Tarım ürünü üretici fiyat endeksi artışında rekor kırıldı

Çay için verilen “7 liralık fiyat” üreticiyi küstürdü.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de tarım ürünleri üretici fiyat endeksi Mart ayında aylık bazda yüzde 12,02, yıllık bazda yüzde 84,11 artarak endeks tarihinin rekorunu tazeledi. Çiftçileri, üretimden uzaklaştıran etkenlerin başında maliyetler geliyor. Mazot ve gübredeki artışlar nedeniyle yetiştirdikleri ürünlerin maliyetini karşılayamayan çiftçinin borcu da giderek katlanıyor. Çiftçinin bankalara borcu 180 milyar lirayı aştı. Borcunu ödeyemeyen çiftçinin arazileri ve traktörleri bankalar tarafından haczediliyor.

Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun kararıyla 1984 yılından bu yana 14 Mayıs Çiftçiler Günü olarak kutlanıyor. Ancak Türkiye’de çiftçiler bu özel günü kutlamak yerine tüm zamanların en yüksek seviyesini gören tarımsal girdi maliyetlerinin etkisi altında üretim yapmaya çalışıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre 2009’da 1 milyon 14 bin olan tarım sigortalı çiftçi sayısı, 2021 yılı Şubat ayı itibariyle 497 bin 134’e düştü. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) SGK ile İŞKUR’un verilerinden oluşturulan İstihdam İzleme Bülteni’nde ise çiftçi sayısının son yılların en düşük seviyesine geriledi. Bültene göre bu yılın Ocak ayında çiftçi sayısı 75 bin (yüzde 13,2) düşüşle 493 bin kişiye geriledi.

 

Türkiye ithalatçı ülke yolunda

Tarımda kendi kendine yetebilen bir ülke olarak nitelendirilen Türkiye son yıllarda uygulanan politikalar sonrasında buğdaydan samana kadar birçok tarımsal ürünü ithal eden bir ülke haline geldi. Türkiye’nin ithal ettiği ürünler arasında buğday, arpa, mısır, mercimek, soya fasulyesi, ayçiçeği yağı, bakliyat ürünleri, et, pirinç gibi yüzlerce ürün bulunuyor.

Hükümet, geçen yıl kendi çiftçisine tarımsal üretim için 24 milyar Türk Lirası destekleme ödemesi yaptı. Aynı dönemde ise 24 milyar dolarlık gıda ürünleri ve tarımsal hammadde ithalatı yapıldı. Bu 24 milyar dolarlık ithalat 2021 dolar kuru ile 319 milyar lira ediyor. Yani kendi çiftçimize verdiğimiz tarımsal üretim desteğinin birkaç katını ithalat yaptığımız ülkenin çiftçisine vermiş oluyoruz.

 

Çiftçinin borcu katlanıyor

Girdi maliyetleri sebebiyle üretemez hale gelen çiftçilerin bankalara borcu katlanarak artıyor. Çiftçi bu yılın ilk üç ayında bankalardan 18.7 milyar lira kredi kullandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, bankacılık sektörünün tarım alanında faaliyet gösteren firmalara kullandırdığı kredilerin toplamı mart sonu itibarıyla 180 milyar 738 milyon lira oldu. Geçen yıl sonunda 162 milyar 34 milyon lira düzeyinde olan kredi borcu toplamı bu yılın ilk üç ayında 18 milyar 704 milyon lira artış gösterdi.

 

İki yılda 73 milyar lira

Son 5 yılda tarım alanında kullandırılan krediler toplamı ise 105 milyar 858 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Özellikle koronavirüs salgın dönemi olan son iki yılda çiftçiler bankalardan 73 milyar lira kredi kullandı. Borcunu ödeyemeyen çiftçilerin traktör ve üretim yaptıkları araziler haczedilirken, bankaların sitelerinde el konulan çok sayıda çiftçinin arazi ve tarımsal aletlerinin satışı ise devam ediyor.

 

Çay alım fiyatı memnun etmedi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’deki açılış programında açıkladığı yeni sezon yaş çay alım taban fiyatı üreticiyi memnun etmedi.

Yüksek enflasyon ve çay üreticilerinin kullandıkları gübre fiyatlarında yaşanan 3 katı artış nedeniyle yaş çay alım fiyatında üreticinin beklentisi yaklaşık 9-10 lira civarındayken artışın 6 lira 70 kuruşta kalması üreticilerin tepkisine yol açtı.

Erdoğan’ın bu yıl yaş çay alımlarında uygulanacak taban fiyatın yüzde 73’ü artışla 6 lira 70 kuruşa, kilogramda 13 kuruş olan desteklemeyi de yüzde 130 artırarak 30 kuruşa çıkardıklarını söylemesi üzerine Çay Üreticileri Meclisi tarafından açıklama yapılarak “Yaş Çay taban fiyatının 9 TL olarak açıklanmasını isteyen üreticileri hiçe sayarak açıklanan bu fiyat, çay tarımını bitirmenin, özel sektörü korumanın yoludur” denildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Çay gübresinin yüzde 200, çay tarımında kullanılan temel girdilerin yüzde 150, çarşı-pazarın cep yaktığı dönemde; çay fiyatının 6.70 kuruş açıklanması çay üreticisine yaşamayın demektir.

6.70 diye açıklanan fiyat özel sektörü korumaktır. Açıklanan fiyat taban fiyat değil, özel sektöre istediğiniz fiyattan çay alabilirsiniz demektir.

 

Yaş Çay taban fiyatının 9 TL olarak açıklanmasını isteyen üreticileri hiçe sayarak açıklanan bu fiyat, çay tarımını bitirmenin, özel sektörü korumanın yoludur.

 

Açıklanan bu fiyatla ‘Size nefes aldırmayacağız; kota-kontenjan uygulamaları ile 3 liraya özele çay sattırarak sizi ölüme mahkum edeceğiz’ diyorlar.”