Bülent Arınç’ın “ağır ölçekli” uyarısı

GÖZLEM, “Erdoğan’a olan güvenin de azaldığını” söyleyen Arınç’ın açıklamalarını masaya yatırdı ve “AKP’de ve tabanında ne kadar etki yapar?” diye sordu, işte görüşleri…
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Eski Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan AKP’li bazı isimleri sert biçimde eleştirdi. Arınç, “Söylemler insanları yaralıyor ama haberiniz olsun. 2 kilo et yiyeceğime yarım kilo yerim diyerek göğüs geriyorlar. Ulan 2 kilo et kaç para biliyor musun sen?” dedi.

Konya’da yayın yapan Kanal 42’ye konuşan Arınç, iktidarın ekonomiyi yönetme şekil ve sonucunu eleştirirken, söylediği sözler AKP yönetimi, teşkilatı ve Meclis Grubu’nda büyük yankı buldu. İktidarı destekleyen gazete ve TV’lerde ise, Bülent Arınç’a karşı adeta bir kampanya başlatıldı. Arınç, onlara da cevap verdi.

 Arınç, isim vermeden, bu sözleriyle “Normal şartlarda 2 kilo et yiyorsak yarım kilo yeriz. Domatesi 2 kilo alıyorsak 2 tane alırız” diyen AKP Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ’ı eleştirdi.

Halkın et alamadığından bahseden Arınç, “İyi ki kurban bayramı ve kurban kesenler var. Orada dağıtılan şu kadarcık ete bile ihtiyacı olan yüzlerce aile var. Beyefendiler kendi sofralarından eksik etmedikleri şey herkesin sofrasında var zannetmesinler” dedi.

Arınç, hükümetin asgari ücrete yaptığı zamdan övgüyle bahsetti ancak “Asgari ücrete zam yaptın. Peki bunun işverene yüklediği yükü kim karşılayacak? Bunun bir maliyeti var. Bu maliyeti başka masraflarla karşılamayacaksan bunun (zammın) bir anlamı var” diye konuştu.

Ekonomiyi yöneten ve savunanları eleştiren Bülent Arınç, “Ekonomide sıkıntılar varsa, alım gücünüz azalmışsa, Türk parasının kıymeti düşmüşse, her gün ihtiyaç maddelerine zam geliyor ve enflasyon resmi rakamlarla yüzde 60’ı bulmuşsa, milleti hitabetle coşturamaz, konuşmayla aldatamazsın. Başarılı olamazsak, seçim sonuçlarından çok emin değilim” demişti.

 

Erdoğan’a güven azalıyor

“Erdoğan’a olan güven ve sevginin azaldığını” ifade eden Arınç, şunları söyledi: “Halk memnun olduğu süreçte bizi 20 yıl iktidara getirdi. Halk memnun olup olmadığını bazen 5 yılda bir bazen 3,5 yılda bir seçim sandığında gösterir. Ben hep zaferler gördüm. Ancak siyaseti bıraktığım seçim olan 7 Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti sendeledi. O da bize Allah’ın bir ikazı. 69 seçimlerinden beri bu işlerin içerisindeyim. Erbakan Hoca’nın seçimlerinde Konya’ya gelmiş, propaganda yapmış bir insanım. Konyalı Hoca’ya nasıl 40 bin oy verdi bunu biliyorum, boşuna vermedi. ‘Bu adamda iş var’ dedi.

Hem dindar, hem akıllı, hem profesör, hem motor yapmış, bizim istediğimiz bu. Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz. Erbakan Hoca’da buldular. 3 milletvekillik oy aldı. Ondan sonra 9 milletvekili verdi onun partisine. Güvendi… Sonra AK Parti geldi hepsini AK Parti’ye verdi. Benim adım Doğrucu Davut. 9 köyden kovmuşlar 10’uncu köye şimdilik sığındık. Ama geçenlerde güzel bir söz buldum. ‘Söylediğin doğru olsun gerisi 9 köyün işi’ diyor. Şimdi Tayyip Beye olan sevgi ve güven devam ediyor ama zayıflamış olarak devam ediyor. Bu zayıflamayı durdurmak lazım.”

 

“2 kilo et kaç para biliyor musun?”

