Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Sokak köpekleri ve evcil hayvan ekonomisi

Köpeklerin günümüzden 12 bin yıl önce ilk evcilleştirilen hayvan olduğunu ve bu sürecin de yüzlerce yılı kapsadığını biliyoruz. İnsanlar ile köpekler arasında binlerce yıl önce kurulmuş bu bağ, günümüze kadar hiç kopmadı ve köpekler hep insanların en iyi dostu olarak yaşamımızda yer aldı.

Ancak son günlerde basına yansıyan köpek saldırıları hepinizin malumudur. Özellikle İstanbul’da bir site içinde sahipli köpeklerin bir çocuğa saldırısı göz ardı edilirse; genellikle sürü şeklinde gezen sahipsiz köpeklerin bu tür davranışları söz konusu.

Uzmanlar bu duruma maruz kalan kişilere, eğer soğukkanlılıklarını koruyabilirlerse şunları yapmalarını öneriyor: Asla köpekle göz teması kurulmamalı, bu onlar açısından tehdit unsuru. Size doğru hızla gelen ve havlayan ya da hırlayan bir köpeği fark ettiğinizde sakinliğiniz koruyun, kollarınız bitişik, yavaş adımlarla ters yöne doğru yönelin ve göz ucu ile onu takip edin. Asla ellerinizi gövdenizden ayırarak, gözlerinizi ona dikip bağırmayın. Bu, köpeklerce kendilerine olan tehdidin yoğunlaştığı algısı yaratır, vazgeçeceklerse bile saldırırlar. Yanınızda tesadüfen bulunan sırt çantası, plastik su şişesi ya da bir yiyecek maddesini ona doğru atarak oyalayın. O esnada uzaklaşma fırsatı bulabilirsiniz. Eğitimli ama terk edilmiş köpek olması muhtemel olduğundan kısa ve sert ‘hayır’, ‘git’ gibi komutlar da size biraz zaman kazandırabilir.

Ülkemizde 15 milyonu aşkın meskende evcil hayvan olduğu tahmin ediliyor. Aylık ortalama yüz liralık bir harcama yapıldığı öngörülüyor. Pet mağaza satışları, veterinerlik hizmetleri, marketleri, pet klinikleri, barınak ve çiftlikleri ile birlikte büyük bir pazar söz konusu ve yıllık cironun 10 milyar Türk Lirasını aştığı hesaplanıyor. Bu cirodan pet mağazaları yüzde 60, veteriner klinikleri yüzde 11, marketler ise yüzde 19 pay alıyor.

Türkiye’de evcil hayvanlar içinde en çok tercih edilen ise kuşlar. GfK’ca yapılan bir çalışmada insanlarımızın yüzde 20’si kuş, yüzde 16’sı balık, yüzde 15’i kedi ve yüzde 12’si köpek sahibi olduğunu açıklamış. Dünya ölçeğinde, GfK ve  Erumonitor’ün anketlerine göre, evinde kuş besleyenler sıralanmasında birincilik Türkiye’de. Balık için ise Çin’den sonra geliyoruz. Kedi sahipliği için ise Romanya başı çekmekte. Bu ülkede hane halkının yüzde 47’si evlerinde kedi beslemekte.

Evcil Hayvancılık ve İşadamları Derneği (Evcil-Der) verileri kedi ve köpek gıda pazarında büyümeyi 2011-2016 yılları arasında sırası ile yüzde 56.8 ve yüzde 43.4 oranında tespit etmiş. Yine aynı dernek dünyadaki pet sektörünün büyüklüğü olarak 150 milyar dolar rakamını vurguluyor. Bu konuda mama şirketlerinin yıllık ciro bazında liderliği Whiskas (Mars) yüzde 42.2 ile ele geçirirken, Nestle yüzde 15.8 ve Vitakraft Pet Care dev yüzde 4.7 ile onu takip ediyor.

Tahmin edilebileceği üzere 150 milyar dolarlık küresel pazarın en büyük payı, 57 milyar dolar ile ABD’den geliyor. Buna yakın bir pay da Kıta Avrupa’sından. Çin, Rusya ve Brezilya evcil hayvan ilgisinde Avrupa’yı izlemekte. Tahminen dünyada 1.2 milyar evcil hayvan söz konusu.

İzmir ve İstanbul gibi büyük şehirlerde 200-500 bin civarında sokak köpeği olduğu düşünülüyor. Vatandaşlarımızın sokak hayvanlarını beslemenin sevap sayıldığı bir geleneği olduğunu biliyoruz ancak, bu kadar sokak köpeğinin de sahiplerince sokağa terk edildiği bir gerçek.

ABD ve Avrupa’da sokak köpeği ve kedisi niçin yok diye düşündüğümüzde, bu ülkelerde sokağa evcil hayvan bırakma cezalarının ilgili yasalarca ‘ şiddet ve işkence suçuna’ eşdeğer bir kategoride olduğunu görüyoruz. Örneğin zaman zaman adli olay halinde kamuoyuna yansıyan hayvanlara tecavüze dair sapıklıkların cezası Almanya’da üç yıl hapis ve 25 bin euro para cezası. En basit hayvanlara yönelik kötü muamele için bile 1000 euro cezalar ve gezdirme dahil bu hayvanlarla ilgilenmeyi zorlayan sosyal yaptırımlar var.

Geçen senelerde Hollanda orijinli bir haber, yerel kuruluşların birinde toplanan sokak hayvanlarının uyutularak imhasını ele alıyordu. Yine de hayvanları koruma barınaklarından hayvan hakları polislerine, yasal cezaların caydırıcılığından hayvan sahiplenme yükümlülüklerine kadar birçok konuda, sokaklardaki sahipsiz hayvanlara dair çözüm yolları için Avrupa ve Amerika’dan ilham alacağımız birçok konu söz konusu.