Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

İmam böyle yaparsa cemaat ne yapar?

Sadece siyasilere yöneticilere değil insanlığa yakışmayan bir tutum ve davranıştır. Bunun için bunları söyleyenleri kınamamak mümkün değil. Kınıyoruz ama biz de Türkiye’nin şüphesiz ki insanından bütün değerlerine kadar herkesi nezakete, usule, üsluba çağırıyoruz. Önce nezaket… Türkiye’nin şiddetten arınmış, hiddetten arınmış bir üsluba ihtiyacı var. Bunlar yoksa karşı düşünce olmaz, otoriter anlayış olur. Otoriter anlayışa hizmet eden sözler insanların özgürlüğünü sınırlandırır. Özgürlük mü, esaret mi? Bizim cesarete ihtiyacımız var. Nezaket, cesaret ve özgürlük.

İnsanların aralarındaki ilişki nezaketle olsun. Bu ilişki olmazsa dayanışma olmaz. Yardımlaşma olmaz. Bu ilişki olmazsa her alanda suçlar üretilir.

Hep birlikte nezaketi, zarafeti, fikir özgürlüğünü yaşayalım. İnsanın temel değeri onurudur. O onura hakaret edilmesin. İmam böyle yaparsa cemaat ne yapar?

Hayat boyu ahlak, hukuk, ölçü, denge aşılmamalı. Söylenenler usulü, üslubu aşmıştır. Şaşkınlığı arttırmıştır. Bu şaşkınlık karşısında seçimlere doğru gidiyoruz. Seçimler karşılığında iktidar olanlar, iktidarını sürdürmek isteyenler şiddete hiddete daha fazla başvurabilirler. Buna karşı olanlar da karşılık vermeksizin nezaketle hitap etsinler. İnsanın vicdanı var. İnsanın vicdanını yaralayan sözlerden eylemlerden, onursuzluktan herkes ama herkes kaçınsın. Eğer bu konuda insanlar kaçınmayıp onlara destek veriyorlarsa onlar da onlardandır.

Siyasi nezaket toplumsal nezaket çok önemli. Hele siyasi nezaketin belli kurala bağlanması lazım. Bu kurallara uygunluğu gözetmesi lazım. Siyasi nezaketsizlik haksızlığın temelidir. Bu söylemeler,  ayıptır. Her ayıp bir felaketi beraberinde getirir.  Bir yöneticinin insanların onuruyla oynaması, o yöneticinin orada insanlar tarafından yok edilmesini, silinmesini gerektirir. Umudu kaybetmedik, tüketmedik ama umutsuzluk maalesef artıyor.