Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Zeytine verilen zararın telafisi güç ve imkânsız

01/03/2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik; elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi halinde;  zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine olanak tanınmış; ilgili yönetmeliğin iptali ile yürütmesinin durdurulması istemli davada, Danıştay’ın yürütmenin durdurulması kararı verdiği kamuoyuna yansımıştır.

Yürütmenin durdurulması kararının, günlük hayattaki karşılığının, yürütmenin durdurulması kararı hangi hallerde verildiğine dair kısa bir özetleme getirecek olursak…  Öncelikle belirtmek gerekir ki; İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre; Danıştay’da veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz ve ilgili işlem icra edilebilir halde kalmaya devam eder.  

İdari işlemin icrasını durdurabilmek için idari yargının yürütmenin durdurulmasına ilişkin ayrı bir karar vermesi gerekir. İdari Yargılama Usulü Kanunu 27. Maddesi hangi hallerde yürütmenin durdurulması kararı verilebileceğini düzenler. Maddeye göre; Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Yine aynı madde uyarınca; Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.

Yukarıdaki özetleme doğrultusunda, Danıştay 8. Daire’nin, dava konusu edilen Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte yer alan düzenlemenin uygulanması halinde; telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleştiğinden hareketle yürütmenin durdurulması kararını verdiği görülmektedir.

Bu noktada; yürümenin durdurulması kararı için gerekli şartlar incelendiğinde; ilgili düzenlemenin icrası halinde, madencilik faaliyeti nedeniyle zarar verilen zeytin alanları eski hale getirilemeyeceğinden; telafisi güç ve imkânsız zararların doğacağından bahsedilebilir. Ayrıca; 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında korunma altında bulunan zeytinlik sahalardaki faaliyetlere ilişkin kısıtların bir yönetmelikle ile ortadan kaldırılması hukuken mümkün olmadığından; hukuka aykırılığın mevcudiyetinden söz edilecektir.

Hukuk Sözlüğü’nde, Telafi kelimesi; “Zararı karşılama; giderme; eksikliği giderme” olarak karşılık bulur. Nesillerin mirası zeytinde yapılacak bir tahribatla doğacak zararın karşılanamayacağı, giderilemeyeceği, eksiğin yerine koyulamayacağı ise malumun ilanıdır. Yalnızca, karar vericilerin yahut hali hazırda toplumsal yaşama dahil olan vatandaşların değil, henüz doğmamış olan nesillerin dahi doğanın paydaşı olduğu gerçeğinden hareketle; doğaya ve doğa miraslarına ilişkin tüm iş ve işlemlerin; uzun vadedeki etkilerinin göz önünde tutulması gerekmektedir. Etkisi uzun yıllara yaygın her türlü işlemden kaynaklanacak sonuçların; telafisinin güç ve imkânsız zararlar doğurmaması prensibinin ortak toplumsal kabul olarak yerleşmesi temennisiyle…