Sıfır yatırımla 6,8 trilyon dolarlık pazardan pay alma fırsatı

Pandemi sürecinde dijitalleşmenin önemini fark eden işletmeler, dijital dönüşüme hız vermeye başladı.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Pandeminin en güçlü ya da en zekinin değil hızla adapte olanın ayakta kaldığını bir kez daha gösterdiğini belirten Katalizör AŞ Genel Müdür Yardımcısı Olgar Ataseven, “KOBİ’ler dijital dönüşümün önemini pandemide çok iyi kavradı. Uçtan uca dijitalleşme rekabette öne geçmek için bugünün dünyasında kaçınılmaz. 20 yıldır bunu söyledik, ancak bu pandemi ile fark edildi. Şimdi KOBİ’lerin dijitalleşmeye yelken açması artık adeta bir zorunluluk. Tüm dünyadaki KOBİ’lerin standart harcamalarının yanında, dijital dönüşüm için 2023 sonuna kadar 6,8 trilyon dolar harcama yapması öngörülüyor. Ortada müthiş bir pasta ve pazar var. Bu pazardan neredeyse sıfır yatırım maliyetiyle pay almak mümkün” dedi.

Dijitalleşme zorunluluk oldu

“Workcube İş Ortağı Olun” konulu webinarda konuşan Workcube Türkiye Yöneticisi Olgar Ataseven, “Pandemiden sonra sektörler değişti. Bugün şirketlerin web’de, dijital dünyada olma baskısı daha da arttı, pandemi ile gelen küresel ekonomik durgunluk işletmelerdeki maliyet baskısını arttırdı, müşterinin hız talebi, globalleşme, e-ticaret’in inanılmaz şekilde büyümesi gibi konular dijitalleşmeyi zorunlu kıldı. Pandemi ya dijitalleşeceksin ya da rekabette yok olacaksın dedi, durum bu kadar kritik” diye konuştu. Danışmanlık hizmetiyle birlikte dünya iş yazılımı pazarının 1.1 trilyon doları geçtiğini söyleyen Ataseven, “Türkiye yazılım sektörü, bu pazardan büyük paylar alabilir. Pandemi döneminde iş hacmini üç kat artıran Workcube, Türkiye iş yazılımı pazarında üst sıralarda yer alıyor. Bakıldığında bir işletmenin uçtan uca tüm işini düzgün yönetebilmek daha doğrusu dijital ortamda yönetebilmek için 36 ayrı yazılıma ihtiyacı var. Workcube; Google Workspace ile birlikte bunların 33’ünü bir arada karşılıyor, bunları birbiriyle konuşturuyor” diye belirtti.

Workcube’un iş ortağı modelinin paylaşım ekonomisi modeli olduğunu ve iç rekabetin olmadığını belirten Olgar Ataseven, “Bizim içinde bulunduğumuz sektörün ürünleri tak çalıştır ürünler değil, illa ki o işletmeye adapte olması gereken ürünler. İş ortaklarımızın müşterilerine çözüm sunması için Workcube uçtan uca bir yazılım, bir teknoloji veriyor. Bu çözümün, bu teknolojinin müşteride nasıl konumlanacağı, hangi metotlarla ve hangi stratejilerle uygulanacağına yönelik metodolojiler, araç setleri veriyor. İş ortaklarımız da kendi katma değerli hizmetlerini üzerine ekleyip müşterilerine uçtan uca dijital dönüşüm sunuyor. Biz Workcube’un tam uyumlu şekilde implemente edilmesi için gerekli hizmeti üretecek iş ortaklığı programını yürütüyoruz. Eğitimlerimiz, seminerlerimiz, iş ortakları arası mentörlük programımız, pazarlama ve satış desteklerimiz, Workcube Akademi’deki online eğitim içeriklerimiz, yardım portalımız bulunuyor” dedi.