Bir yerdeki adaletsizlik başka yerdeki adalete tehdittir!

Dünyaca ünlü Filistinli model Bella Hadid, geçen hafta yaptığı Filistin’deki insanlık suçlarının görüntülerini paylaştığı Instagram paylaşımlarını “yazımın başlığındaki” bu sözlerle bitirdi.

Geçen Cuma ve akabinde Mescid-i Aksa’da İsrail polisinin, Filistinli halka saldırısının görüntüleri kan dondurdu. 12 yaşındaki çocuğu kıstırarak nefes almasının önüne geçen, engelli vatandaşa saldıran polisten, çocuğu gözü önünde vurulan anneye kadar…

Yaşanan olaylardan hemen sonra, Google haberler kısmına hem İngilizce, hem Türkçe “İsrail” yazdım.

“Israel” yazınca karşıma çıkan başlıklar:

Israel Airstrikes Hit Gaza After Rocket Fire (İsrail Hava Saldırıları Filistinli Roket Ateşinin Ardından Gazze’yi Vurdu (Wall Street Journal)

New Rocket Fire From Gaza Follows Rising Tensions in Jerusalem (Gazze’den Yeni Roket Ateşi Kudüs’te Artan Gerginliği Takip Ediyor)  (NY Times)

Palestinians clash with Israeli police at Jerusalem holy site, 152 injured (Kudüs’ün kutsal bölgesinde Filistinliler ile İsrail polisi çatıştı, 152 kişi yaralandı) (Reuters)

“İsrail” yazınca karşıma çıkan başlıklardan bir kaçı ise şöyle idi:

İsrail savaş çıkarmak için Mescid-i Aksa’da ibadet edenlere saldırıyor

İsrail, 4 ay sonra Gazze’yi vurdu (Sözcü)

İsrail polisi ve fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya baskınları 4. günde devam ediyor (AA)

Anlayacağınız, bu görüntülere sebebiyet verenler belli, destekliyicileri belli. Bu “saldırıyı” “çatışma’” diye veren Batı medyası belli.

Bella Hadid’in paylaşımı sonucu, Bella Hadid, Instagram tarafından engellendi. Hadid’in sosyal medyada hikaye paylaşması, paylaşımlarının sensörlenmesi, ve mesajlarına erişiminin engellenmesi, sözde “düşünce özgürlüğünü” savunanlara yakıştı mı peki? Sosyal medya herkesin sesini özgürce duyabileceği bir mecraydı hani?  Bir gruba bu ayrıcalığın verilip, kimisine verilmemesi sosyal medyayı diktatörlüklerden farklı kılmıyor.

Marc Zuckerberg’in kurduğu Meta (bünyesinde Instagram ve WhatsApp de olan Facebook şirketinin yeni adı) Filistin yanlısı paylaşımları sensörlemek ile biliniyor. Bella Hadid örneği, binlerce hesaptan yalnızca bir tanesi. Geçtiğimiz yıl, 250 Filistinli’nin öldürüldüğü Gaza katliamında Instagram binlerce hesaba “gölge yasaklaması” yapmış, canlı yayınların kalitesini bozarak yayın akışını engellemiş ve Filistin yanlısı hashtagleri gizlemişti.

Gölge yasaklaması (İngilizce terimiyle Shadowban) Instagram tarafından dillendirilmese de Instagram’ın yapmaya yetkisi olduğu ve yaptığı bir uygulama. Bu yasaklama ile hesaplar paylaşım yapmaya devam etseler de paylaşımları çok daha az kişinin ana ekranına düşüyor ve kullanıcıların paylaşımlarla etkileşimleri ve görme oranları azalıyor. Bella Hadid’in paylaşımları şu an her ne kadar profilinde gözükmeye devam etse de, bu uygulama nedeniyle diğer paylaşımlarına göre milyonlarca daha az kişinin haber akış sayfasında yer aldı.

IMEU haber ajansına göre, Filistinli “Within Our Lifetime Palestine” (Ömrümüz İçinde Filistin) gibi kuruluşların ve Muna ve Muhammed El-Kurd gibi aktivistlerin sürekli Instagram tarafından hedef alınarak sansürlenildiği biliniyor. Kimi zaman ise Filistin yanlısı hesaplar tamamen kapatılıyor.

Eskiden İsrail hükümeti için çalışan Emi Palmer, sosyal platformlarını İsrail’in işlediği savaş suçlarını gösteren paylaşımları silmeleri konularında teşvik ederken, aynı zamanda Facebook’un emsal oluşturan içerik denetleme kararları veren bir organı olan Gözetim Kurulu’nun üyesi.

“Demokrasi” tanımını tüm dünya için koyan Batı’nın, bu yaşananları “çizdiği demokrasisinin neresine koyduğu” büyük soru işareti. Hem ana akım medya, hem sosyal medya tarafından bir balonun içinde yaşamaya mecbur bırakılıyoruz. Etkileşime girdiğimiz içerimlerin değiştirilmesi bu olaya özgü değil.

Buradan bu olaya ilişkin ilk Batı’ya, sonra her gün karşımıza çıkan gerek deneyimlediğimiz gerek tanıklık ettiğimiz olaylar için hepimize şu hatırlatmayı yapmak isterim: katliamı “çatışma” olarak veren algı operasyoncuları da bu olayla belirlenmeli.

Yönlendirilmeye izin vermeyelim, çizdiğimiz sınırları ve benimsediğimiz değerleri aklımızda “bazen” değil, “hep” taşıyalım. Çünkü, Dünyanın bir köşesinde bir insanın mağdur edildiği adaletsizlik, tüm insanlığın adaletlerine tehdittir!..