Enflasyonun yaktığı az ve sabit gelirliye “şükretmek” öneriliyor

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara “Ne yapılmalı?” sorusunu sordu, işte görüşleri…
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Yüksek enflasyon tüketiciler başta olmak üzere sanayiciden çiftçiye kadar tüm kesimleri olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle dünya genelinde artan enerji ve diğer girdi maliyetlerine ek olarak Türk Lirası’ndaki (TL) hızlı değer kaybı enflasyondaki tırmanışı hızlandırıyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ocak ayında yaptığı konuşmada, “Kurdaki köpük gibi enflasyondaki köpüğü de süratle alarak ülkemizi bu görüntüden kurtaracağız. Kurdaki dalgalanma ve fahiş fiyatlar önümüzdeki çakıllar” demişti. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de Haziran 2023 seçimlerine Türkiye’nin tek haneli enflasyonla gireceğini söylemişti. Ancak şimdiye kadar verilen mesajlara rağmen uygulanan politikaların enflasyonu azaltmaktan çok arttırdığını gösteriyor.

Enflasyon Türkiye’nin en büyük sorunlarının başında geliyor. Önümüzdeki süreçte nasıl bir rotada devam edecek? Ekonomistlere göre mevcut para ve maliye politikaları ile enflasyonun kısa vadede düşmesi çok zor görünüyor. Yüksek enflasyon ortamında parası olanlar “Kur Korumalı Mevduat” ve “Devlet Tahvili” ile parasına para katarken, dar gelirli temel gıda maddelerini ucuza alabilmek için market market ucuz ürün peşinde koşuyor.

 

Hedefler tutmuyor

Enflasyon konusunda ne hükümet yetkililerinin, ne de kanunen görevi “fiyat istikrarını sağlamak” olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı hedefler tutturulamıyor.  TCMB sene başında açıkladığı enflasyon tahmini ile yıl sonunda Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı resmi enflasyon oranına bakıldığında bankanın tahminlerinin çoğunluğunda yanıldığı ortaya çıkıyor. Merkez Bankası, yılsonu enflasyon hedefini en son yüzde 6,5 ile 2010 yılında tutturmuştu. Euronews’in haberine göre, enflasyon 2011’den bu yana iki sene Merkez Bankası’nın beklentisinden düşük gerçekleşti. Bunlardan birisi 2019; diğeri ise 2012. 2019’da beklenti yüzde 14,6 iken TÜFE artışı yüzde 11,84 oldu

 

Yönetim değişikliğimi etkiledi

Son iki yıldaki enflasyon beklentisi ve gerçekleşme oranı arasındaki fark dikkat çekiyor. Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik tartışmaların giderek arttığı ve sık sık yönetim değişikliklerinin yaşandığı dönemde tahminlerdeki başarı oranı tartışma konusu.

Merkez Bankası, 2021 enflasyon tahminini yüzde 5 hedefiyle başlamıştı. Daha sonra tahminlerini önce yüzde 9,4, sonra 12,2 ve 14,1, son olarak ta 18,4’e revize etmiş, ancak Aralık 2021’de yıllık tüketici enflasyonu yüzde 36,08’le 19 yılın zirvesine ulaşmıştı. Bunda, hükümetin faizi indirmesinin ardından 2021’in son aylarında Türk Lirasının döviz karşısında hızla değer kaybetmesinin rolü var.

Enflasyon 2020 yılında ise Merkez Bankası beklentisinin 1,78 katı çıktı. Beklenti yüzde 8,2 iken sene sonunda enflasyon yüzde 14,6 oldu.

 

Bu yılın hedefi de değişti

Merkez Bankası, 2022 sonu enflasyon beklentisini Ocak ayında yüzde 23,2 olarak açıklamıştı. Ancak ocakta elektrik, doğal gaz ve akaryakıt başta olmak üzere birçok alanda ardı ardına yapılan zamlar nedeniyle yılsonu hedefi aynı ayda geçilmiş oldu.

Nisan ayında yılın ikinci enflasyon raporunu açıklayan Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 2022 sonu için enflasyon tahminini 19,6 puanlık güncellemeyle yüzde 23,2’den yüzde 42,8’e yükselttiklerini açıkladı. Kavcıoğlu, “Enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 sonunda yüzde 42,8, 2023 sonunda yüzde 12,9 ve 2024 sonunda yüzde 8,3 seviyelerine tekabül etmektedir” ifadelerini kullandı.

