İki cinayet, iki karar; yazıklar olsun!

Diyor ki, Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Sınar; “Hukuka ve vicdana aykırı uygulamalara son verilmeli. ‘Haksız tahrik’ müessesesi yozlaştırılıyor.”

Neden diyor; “Ülkede büyük tepki gören Pınar Gültekin cinayeti davasında verilen ‘ağır tahrik indirimli’ mahkeme kararı” için…

Pınar Gültekin, işkence görmüş, bir bidona konularak canlı canlı yakılmış, sonra bidon çimento ile doldurulmuş… Ortada şahit yok… Belge yok… Bilgi yok… Sadece, “mahkemede bile pişmanlık göstermeyen canavar” bir katilin “ifadeleri, sözleri” var. “Bunlara dayanarak” Mahkeme “ağırlaştırılmış müebbet hapsi ‘ağır tahrik var’ diyerek 23 yıl cezaya indiriyor. Ve “cezaevinde iyi hallerden 14 yıl sonra serbest kalmasının kapısını” açıyor… Olacak şey mi?

Doç. Dr. Hasan Sınar “Haksız Tahrik, sanığın cezadan kurtulmak için ileri sürmüş olduğu soyut ve mesnetsiz iddialara dayanılarak verilemez” diyor.

Ve… Hasan Sınar, bu defa “Pınar Gültekin Cinayeti’nin tam tersi” bir olayı hatırlatıyor…

Yıl 2012… Nevin Yıldırım, Nurettin Gider’i öldürüyor, kafasını kesiyor; “Beni tehdit ve tecavüz etti” diyor. Mahkeme, “kadına karşı hem de şahitli ve uzun dönemli tehdit ve cinsel saldırı fiillerini yok farz ederek, ‘meşru müdafaa ve haksız tahrik’ hükümlerinin uygulanmasını reddedip, ‘kasten adam öldürmek’ suçundan ömür boyu hapis cezası veriyor” ve kadınların büyük tepkilerine rağmen, Yargıtay 1. Ceza Dairesi de bu kararı “oy çokluğu” ile onaylıyor!

Katil, “erkek” olunca, “sadece katilin ifadeleri ile ‘ağır tahrik indirimi’ uygulanıyor”; ama “Katil ‘kadın’ olunca, şahitlere rağmen uzun süreli şiddet ve tehdit ifadeleri yok sayılıyor” ve de “Tahrik indirimi” uygulanmıyor…

Yargı’da, “son yıllarda, AKP ilişkili, tarikat ve cemaat mensubu hakim ve savcıların sayısı arttıkça” Pınar Gültekin / Nevin Yıldırım Kararlarına benzer kararların sayısının da arttığı görülüyor.

Sayın okuyucularımız, internete giriniz; “Arabistan / Cahiliye Dönemi / Kadın” yazarak tıklayınız.

Önünüze, araştırmalar, makaleler, kitaplar çıkacak…

Birkaçına göz attığınızda, “kadın erkek eşitsizliğinin, ‘cinsiyet farkı esas olmak üzere’ nasıl uygulandığını” görecek, okuyacaksınız…

Evde, ailede, toplumda, hukukta, inançta, uygulamada “köle / cariye / insan” olarak “doğuştan, bebeklikten, kızlıktan, kadınlığa, ölüşe, gömülüşe kadar ‘nasıl aşağılandığını’, ailenin, toplumun dışına itildiğini” görecek ve “o zihniyeti, 21’inci yüzyılda Türk’ün ülkesine taşımak isteyenlerin, neden “Atatürk düşmanı” olduğunu daha iyi anlayacaksınız!

Kadına “dünya yüzünde olması gereken değeri ve yeri veren ‘ilk Dünya Lideri’ olan” Atatürk’ün izinde gitmek, “evrensel hukuktan” da öte, “hukuk ve adaletimizde de ana ilke” hâline gelmelidir.