Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Düşünce özgürlüğüne indirilmiş büyük bir darbe

Demokrasi dediğimiz kutlu düzenin bir temeli vardır. Bunlardan birisi seçimlerdir. Özgür seçimlerle ve eşit şartlarda yürütülecek olan seçim çalışmaları ile seçimler gerçekleşmelidir. Sadece seçim olması demokrasi olduğu anlamına gelmez. Adolf Hitler’in Nazi Almanya’sında, Mussolini’nin faşist İtalya’sında da, Stalin’in komünist Sovyetler Birliğinde de bütün bu otoriter diktatörlüklerde de seçim yapılıyordu. Ama nasıl yapılıyordu? Adayları kim seçiyordu? Karşı aday çıkarsa söz söyleme hakkı var mıydı? Adı seçimdi. Demek ki bir seçim olması yetmez. Aynı zamanda seçimin de eşit koşullarda gerçekleşmesi gerekir. RTÜK’ün bu tutumu bu gerekliliği ortadan kaldırıyor. Bir başka gerçek de: iktidar gidici olduğunun ayrımında, ayırdında. Dolayısıyla anlaşıldığına göre sinirleri bozuk. Önündeki tüm kurumları kullanarak karşıtları susturmaya çalışıyor. Karşıt, 3-4 televizyon kaldı zaten. Onun dışında yer alanlar, artık sürekli yalanlarla iktidarın pohpohlayıcısı övücüsü, iktidarın yanlışlarını doğru göstermeye yönelik konuşmalar yapan insanlarla doldu. Dolayısıyla 3 -4 televizyona bile dayanamıyorlar. Bu gidici olduklarının bir göstergesidir.

Demokrasilerde bir ayak da özgürlüklerdir.  Özgürlüklerin temelinde düşünce özgürlüğü gelir. Düşünme özgürlüğü demek insanların istediği gibi düşünmesi demek değildir. Zaten insanların düşünmesine kim engel olacak ki? Düşünce özgürlüğü düşüncelerini yayma özgürlüğüdür. Dolayısıyla bu düşünce özgürlüğüne indirilmiş büyük bir darbedir. RTÜK’ün kararı çok açık yanlıştır.

Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı konunun doğruluğu yanlışlığı ayrı, belgeler göstererek söylüyor. Tüm basın organlarının Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını yayınlaması gerekir. Önce yayınlanır, sonra eleştirilecekse eleştirilir. Yayınlamak değil, yayınlamamak suçtur. Yasal bir suç değil ama vicdani bir suçtur. Yayınlamaması, basın yayın organlarının halka saygı duymadığı anlamına gelir.

İktidarın tutumu belki de o kadar sıradanlaştı ki alışıldı ki muhalefet cephesinde doğal karşılanıyor. İktidarın doğasına uygun karşılanıyor.