Karamollaoğlu İzmir’de: Ekonomide ipin ucu kaçtı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bir dizi etkinliğe katılmak üzere geldiği İzmir’de ilk olarak muhtarlarla bir araya geldi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin İzmir İl Teşkilatı tarafından düzenlenen “Muhtarlar Toplantısı”na katılarak konuşma yaptı. Burada önemli açıklamalarda bulunan Karamollaoğlu, başkanlık sistemine kökten karşı olmadıklarını ancak bütün yetkilerin tek kişide toplanmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.

İktidarın ülke problemleriyle yüzleşme ve doğru bir teşhis koyma kabiliyetine sahip olmadığını kaydeden Saadet Lideri Karamollaoğlu, “Demokrasi denildiği zaman, doğru karar verebilmek için istişare temel sistemdir. Cumhurbaşkanının karşısında onu denetleyebilecek güçte meclis olmalı, bir kişinin iradesi meclisin iradesinden üstün olmamalı. Bugün genelde soruluyor. Siz gelirseniz bu problemleri çözebilir misiniz? Esas olanı, biz bir problemin nerden kaynaklandığını anlayabilmek için meseleyi görüşüp tartışıp ondan sonra çözüm üretiriz. Cumhurbaşkanı bugün diyor ki, kimsenin sıkıntısı yok, problem yok. Böyle bir kanaat taşıyor. Çözmesi mümkün olmaz o zaman. Kendi çizdiği sınırların dışına biraz çıksa gerçekleri görecek ama bu kez de rahatsız oluyor. Hâlbuki iktidara gelirken o zaman mağdurların safındaydı, meseleleri onların bakış açısı ile değerlendiriyordu. Şimdi bakış açısı değişti.” diye konuştu.

Adalet sorunu çözülürse diğerleri peşinden gelir

Türkiye’nin en büyük probleminin adalet mekanizmasının doğru çalışmaması olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu,  “Bir ülkede adalet kâmil manada işlemiyorsa o ülkenin ileri gitmesi mümkün olmaz. Adalet mekanizmasına çok sık müdahale ediliyor. Kararı veren hâkimin iradesine saygı gösterilmiyor. Hâkimler iktidarı tatmin etmeyecek bir karar verdiğinde sürülüyor, yerini koruyamıyor, yerini koruma teminatına sahip değiller. Adalet olmadan huzur olmaz. Duyulan güven, adaletin tecellisine inanmakta yatar. İnsanlarımız bir sıkıntıya düştüklerinde mahkemeye gittiklerinde adil bir karar alıp alınmayacağı noktasında tereddüt yaşıyorlar. Adalet sorunu çözülürse diğerleri peşinden gelir kanaatindeyiz. Bunun çözümü bir anlayış ve zihniyettir. Adalet mekanizmasına yönetim müdahale ederse o sistem adalet üretmez. İktidar mutlaka yargının dışında kalmak zorundadır.” ifadelerini kullandı.

Ekonomide ipin ucu kaçtı

“Ekonomi bizim can alıcı noktamız. İpin ucu kaçtı.” diyen Temel Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Önce pandemi, ardından da Ukrayna-Rusya krizinden sonra bir kargaşa meydana geldi. Ama bütün dünyada meydana gelen ekonomik sıkıntılarla bizimkinin arasında dağlar kadar fark var. Cumhurbaşkanı diyor ki dünya ülkelerinde de enflasyon var. Doğru. Yüzde kaç? 6-7. Bizde kaç? En az 10 katı. Yüzde 70. Bizim diğerlerine benzeyen bir tarafımız yok. Paramızın yabancı paralar karşısındaki değerinin sürekli kayboluyor olması en önemli sıkıntı. Ekonominin  nasıl bozulduğu, hangi sebeplerden dolayı çözülemediği yönetim tarafından görülemiyor. Gerçekleri dile getirenlerden rahatsız oluyorlar, hoşlanmıyorlar.  Üç temel rahatsızlığı sık sık dile getiriyorum. Birincisi;  Türkiye’de yolsuzluk durmadan ekonomi düzelmez. Çünkü bizdeki yolsuzluk çok büyük rakamlara ulaştı. İkincisi; israf. Biz parayı sokağa atıyoruz. Betona, asfalta gömüyoruz. Ekonomiyi canlandıracak konularda harcamalar yapamıyoruz. Üçüncüsü ise rüşvet. Bunlar varken siz ne ile yatırım yapacaksınız, nasıl kalkınacaksınız? Üretime dönük yatırım olmadan milli gelir artmaz. İhracat gelişmez. İthalat önlenemez. Üretime dönük yatırım yapıldığında ülke canlanır, milli gelir artar.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin İzmir programı kapsamında düzenlenen yemekli toplantıya katılarak işadamları ve sivil toplum kuruluşu yöneticilerine seslendi. Burada yaptığı açıklamada, her siyasi partinin kendi programında ülke problemlerini nasıl çözeceğine dair hedefler konulduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Öncelikli konular bazen farklı olabilir. Ekonomide farklı yaklaşımlar olabilir. Dış politikada farklı anlayışlar olabilir. Ama ne olursa olsun biz şu anda 6’lı masada birbirimizle çelişen meseleleri ön plana çıkarmaktan çok, ittifak ettiğimiz konuları öne çıkarmayı prensip olarak benimsedik. Onun için 6’lı masada bir kavga, bir ihtilaf söz konusu değil.” dedi.

