Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Hesap vermezsek, sormazsak demokrasi sözde iletişim olmaktan ileri gidemez

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu koşullar büyük Atatürk’ün bize bağışladığı yüce değeri gölgeleyen durumlardır. Hepimizin sorumluluğu Atatürk’e yaraşır olma ve onun emanetini koruma özeni tartışılır duruma gelmiştir. Özellikle siyasal iktidarın Atatürk’e ve ilkelerine karşı tutumu hepimizi düşündürmelidir. O bakımdan açıkça söylüyorum bugün içinde bulunduğumuz siyasal, hukuksal ve ekonomik koşullar her gün artarak ağırlığını sürdürmektedir. Bizim Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak siyasal iktidarların kendi doğru bildikleri yollarında onlara taş olmamak, onların ezeceği toplumlar durumuna düşmemek ve onlara karşı haklarımızı ve özgürlüklerimizi içtenlikle ve yürekli bir biçimde korumayı gerektirmektedir. Bugün içinde bulunduğumuz ortam hem siyasal yönden, hem hukuksal yönden hem de ekonomik yönden bana göre endişe vericidir. Siyasal iktidarın kendi varlığını sürdürmek, bildiğini okumak ama hukuka aykırılıkta ne olursa olsun onlara aldırış etmemek gibi kötü bir alışkanlığı var. 

Bu bakımdan hepimize büyük görevler, büyük sorumluluklar düşmektedir. Birbirimizi uyarmak yanlışlıkları eleştirerek onların giderilmesi için işbirliği yapmak ve siyasal iktidarın baskılarıyla kötü uygulamalara göğüs gererek onları engellemek hepimizin yurttaşlık görevidir. Bunların altını özellikle çiziyorum. Hepimizin yapması gereken şey dayanışma içerisinde kötü gidişi önlemek için önümüzdeki seçimlerde oylarınızı partizanlıkla değil büyük bir içtenlikle ve gerçekçilikle kullanmak gereklidir.

İktidar değişikliğinde göreve gelecek olan yeni iktidar hangi biçimde yönetime gelirse gelsin büyük sorumlulukları vardır. Her bir kötülüğün hesabının sorulması gerekmektedir. Çünkü gelecek dönemler,  nesiller için iyi bir örnek olsun. Ceza konusu olan suçları görmezlikten gelmek sakıncalıdır. Demokrasilerde her şey açık seçik olmalıdır. Herkes eyleminin hesabını verebilmelidir. Öyle olmazsa demokrasi kurgulayıcıların insafına kalmış olan sözde bir iletişim olmaktan ileri gidemez.

İktidarın yaptıklarının ağırlığını çeken, kötülüğünün ve yanlışlarının bilincinde olan yurttaşlarımız giderek artmaktadır ve bu yurttaşlarımız tepkilerini uygar biçimde kullanacakları oylarıyla vereceklerdir. Bu olasılığı göz önünde bulundurarak hukuk çerçevesinde iyilikleri giderek arttırma çabasını sürdürmek herkes için onursal ve hukuksal bir görevdir.