 

İktidarın hedefi baz etkiyle düşürmek

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” önermesinden bu yana artan döviz fiyatlarıyla birlikte enflasyonun da hızla yükseldiği görülüyor. Önermeye göre Merkez Bankası’nın Eylül 2021’de başladığı faiz indirimleriyle enflasyonun da düşmesi gerekiyordu. Ancak tam tersi oldu ve sonraki aylarda enflasyon sürekli yükseldi.

İktidar ise önlem almak yerine enflasyonun baz etkisiyle düşmesini bekledi. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, enflasyonda düşüş için önce ocak, daha sonra nisan, mayıs aylarını işaret etmişti. Nisanla birlikte yaz aylarında düşeceğini belirten Nebati, geçen haftaki açıklamasında da yıl sonunu işaret etmişti.

Bakan Nebati, son olarak Bursa’daki bir organizasyonda yaptığı yeni enflasyon değerlendirmeleri şöyle: “Piyasada işler iyi ve canlı. Yıl sonunda enflasyonun makul bir seviyeye geldiğini hep birlikte göreceğiz. Yatay bir seviyeden sonra yılsonunda enflasyon düşüşünü yaşayacağız. Yıl sonunda enflasyonun kalıcı düşmesini bekliyoruz.”

 

Değişen tahminler

Nebati, 14 Ocak’ta ABD’li haber ajansı Bloomberg’e verdiği röportajda enflasyonun ocakta pik yapıp ardından düşüşe geçeceğini söylemişti.

 Bakan Nebati, 3 Şubat’ta Japon Nikkei ajansına enflasyonda zirvenin yüzde 50 seviyelerinde ve nisanda görüleceğini açıklamıştı.

Nebati, 16 Mart’ta Fransa’daki yatırımcı toplantısındaysa enflasyondaki düşüş için bu kez yaz aylarını işaret etmişti.

 

1 Mayıs’ta “emeklilere müjde” verilecekti, ne oldu?

Çalışma ve Sosyal ve Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, 27 Nisan’da yaptığı açıklamada “Emeklilere temmuz ayında sürprizimiz olacak. Detayları 1 Mayıs’ta açıklayacağım” demişti.

Emekliler, Bayram ikramiyelerine “zam yapılmadığı” bayram öncesinde  “bu müjde ile” yatıştırılmıştı. Ne var ki,  “1 Mayıs’ta yapılacağı açıklanan” açıklama yapılmadı ve “müjde” havaya takılı kaldı.

 +++++++

 

 

“HALKIN SÖYLENENLERE GÜVEN DUYMASI GEREKİR, NEYE GÜVENECEĞİZ?”

Ali Nail Kubalı (Ekonomist)- Enflasyon başladığı zaman genellikle para arzında bir artış başlar. Yani para arzı artınca talep de artar. Buna talep enflasyonu deniliyor. Bir de maliyetlerden kaynaklı artış vardır. Herhangi bir girdinin maliyeti yükselirse, üretim maliyeti de yükselir. O maliyetin artmasına da arz enflasyonu deniliyor. Türkiye’de neden enflasyon durmuyor? Döviz fiyatlarının artması durdu. Arttı ama o seviyede durdu. Oradan kaynaklanan bir şey yok. Enflasyon devamlı, her ay artış demek. Peki nereden kaynaklanıyor? İnsanların gelirleri yok, fazla harcayamıyor. Nereden kaynaklanıyor? Hiper enflasyon, para miktarı artmamasına rağmen devam eden enflasyondur. Fiyatların artacağını gören tüketiciler, fiyat artmadan alayım düşüncesiyle, alışlarını hızlandırırlar. Parayı ellerine gelir gelmez harcamaya başlarlar. Yani paranın sirkülasyon hızı artar. Çünkü para arzı artması kadar da paranın devir süresisin artması da enflasyon yaratır. O da talep yaratır. Bu da ekonomide enflasyon etkisi yaratır.

