALTINDA BIRAKILMAMALIDIR”

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) – Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yaptığı düzenleme yani kararname atamalara yer vermektedir. Atamalarda iktidara yakın duran hakim ve savcılar terfi ettirilirken, muhalefet oyu kullanan hakim ve savcılarında geri plana itildiği, kısacası iktidarın seyrine uygun atamaların gerçekleştiği gözden kaçmamaktadır. Önemli olan yargının bağımsızlığı, yargıya gölge düşürülmemesi ve yargının yansızlığıdır. Bütün bu ilkeleri düşündürecek duruma getiren atamalar, iyi karşılanmamaktadır. Edindiğim izlenimlere göre kararnameden hoşnut olmayanların sayısı çoktur ve bütün bunlar yargıya olan güveni sarsmaktadır. Bunun için Hakimler ve Savcılar Kurulunun atamalarına çok dikkatli davranılması, yargının bağımsızlığına gölge düşürecek o bağımsızlık inancını kamuoyu önünde değersiz düşürecek işlemlerden kaçınılması gerekmektedir.

Adalet mülkün temelidir cümlesini günümüz diline çevirip, atamalara bağlarsak Adalet devletin temelidir şeklinde de ifade edilebilir. Seçim yaklaşırken, iktidarın bu temeli sarsacak, yurttaşlarının güvenini zedeleyecek durumlardan uzak durması gerekmektedir. Bunu ek olarak Savcılar Kurulu’nun da çok özenli davranması beklenmektedir. Adaletin kuşku altında kalması demek, bir ülke ve ulus için en büyük yıkım demektir. Giderilmesi güç olan bir kötülüktür.