Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türkiye’nin her gün değişen gündemi ve çaresi

Ülkemiz her gün değişen gündemi ile hepimizi adeta şaşkına çevirmektedir. Evet, bütün dünya ekonomik krizden etkilenmiştir, sıkıntılar artmıştır. Zaten 2 senemiz Covid-19 salgını ile geçmiş, son günlerde biraz gerilemekle beraber, tehlike halen devam etmektedir. Ekonomik kriz, salgın derken, ülke bir yandan da seçim atmosferine fena halde girmiş görünmektedir. Konuşmalar, tartışmalar, tehlikeli bir rekabet ve gittikçe artan gerilimle devam etmektedir. Bu arada komşularımızdan dost sanılan ancak gizli düşmanlıkları olan ülkeler, Türkiye’nin başını ağrıtmaktadır. Bu arada Suriye, Irak sınırında ise fiilen bir savaş hali mevcuttur. Bunun tahrikçisi ülkeler de bellidir.

Bu tablo sürerken ne yazık ki ülkemizde, iktidar ve muhalefet partilerinin arasındaki gittikçe yükselen atışma ve tartışmalar artmaktadır. Bu yaşananlar,  halkımızı bıktırmakta ve üzmektedir. Türkiye ne yazık ki coğrafi konumu itibariyle hem talihli, hem de çok büyük riskler taşıyan bir yerdedir. Bu sıkıntılar da çatışmalar da devam edecektir. Peki bu sıkışık durumda çare nedir ve ne yapılmalıdır?

Artık birlikte düşünmek ve birleşmekten başka çare yoktur. Şu veya bu nedenle sıkıntılar içindeyiz ve her iki taraf da bunu kabul etmektedir. Halkımızı bugünkü bıkkın ve yılgın halinden kurtarmak için ana muhalefet ve iktidarın acilen kısa bir müddet için birlik olmasından başka çare ufukta görünmemektedir.

Peki bu olabilir mi? işte problem buradadır.

Halkın geçim derdi vardır. Mevsim itibariyle değişimlerden dolayı ürün yetiştirme ve elde etmede azalmalar görülmektedir. Gıda pahalılığı geçimleri zorlaştırmaktadır. İç ve dış sorunlar, tehlikeler nedeniyle başka çarelerin ülkeyi düzenlemekte kafi gelmeyeceği düşüncesi yaygındır. Bütün bunlar da herkes tarafından hissedilmekte ve ifade edilmektedir. Aynı zamanda her iki tarafta da kabul edilmekte olduğu konuşmalardan bellidir.

Ülkemizin bütün bu sıkıntılarının giderilmesi için rol sahibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Zira o derleyip toplamalıdır. Evet, her iki taraf biraz gergindir, ancak kapıda alarm zilleri çalarken birleşmenin çağrısını yapacak makam ve kişi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Geçici bir dönem için muhalefeti çağırıp toplayarak durumu beraberce halledecek çareleri üretmelidir.

Bu imkânsız gibi görünse de yapılabilmeli ve Türk milletine cesaret, irade ve feraset gösterilmelidir.

Sayın Cumhurbaşmanımız, bu çağrımıza lütfen olumlu bakınız. Ortak akılla bu işlerin halledilmesi daha sonra seçime gidilmesi tek yoldur, yanlış mı düşünüyorum acaba?