Bir festivalin başarısı, sanat ve insan

10 gün süren “Beyoğlu Kültür Festivali” sona erdi. Eşim ile birlikte Koronavirüs nedeniyle İstanbul’a gidemediğimiz için çok üzgünüm. Ancak TRT 2’de ve bazı televizyon kanallarında izleme şansına sahip oldum. Bununla birlikte çok değerli ve vefalı dostum, gazeteci Can Pulak’ın festivali izleyip yazdığı köşe yazısı beni çok etkiledi. Adeta festivale gitmiş, bizzat izlemiş gibi oldum. Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.

Türkiye’mizin insanları, Covid-19 nedeniyle iki buçuk yıldır kültüre ve güzel sanatlara uzak kaldı. Bu arada Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul ve Ankara’da “Kültür Yolu” festivallerinin faaliyetini sessizce gerçekleştirmekte. Sayın Bakan Mehmet Ersoy, bu festivaller için gecesini ve gündüzünü harcadı, eserini de zevkle izletiyor.

Atatürk Kültür Merkezi’nden Galataport’a uzanan 4 kilometrelik Beyoğlu Kültür Yolu istikametinde 40 mekan ve 62 salonda toplam 4953 sanatçı, iki haftadır 1500’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirmekte. Konserler, sergiler, tiyatro ve opera temsilleri gibi inanılmaz güzellikte sanat faaliyetleri düzenleniyor. Tabi ki bizzat görebilme imkanı olanlar çok daha mutlu.

Bu arada Sayın Bakanın, bu etkinliğin devamının İzmir’de olacağı şeklindeki müjdesi de bizleri mutlu etti.

TRT2’de izledim, Atlas Sineması onarılmış ve bakanlık tarafından sinema müzesi olarak düzenlenmiş. Bu gelişme, bir Beyoğlu Atatürk Lisesi mezunu ve o mekanda çok fazla film izlemiş bir insan olarak beni duygulandırdı. Müzede toplam 31106 sanatçının rol aldığı 8406 film bulunuyor. Hangisini seyretmek isterseniz, müzede kurulan düzen ile oturup seyredebiliyorsunuz. Ayrıca kendinizi de ikonik bir film karesi içine koyabiliyormuşsunuz, merak ettim doğrusu. Tebrikler.

Türkiye’nin 42 şehrinde toplam 76 güzel sanatlar fakültesi varmış. Buradan mezun olanlar, eserlerini “BASE” adı altında toplayarak sergiliyormuş.

Öncelikle Sayın Mehmet Ersoy ve bakanlık ekibini kutlarım. Sayın Bakan, Alman ekolü tahsilli ve mesleğinde çok başarılı bir kişi. Disiplinli ve metodik çalışıyor.

Bu festivallerin devamı gelmeli. Mutaassıp çevreler pek hoşlanmasa da, Cumhurbaşkanlığının desteğiyle oldukça güzel işler yapılıyor. Tenkit edilirken, yeri geldiğinde takdir de edilmeli insanlar. Bu düstur ile yaşayan bir insan olarak söyleyebilirim ki, iyi şeyler de oluyor ülkemizde.

Böyle bir festivali toplam ne kadar insan izledi, bunu bilemiyorum. Ama devam ettikçe ilgi de artarak sürecektir. İzmir’de yapılacak festivali de heyecan içinde bekliyorum.

Bu arada bakanlığın İzmir’de bir “Çeşme Projesi” var. Halen hazırlık aşamasında olan bir proje. Uluslararası boyutları var ve müthiş bir emek ile üzerinde çalışılıyor. Bu proje İzmir’de önce tasvip edildi, ancak her nedense daha sonra başta yerel yönetimler olmak üzere pek çok kesimden tepkiler gelmeye başladı. Proje henüz bitirilmiş değil ve bence Türkiye’mizde İzmir ve Çeşme yarımadasının geleceği olacak.

Unutmayınız, eksikler her zaman olabilir. Bu eksik unsurlar karşısında ortak akıl ile hareket edilmesi gerekiyor. Her noksan düzeltilir, proje bitsin, o zaman konuşulur. Baltalamak doğru değil.

İnsanın insanı anlamasının yolu, sanattan geçiyor. İzmir’de de düzenlenecek olan kültür yolu festivali ve benzeri etkinlikler ne kadar çoğalırsa, birbirimizi ve insan olduğumuzu anlamak, hatırlamak yolunda o kadar büyük adımlar atmış olacağız. İşte o zaman, yani insan olduğumuzun idrakine tam anlamıyla erdiğimizde, her meseleyi insanlık çerçevesinde konuşarak, ortak akılla aşabileceğiz. Çeşme Projesi gibi, kentimizin geleceğini ilgilendiren işler de buna dahil.

Yani sanat bize önce insanı anlamayı, sonra gelişmeyi ve kalkınmayı getirecek.