Zamları ve hayat pahalılığını küçümseyen açıklamalarda bulunan AKP’li yöneticileri, bakanları, milletvekillerini de eleştiren Arınç, şunları söyledi:

“Bizim grup başkanvekilimiz yanlış bir matematik hesabı yaptı. Sonra döndü mü dönmedi mi bilmiyorum yüzde 7’yi yüzde 700 gibi anlayacak bir hesabın içerisine düştü. Biraz da gülünç oldu tabi. Dikkatsizliğine vermek tabi yoksa çok iyi bir insandır. Konya’dan da bir milletvekili de ‘minicik minicik zamlar, bundan şikayet etmeye gerek yok’ demişti. Bunlar insanları yaralıyor ama haberiniz olsun. Yani ben 2 kilo et yiyeceğime yarım kilo et yerim diye göğsünü gere gere dolaşıyor. Ulan 2 kilo et kaç para biliyor musun sen? 300 lira. Kim verecek bu parayı?”

 

“Aday tartışmaları muhalefete yarar”

“Millet İttifakı’nın adayı tartışmalarının, Millet İttifakı’na yarayan bir propagandaya dönüştüğünün altını çizen” Arınç, şöyle konuştu:

“Millet İttifakı’nın adayını henüz belirlememiş olmasının bir 6’lı bir ittifak olarak gidiyorlar. Adaylarını da açıklamayı düşünürler zamanı geldiğinde. Bugün bazı isimler üzerine konuşuyorlar. Onlar açısından bir siyaset iletişimi olarak şu faydalı olabilir; her gün onlar konuşulursa her gün bunun reklamı yapılıyor demektir. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. ‘Bugün 6’lı masa ve 6’lı masanın adayı Mansur Yavaş mı yoksa başkası mı’ diye konuşulursa ve her gün akşam televizyonlarda bilmiş bilmemiş insan bunların üzerine laf konuşuyorsa bu onların propagandası anlamına gelir. Ben şahsen böyle bir propagandaya alet olmak istemem.”

 

“ARINÇ’IN SÖZLERİ İKTİDARA BİR UYARI NİTELİĞİNDEDİR”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı)- Bülent Arınç doğruyu söylemiş.  Bülent Arınç’ın sözlerini bir uyarı olarak görüyorum. Bülent Arınç şu anda çok etkili bir görevde değil. Eskiden TBMM Başkanlığı, bakanlık görevleri olan bir insandı. Şu anda herhangi bir görevi yok ama AKP içerisinde yer almaya devam ediyor. AKP’nin kurucularından biridir. Bülent Arınç’ın sözlerini, başta cumhurbaşkanı ve bakanlar olmak üzere,  yönetimde etkili konumda olanlara yapmış olduğu bir uyarı olarak kabul ediyorum. Arınç halkın içinde; sadece bu görevlerde bulunmuyor. Arınç sanırım cumhurbaşkanının halktan uzak kaldığını, halkın nabzını ölçemediğini; halkın yoksullaştığını göremediğini düşünüyor. Cumhurbaşkanı hala kendi teorisinde ısrar ediyor; Naslara göre hareket ettiğini söylüyor. Türkiye bir çıkmaza girmiş durumdadır. Bu çıkmazdan kişisel teorilerle değil ekonominin gerekliliklerine uyarak çıkılabilir.

Yeni tedbirler almak gerekiyor ama aldıkları tedbirler hep ters sonuç verdi. Bugün vatandaşlar altından kalkamayacağı bir durumla karşı karşıya.

Bazı AKP mensupları reis ne yaparsa doğrudur, yanlış olmaz anlayışında. Bu ekonomideki ters gidişi herkes görüyor. Ekonominin dibe vurmuş vaziyetini herkes görüyor. Bülent Arınç’ın açıklamaları, AKP tabanında destek bulmuş olan açıklamalardır.

Bülent Arınç’ın yaptığı açıklamalar halkın içinden, yükseltilmiş olan seslerdir. Bu sesleri başta cumhurbaşkanı olmak üzere tepedekilerin duyması ve ona göre önlemler alması gerekir.

Arınç, “Benim adım Doğrucu Davut’a çıkmıştır. 9 köyden kovulduk, şimdi 10’uncu köye sığınmış vaziyetteyiz” diyor. Kendisinin şu anda etkili bir siyasi konumu yok. Ama vatandaşın arasında bulunuyor. Bugünkü devlet yönetimi, vatandaşın sesine kulağını tıkamış vaziyettedir. Dilerim ki Bülent Arınç’ın uyarılarına kulak versinler.

