Anayasa’da ne yazıyor?

Madde 104 / 2. Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milleti’nin birliğini temsil eder; Anayasa’nın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türkiye’nin gündeminde artık geri dönülmez bir şekilde erken ya da zamanında yapılacak seçim var. İktidar ve ortakları, seçim tarihi yaklaştıkça ve anketlerde oy oranları düştükçe gerilimi de arttırıyor. İktidar, kendisine rakip gördüğü herkesi ötekileştiriyor. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda da “Dünyada her kim bu kardeşinize saldırıyorsa aslında Türkiye’ye saldırıyor demektir. Dünyada her kim AK Partiyi ve Cumhur İttifakı’nı kötülüyorsa aslında Türkiye’yi hedef alıyor demektir” dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında, ise 9 yıl önceki Gezi Parkı eylemlerini yeniden gündeme getirdi. Erdoğan, “Bezm i Alem Camii içinde bu teröristler bira şişeleriyle caminin içini pislemişti. Bunlar böyle; bunlar çürük, bunlar sürtük” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nı bileşenleri, rakipleri için “argo” ya da “hakaret” içerikli kelimeleri kullanmaktan geri durmuyor. Halka kadar uzanan hakaretlerin dozu artırılıyor. Anamız ağladı diye yakınan çiftçiye “Ananı al da git”, şehit babasına “Ahlaksız”, şehit askerlere “Kelle”, ölüyoruz diyene “İsrail dölü”, muhaliflere “Terörist”, Millet İttifakına “Zillet”, protestoculara “Çapulcu” gibi çirkin sıfatlar kullanılıyor.

“Gerçek olmayan” gerekçelerle tabanı bir arada tutmaya çalışıyor. “Camilerimiz yakıldı”, “camilerin içini pislettiler”, “Camilerin içinde içki içtiler”, açıklamalarıyla toplumun bir bölümünün sinir uçlarına dokunan ifadelerle gerilim artırılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk, bütün konuşmalarında topluma hitap ederken, “Efendiler” derdi. Bugün Atatürk’ün koltuğunda oturan Erdoğan, kendi vatandaşlarını “çürük” ve  “sürtük” olmakla itham etti.

 

 Anayasa Madde 104 / 2. “Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milleti’nin birliğini temsil eder; Anayasa’nın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.” Der.

Ne yazık ki, Cumhur İttifakı ortakları, toplumda gerilimi artırma gayreti içinde.

 

******

 

“İMAM BÖYLE YAPARSA CEMAAT NE YAPAR?”

Ertuğrul Yalçınbayır (Eski Başbakan Yardımcısı)-Sadece siyasilere yöneticilere değil insanlığa yakışmayan bir tutum ve davranıştır. Bunun için bunları söyleyenleri kınamamak mümkün değil. Kınıyoruz ama biz de Türkiye’nin şüphesiz ki insanından bütün değerlerine kadar herkesi nezakete, usule, üsluba çağırıyoruz. Önce nezaket… Türkiye’nin şiddetten arınmış, hiddetten arınmış bir üsluba ihtiyacı var. Bunlar yoksa karşı düşünce olmaz, otoriter anlayış olur. Otoriter anlayışa hizmet eden sözler insanların özgürlüğünü sınırlandırır. Özgürlük mü, esaret mi? Bizim cesarete ihtiyacımız var. Nezaket, cesaret ve özgürlük.

İnsanların aralarındaki ilişki nezaketle olsun. Bu ilişki olmazsa dayanışma olmaz. Yardımlaşma olmaz. Bu ilişki olmazsa her alanda suçlar üretilir.

Hep birlikte nezaketi, zarafeti, fikir özgürlüğünü yaşayalım. İnsanın temel değeri onurudur. O onura hakaret edilmesin. İmam böyle yaparsa cemaat ne yapar?

Hayat boyu ahlak, hukuk, ölçü, denge aşılmamalı. Söylenenler usulü, üslubu aşmıştır. Şaşkınlığı arttırmıştır. Bu şaşkınlık karşısında seçimlere doğru gidiyoruz. Seçimler karşılığında iktidar olanlar, iktidarını sürdürmek isteyenler şiddete hiddete daha fazla başvurabilirler. Buna karşı olanlar da karşılık vermeksizin nezaketle hitap etsinler. İnsanın vicdanı var. İnsanın vicdanını yaralayan sözlerden eylemlerden, onursuzluktan herkes ama herkes kaçınsın. Eğer bu konuda insanlar kaçınmayıp onlara destek veriyorlarsa onlar da onlardandır.

Siyasi nezaket toplumsal nezaket çok önemli. Hele siyasi nezaketin belli kurala bağlanması lazım. Bu kurallara uygunluğu gözetmesi lazım. Siyasi nezaketsizlik haksızlığın temelidir. Bu söylemeler,  ayıptır. Her ayıp bir felaketi beraberinde getirir.  Bir yöneticinin insanların onuruyla oynaması, o yöneticinin orada insanlar tarafından yok edilmesini, silinmesini gerektirir. Umudu kaybetmedik, tüketmedik ama umutsuzluk maalesef artıyor.

 

******

 

“CUMHURBAŞKANI ÜLKENİN BİRLİĞİNİ TEMSİL EDER,  SÖZLERİNDE ÇOK DİKKATLİ OLMALIDIR”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı)- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı protesto toplantısı yapan göstericileri aradan 9 yıl geçtikten sonra tekrar ağır sözcükler kullanarak eleştirdi. Aradan bu kadar zaman geçtikten sonra bunu bir partinin grup toplantısında dile getirmek herhalde konuşacak başka konu, söyleyecek başka söz kalmadı anlamına geliyor. Üstelik bu sözleri söyleyen kişi devletin Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyor. Onun söylediği her sözde son derece dikkatli olması gerekir. Her insanın seçtiği sözleri dikkatle seçmesi gerekir. Bu kişi aynı zamanda Cumhurbaşkanı ve bir partinin genel başkanı sıfatını taşıyorsa bu gereklilik daha çoktur. Erdoğan, buna dikkat etmiyor.

Gezi Parkı eylemlerine katılanalar hakkında, eşkıya, terörist, çürük, sürtük gibi ağır sözler kullandı. Toplantı ve yürüyüş yapmak anayasal bir haktır. Eğer bu arada bir suç işlenmişse, zaten Cumhurbaşkanı savcıları gerekli soruşturmayı ve yargı gerekli kovuşturmayı yapıp karar verir. Bu işin hukuki yanıdır. Bir Cumhurbaşkanının bir protesto toplantısında kadınlar için sürtük, erkekler için çürük lafını kullanması ona hiç yakışmayan bir ifadedir. Anlam olarak çok ağır, hakaret ifade eden sözcüklerdir.

CB asla bu çeşit sözleri kullanmamalı. Bir Cumhurbaşkanı vatandaşları hakkında bu sözleri kullanır mı? Gösteri ve toplantı yürüyüşleri anayasal bir haktır. Orada bir suç işlenmişse zaten hukuki yollarla gereken işlem yapılır. Bir Cumhurbaşkanı asla böyle konuşamaz, konuşmaması gerekir. O herkese örnek olması gereken bir insandır. Anayasamıza göre devletin başıdır. Türkiye’nin birliğini temsil eder. Böyle bir kimsenin kendi görüşlerine uymayan bir gösteri yürüyüşünü yapanlar hakkında bu ağır hakaret sözlerini kullanması hiçbir şekilde doğru değildir.