Misafir ile duygusal bağ kurdu, lezzet markası oldu

Gastronomi son dönemde en çok konuştuğumuz kavramlar arasında yer alıyor. Boşuna değil bu konuşmalar… Konuştukça markalar çıkmaya başladı Türkiye’de… İşte bu markalar arasında 110 yıl önce Gaziantep’te Arif Develi ile başlayan bir lezzet yolculuğunun ortaya çıkardığı bir marka da yer alıyor. Develi… 22 yaşında İstanbul’a gelen hep işinin başında en iyisini yapmaya çalışan torun Arif Develi’nin başlattığı bir lezzet yolculuğu… Arif Develi İstanbul’a taşıdığı Gaziantep lezzetlerini dünyanın tanıdığı bir kebap markası haline geliyor. Dünyaca ünlü müşterileri oluyor Arif Develi’nin… Lezzet yarışında sadece eşi ile baş edemiyor. Evdeki lezzet her zaman bir adım önde oluyor. Sonra 4’üncü kuşak Nuri Develi geçiyor işin başına… Develi markası, 13 şube ve 1000’e yakın çalışan ile her yıl 1 milyondan fazla misafir ağırlayan büyük bir restoran zincirine dönüşüyor. Pandemi döneminde müşteri sadakatinde sınıf atlıyor başka bir boyuta geçiyor Develi… Nuri Develi bu süreci şöyle anlatıyor:

“Bir müşterimiz hesabımıza para yatırmıştı. Şaşırdık. Sorduk neden böyle bir şey yaptığını. Ben eşimle ilk yemeği Develi’de yedim dedi. Ailelerimiz burada tanıştı. Düğün yemeğimiz sizden geldi. Çocuğumuz doğum gününü burada kutladık. Pandemi geçecek. Ama Develi kalmazsa biz iyi günde kötü günde nerede buluşacağız? Bu yüzden pandemi sonrasında ilk yemeğin parasını önceden ödüyorum dedi. Bu büyük bir başarı bizim için. Böyle bir müşteri olsa olsa misafirimiz olur. Biz böyle yaklaşıyoruz olaya. Bu yüzden de başarılı oluyoruz. Bize gelen misafirlere sadece lezzet ve servis sunmuyoruz. Biz 110 yıldan beri devam eden bir geleneği Develi severlerle birlikte devam ettiriyoruz. Ben Develi restoranlarının 4’üncü kuşak temsilcisiyim, ancak misafirlerimiz de dört kuşaktır buraya geliyor. Bunun anlamı, bazı misafirler için Develi demek rahmetli babası demek. Kimisi için ise eşiyle aşkı demek, çünkü eşiyle ilk yemeklerini Develi’de yemişler. Kimisi için de kazandığı parayla geldiği ilk restoran demek. Biz akşam servise çıktığımız zaman bu hikâyeleri çok dinliyoruz. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Dolayısıyla Develi, insanlar için bir restoranın ötesinde, anılarına ev sahipliği yaptığı bir mekan. Geçenlerde bir misafirimizin çocuğu Develi için evimizin yemekhanesi diyor, yine beni daha çok mutlu eden bir başka videoda bir misafirimizin çocuğu da bilgisayarda oynadığı bir restorancılık oyununda ailesine bu Develi Restoranı diyor. Bu bizim için çok değerli.”

Evet, Nuri Develi müşteri yaklaşımını böyle anlatıyor. Sonra dönüp ilk işe başladığı Samatya Develi ile ilgili şu bilgileri paylaşıyor:

“Samatya, Develi Restoranları’nın başlangıç yeridir, babamın evidir ve babam kokar. Develi’yi babamın elleriyle nakış nakış işlediği bir sandığa benzetirim. Eğer bu sandık evinizin arka odasında durursa sizin için çok değerli ama başkası için bir anlamı olmayan tozlu bir sandık olur. Ancak siz onu cilalar salona çıkarırsanız bu artık insanlar tarafından ilgi gören ve müzayedede değer biçilen bir sandık haline gelir. İşte ben babamın bu değerli markasına bir vizyon katarak Develiyi Develi yapan Arif Develi öğretileri ile geleneklerden kopmadan ama yeniliklere açık bir şekilde Develiyi öyle bir noktaya getirmeye çabalıyorum ki sektöre yön veren bir marka olsun. Babamla hiç kuşak çatışması yaşamadım ve hiç tartışma noktasına gelmedik ve hiç birbirimize karşı mahcup da olmadık. Babamla hep gurur duydum, oda oğluyla gurur duyuyor.”