Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Turizm 2022’de ümitli mi?

Ülkemizin coğrafi konum itibariyle, zaman zaman sürprizlerle karşılaşması adeta bir kaderdir.

Bu ülkenin ekonomik, sosyal, siyasi ve turizm geleceğini de etkilemektedir ve bunun değişimi elimizde değildir.

Türk turizminde her yıla iyimser tahminlerle başlamakla beraber son üç senedir baş belamız “Covid-19 salgını”dır. Daha ne kadar süreceği belli değildir.

Daha fenası ise coğrafyamızda başlayan Rus-Ukrayna savaşıdır. Başta uzun sürmez dense de işin öyle pek çabuk biteceği ihtimali gittikçe azalıyor.

 Savaşın uzun sürmesinin Türk turizmi için anlamı, 7-8 milyon turistin gelişinin kesilmesidir. Bunun yanında bir başka sorun ise içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar ve enflasyonun etkilerinden dolayı yaşam şartlarının zorlaşması var. İğneden ipliğe her ürünün fiyatında yaşanan zamlar tahribatı artırıyor.  Hükümetimiz bu hususta elinden gelen her türlü önleyici adımları atmakta ve etkinin kalkması için ciddi uğraş vermektedir. Ancak sonuç bir hayli zaman alacak gibidir.

Buna rağmen Türk turizm yatırımcılarımız geçmişte yaşanan krizlerden tecrübelidir. Her türlü krize karşı anında refleks gösteriyorlar ve her engele rağmen tesislerini açık tutma başarısını gösteriyorlar.

Geçen yıl başta pandemi olmak üzere birçok olumsuzluğa rağmen, üstün gayretlerle iyi denilecek bir sezonu geride bıraktılar.  Bu sene ise Rusya Ukrayna savaşı nedeniyle bu iki ülkeden gelen turist miktarının en az 5 milyon azalacağı tahmin edilmektedir.

Peki Avrupa Birliği ve İskandinav ülkelerinin talep eğrisinde hareketlenmeler var mı, derseniz; evet vardır. Bu ülkelerden rezervasyonlar geliyor.

Türkiye’ye gelecek turist sayısında bu yıl zannediyorum Almanya listenin ilk sırasında yer alacaktır.

Sektör en azından geçen senenin altında olmayan bir talep ve getiri kazanacaktır.

Ancak sınırlarımıza yakın ve etkileri Türk turizmi için çok önemli olan bu savaş son bulursa, Türkiye’ye olan talep artacaktır.

 

Bu arada Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un sektörden gelmesini bir şans olarak görmekteyim. Zira çok geniş bir tanıtım kampanyası başlatmıştır.

Her şeye rağmen sürprizler beklenmeli; gereken tedbir alınmalı ve konaklama tesislerine maddi teşvikler sağlanmalıdır.

Sektörün eğitim ve eğitilmiş eleman sıkıntılarının yanında, maliyetlerdeki artışlar hizmet kalitesinin düşmesine neden olmaktadır. Bu konunun nereye gideceği iyice sorgulanmalıdır.

Turizm bölgesel olarak tehlikeler içindedir. Ancak tecrübeli Türk turizm sektörü gereken tedbirleri almakta maharetlidir.

Fakat iyi bir görünüm arz etmekle beraber iç turizminin dikkatle takip edilip desteklenmesi ihmal edilmemelidir.

Dilerim her şey iyiyi gider. Dikkat dikkat derim.