Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kenan Yavuz başardı, Bayburt ödüllü örnek müzeye kavuştu

Türkiye’nin en başarılı yöneticilerinden biriydi… Onunla birlikte memleketi Bayburt’a gitmiştik. Evini bir müze gibi yapmıştı. Hayalini anlattı… O hayal gerçek oldu. Bayburt bir müzeye kavuştu. O müze çok uzak bir köyde neler yapılacağının güzel bir örneği oldu. Ve Kenan Yavuz Bayburt’ta kurduğu Etnografya Müzesi ile ilgili geçen yıl Avrupa Yılın Müzesi Ödülleri yarışmasında Silletto Ödülü’nü aldı. Bu başarısını iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok davetlinin katılımıyla Harbiye Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda kutladı.

Yaşayan ve yaşatan bir müze özelliğine sahip olan Etnografya Müzesi, adeta insanı kökleriyle buluşturur nitelikte. Alın terinin, paylaşmanın, muhabbetin ve el emeği göz nuru ile bezenmiş Anadolu’yu simgeleyen müze, yaşama dair tüm güzelliklerin toplumsal hafızamızdan silinip gitmesine engel oluyor.

Bu duygularla düzenlenen özel gecede katılımcılara seslenen müzenin kurucusu Kenan Yavuz, insanlığın köyüne, toprağına, vatanına ve köklerine borcunu ödemek için başlatılan bu yolculuğun hikayesinin, dalga dalga büyüyerek Cemal Reşit Rey Konser Salonu’na kadar ulaştığını söyledi. Kenan Yavuz geceye ilişkin duygularını şöyle anlattı:

– Unutulmamasını istediğimiz güzelliklerimizi Anadolu’nun bize bahşettiği hediyesi olarak kabul ettik ve emeğimizi yele vermeden başladık çalışmaya. Hasretimizi, sevdamızı, masallarımızı, ezgilerimizi, türkülerimizi, estetiğimizi ve muhabbetimizi yeniden yaşamak ve yaşatmak için çıktığımız bir amatör yolculuğun, böylesine muhteşem bir manzara ile karşılaşması bizim için adeta bir rüya…

– Müzemizi gezerken dua eden ve duygulanıp ağlayan insanlarımızı gördükçe, tutkumuz büyüdü, heyecanımız arttı, yolumuz ve yolculuğumuz manevi bir lezzet ile bezendi. Nasıl oldu biz de bilemedik. Bayburt tabiri ile “taşları düzdük, ağaçları örttük” tandır yaktık, tırpan biçtik, gaz lambası ışığında sohbet ettik, hedik haşladık. Kapıları kilitlenmeyen evlerin diyarında; dostluğu, kardeşliği, kadim kültürümüzü bugüne ve yarınlara taşımak istedik. Biz olmanın keyfini, huzurunu dostlarımız ile doya doya yaşadık.

– 2021 yılı Avrupa’da Yılın Müzesi ödülümüz ile birlikte sesimiz daha gür yankılandı. Kadim kültürümüzü, Türk-İslam medeniyetinin ilk filizlendiği toprakların başında gelen, Dedem Korkut diyarı Bayburt’u, Anadolu’muzun güzelliklerini Dünya’ya taşıdık. Tüm kalbimle inanıyorum ki, çocuklarım ve hemşehrilerim bu esere sahip çıkacaklar. Mensubu olmaktan onur duyduğum büyük Türk milletinin yarattığı medeniyeti ve kadim Anadolu kültürünü geleceğe taşıyacak ana kolonlardan biri olacak müzemiz.

Ankara Valisi Vasip Şahin, Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı’nın da katıldığı gecede başta Etnografya Müzesi olmak müzeler sayesinde Türkiye’nin güzelliklerinin yurt dışında daha çok daha fazla duyulduğuna dikkat çekildi.

Anadolu’nun kadim toprağı Bayburt’u ve ülkemizi Dünya’nın en prestijli ödülü ile buluşturan Kenan Yavuz Etnografya Müzesi ile gurur duyduklarını dile getiren Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, “Bu muhteşem gecede bizimle olan ve mutluluğumuzu paylaşan sizlere çok teşekkür ediyor ve hepinizi Bayburt’a bekliyoruz” dedi.  Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı ise “Ülkemiz müzecilik alanında büyük bir atılım gerçekleştirdi. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, devlet müzelerimiz gibi özel müzecilik faaliyetlerini destekliyor ve özel bir önem veriyoruz. Ödüllü müzelerimiz sayesinde ülkemizin güzellikleri yurt dışında daha çok, daha fazla duyuluyor. Kenan Yavuz Etnografya Müzesi, inanıyorum ki Anadolu’nun her kösesinde başka projelere ilham olacaktır” dedi.

Gecede devlet sanatçısı Gülsin Onay ve Devlet Opera Sanatçısı Burcu Soysev’in “Köklere yolculuk” adlı konserleri, Türkolog Ali Canip Olgunlu’nun “Dedem Korkuttan Sözler” söyleşisi ve İstanbul Opera Sanatçılarından oluşan koronun söylediği “Sevmek nedir” adlı parça büyük beğeni topladı.

Etkinlik, “Güzel Vasf Eyleyim Hallerin Senin” isimli Bayburt türküsünün hep birlikte söylenmesi ile sona erdi.

Aslında sona eren geceydi. Başlayan ise her zaman her yerde güzel şeylerin yapılacağının işaretiydi.