“SÖYLEMLERDE, DEVAMLILIK, İSTİKRAR VE GÜVENE İHTİYAÇ VAR”

Ertuğrul Yalçınbayır (Eski Başbakan Yardımcısı)- Bu tespit doğruları söylemedir. Sayın Arınç doğruları zaman zaman söylüyor. Ama bunlarda istikrar lazım, devamlılık lazım, güven vermek lazım. Bu güveni tam anlamıyla veremiyor. Vermemesinin nedeni de yönetim anlayışıdır. Bu yönetim eleştiriye o kadar tahammül edemiyor. Tahammül edemeyince ya kendisi müdahale eder veyahut troller vasıtasıyla müdahale edilir. Bir şekilde susturmanın yöntemlerini kullanırlar. Tüm bunlar da AKP’nin kuruluş zamanındaki felsefesine uygun değildir. Neyi söyledik, ne yaptık? Sayın Arınç’ın söylediği de eleştiri hakkının sınırlı şekilde söylenmesidir. Eğer bu söylemler sınırlıysa bırakın hiç söylenmesin.

Sadece bunların söylenmesi yetmez, söylemlere kulak vermek, anlamak, ders alıp yerine getirmek lazım.

Hak hukuk adalet ve vicdan. Bu vicdanlara herhangi bir şekilde tesir edecektir. Seçim sürecinde her şey sandığa göre ayarlanmaktadır. Zaman zaman farklı söylemler dahi sandığa yönelik olabilir. Farklı söylemleri de niyetine göre değerlendirmek lazım. Niyet bugünkü iktidarın devamıysa, yanlışlardan vazgeçmeyi, adaleti sağlamaksa ne ala. Ama bu maalesef seçim sürecinde her şey kazan kazan formülüyle yürütülmektedir. Her şeyi niyetine göre değerlendirmek lazım. Bu değerlendirmede ilmi verilere bakmak lazım. Çoğunluğun oyu, kararı hiçbir zaman hak değildir. Onun için çoğunluğun da kendilerine gelmesi, vicdanlarının sesini dinlemeleri ve bu konudaki iradenin sandığa yansıtılması çok önemlidir.

“ARINÇ’IN SÖZLERİNİN HİÇBİR DEĞERİ YOK, HİÇBİR ETKİSİ DE OLMAZ”

Namık Kemal Zeybek (Eski Kültür Bakanı)- Bülent Arınç’ın sözlerinin hiçbir etkisi olmaz. Arınç “Erdoğan’a destek azalıyor, bunu çoğaltmamız lazım” diyor. Hala “Erdoğan” diyor. Hala Erdoğan dedikten sonra ne önemi var ki bu sözlerin? Önemsemiyorum, zaman zaman böyle çıkışlar yapıyor. Ama hiçbir ağırlığı yok.  Zaman zaman böyle çabucak dönülebilecek çıkışlar yapar. Sözlerinin önemli ve değerli olduğuna inanmıyorum. Herkes görüyor. Mesele başka… İktidarın bir takım dayanakları var. 3 temel dayanağı var, önemli olan o. Bunlardan biri dincilik. Tarikatların çoğu, büyük tarikatlar ne olursa olsun iktidarı destekliyor. İsterse Türkiye batsın, enflasyon yüzde 1000 olsun… Ne olursa olsun tarikatlar bunları destekliyor. İkincisi yoksullaştırdıklarına hala para basarak bile olsa destek veriyorlar. Yoksullaştırdıkları kitleleri destekliyor. Üçüncüsü, basın yayında öylesine bir ağırlıkları var ki… Basın yayın, tekrarlaya tekrarlaya kimi yurttaşlarımızı etkiliyor. Dolayısıyla bir sac ayağı biçiminde bir desteği var bu iktidarın. Arınç’ın sözlerinin hiçbir değeri yok, hiçbir etkisi de olmaz. Arınç yerine içeriden etkili, yetkili bu tür konuşmalar yapmayan biri olsa önemli derdim. Zamanında Arınç, Melih Gökçek’in Ankara’yı parsel parsel FETÖ’cülere sattığını söyledi. Ne oldu? Bunların bir sonucu olmalıydı, oldu mu?