Türkiye’de maalesef para arzı artıyor; insanlar enflasyon artıyor daha da artacak diye harcamayı hızlandırıyor.  Burada tahmin yapmak zor. Çünkü devlet der ki ben parayı kıstım, harcamaları kıstım, para basmıyorum, artırmıyorum ama enflasyon artırıyor. Burada tahminleri tutturamazlar. Çünkü insanların ne kadar hızlı harcama yaptığını, aynı parayla daha çok mal ve hizmet talep ettiğini hesap edemedikleri için para arzıyla enflasyonu bağdaştırdıkları için para arzı artmadığı için enflasyonun artmasına şaşırırlar, tahmin edemezler, yanlış çıkar. Maalesef Türkiye bu noktaya geldi. Bu noktada enflasyonu durdurmak çok zor. Buraya gelmeden, bu beklentiler oluşmadan önce önlemlerin alınması gerekirdi.

Cumhurbaşkanımız ve bakanımızın enflasyon tahminleri arasında fark var. Cumhurbaşkanı rakamı altıncı hissi ile söylüyor. Ve olmasını da istediğini söylüyor. Bakan ise rakamlara biraz daha bakıyor ama o da tutturamıyor. Aralarında fark var ama zaten ikisi de tutturamıyor, tutturmaları da çok zor. Maalesef bu noktaya geldiği zaman işler çok zorlaşıyor. Toplumun enflasyonun duracağı algısına ulaşması lazım. Halkın söylenenlere güven duyması gerekir. Bakan başka şey söyler, Cumhurbaşkanı başka şey söylerse güvenebilir miyiz?  Neye güveneceğiz? Birinin çıkıp ciddi bir şekilde “Biz şu tedbirleri alıyoruz. Bu tedbirlerle talebi kısacağız” demesi gereklidir. İlk başta döviz fiyatlarının artması nedeniyle olmuş olabilir ama artık döviz fiyatları artmıyor. Ama döviz fiyatlarının artmış olması, herkesin eyvah enflasyon demesi, harcamaları hızlandırır o da beklenmeyen hiper enflasyona doğru Türkiye’yi iter. Maalesef bunlar göz göre göre gelen sıkıntılar. 

 

“ARALARINDA KOORDİNASYON YOK, EMİR KOMUTA VAR”

Uğur Civelek (Ekonomist)- Belli ki aralarında koordinasyon yok. İki farklı rakam söylüyorlar. TÜİK’te baskı altında açıklanan gerçek enflasyon mu? Ayrı konu. Rakamlarla oynanmış. Gerçek enflasyon çok daha farklı. Bu talep kökenli bir enflasyon değil, maliye kökenli bir enflasyon. Kuru tutmaya çalışıyorlar. Şu küresel konjonktürde, tutmaları çok zor. Onun için Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası, Hazine farklı frekansta. Alıştıra alıştıra tahmini yükseltiyorlar. İnsanlar tepki vermesin diye mi böyle yapıyorlar belli değil. Bu tahminlerini de değiştirecekler o zaman insanların yüzlerine nasıl bakacaklar? Ama bakıyorlar. Son altı aya bakarsak enflasyon tahmini bunları savurup atıyor, süpürüyor. Rakamları gördükleri an hepsinin istifa etmesi lazım ama niyetleri bu değil. Nisan ayı gıda fiyatları yüzde 13; emekliye ne zam verdiler? Türkiye’de talep zayıflıyor. Bu işsizlik de üretecek. Türkiye yüksek enflasyon, yüksek işsizlik sürecine giriyor. Bu iktidar bu kötüye gidişi durdurabilecek araçlara sahip değil. Bu kafayla yapamazlar, oy kaybını da önleyemezler. Türkiye büyük bir kriz içinde ve bu krizi durdurmayı becerebilecek kafa bu iktidarda yok. Hazine bakanı ayrı şey söylüyor, her ay artırıyor söylediği rakamı, Cumhurbaşkanı ve Merkez Bankası da aynı şekilde. Aralarında koordinasyon da yok. Çünkü emir komuta var. Kuru tutamayacaklar. Gerçek enflasyon üç haneliye gidiyor. Gerçeği göremeyecek kadar basiretsiz bir yönetim. Ülke dağılmış durumda, iki yaka bir araya gelmiyor. Kimsenin almak istemediği riskler, hazinenin sırtına yıkılıyor. Türkiye’nin bütçesi enflasyonu iyice patlatacak, kuru hiç tutamayacaklar. Bütçede yaptıkları şey enflasyona gaz veriyor. Bu kafayla tutamazlar.

Cumhuriyet tarihinin en ağır krizini yaşıyoruz daha yolu yarılamadık. Çok korkuyorlar, çözüm üretemiyorlar bunu da itiraf edemiyorlar. Korkunun ecele faydası olmaz.