Diktatörlüğe dönen bir anlayışı yeniden fikir hürriyetinin hâkim olduğu bir noktaya çevirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Karamollaoğlu,  “Parlamentoda her konu tartışılabilsin. Ama son sözü parlamento söylesin. Cumhurbaşkanının bir hata yapması halinde bu hata engellenebilsin. Eğer biz bunu sağlayamazsak o zaman başımız beladan kurtulmaz. Seçim tarihi belli olduğunda otururuz, müşterek bir aday belirleyebilirsek belirleriz. Müşterek bir aday belirlemek seçimde başarılı olmanın en kestirme yoludur. Bu benim kanaatim ve diğer arkadaşlarımızın da aynı görüşte olduklarını düşünüyorum. Kimsenin adayınız kim diye tekrarlamasının faydası olmadığını düşünüyorum. Kimsenin endişesi olmasın. Görüşmelerimiz devam edecek ve inşallah en iyi netice alacak adayı da birlikte gösteririz diye ümit ediyorum.” şeklide konuştu.

Siyaset sadece millete hizmet için yapılır

Milli Görüş partileri olarak siyasette üç hususa önem verdiklerinin altını çizen Temel Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Birincisi, ahlaki ve manevi değerlere sahip çıkmak. Eğer bu özellik bir siyasetçide olmazsa eninde sonunda bir yerden açık vermeye başlıyor. Siyaset aslında millete hizmet için yapılması icap eden bir görevdir. Birileri bunu üstlendiği zaman hangi prensipler kendisine yol gösterecek? Ahlaki ve manevi değerler bizim en önde giden bayrağımız olmak mecburiyetindedir. Millete hizmet yapılırken biz kendi menfaatimizi gözeterek bu işi yürütemeyiz. Yalan söyleyemeyiz, haksızlıkta kesinlikle bulunamayız, iftira edemeyiz. Prensiplerimizden milim taviz veremeyiz. Dürüst olmak zorundayız, adil olmak zorundayız. Devlet adalet üzerine inşa edilmezse haksızlıklar doğar.  Siz birdenbire devletin bütün imkânlarının sizin emrinize verildiği bir konuma geliyorsunuz. E canım ne olacak şuradan birazcık da bizim kendi yakınlarımız da istifade etsinler. Hayır arkadaş, faydalanamazsın. Siyaset sadece millete hizmet için yapılır. Hiçbir yolsuzluğa, israfa, rüşvete imkân verilmez. Bu prensipleri ihmal ederseniz başarılı olma imkânınız olmaz. Siyasetin bizim yönümüzden bir numaralı prensibi ahlaki ve manevi değerlerin ihyasıdır.”

Kalkınmadan güçlenemeyiz

Üretime dönük yatırımların önemini dile getiren Saadet Lideri Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizin maddi kalkınması, bize emanet edilen bütün imkânları yine bu milletin hizmetine sunmak için yapılırsa sağlanabilir. Kalkınmadan güçlenemeyiz. Bu kalkınmayla elde edeceğimiz kazancı toplumda adil paylaştırmadan da insanlarımızı memnun etmemiz mümkün olmaz. Ekonomide prensip itibariyle kalkınma, ilerleme, güçlenme derken bunun üretime dönük yatırımlarla gerçekleşmesini zaruret olarak görürüz. Önce ülkemizin bir bütün olarak ayağa kalkmasına ihtiyaç var. Dışarıya muhtaç olmadan hayatımızı devam ettirebilmeliyiz. Bütün ihtiyaçlarımızı iğneden ipliğe, ilaçtan makine imalatına, uçak imalatına kadar her sahada mutlaka yatırım yapacağız. Bugünkü problemlerin altından israfı, yolsuzluğu, rüşveti ortadan kaldırdıktan sonra, ülkemizde bizi ayağa kaldıracak, bizi güçlendirecek yatırımlara yöneleceğiz. Onun için bizim hedefimiz çok net. Eğer bu görev bize verilirse bunun altından kalkabileceğimize inanıyorum. Bugünkü şartlarda bile imkânlarımızı bu sahaya aktaralım, Türkiye birkaç yıl içinde tahminlerimizin ötesinde bir sıçrama meydana getirir.”