Rusya, katliam ve savaş suçu ile itham ediliyor

Dünyanın algısı bir ayı aşkın süredir Ukrayna. 24 Şubat Ukrayna için milat gibi. Öncesi ve sonrası. Takvim 24 Şubat 2022’yi gösterdiğinde işgalin başlamasıyla ülkede kaosla birlikte bugüne kadar 4 milyona yakın kişi vatanını geride bırakarak ayrıldı.

Rusya’nın Kiev’e doğru ilerlemesiyle birlikte ana konu Kiev ele geçirilecek mi oldu. Ukrayna kuvvetleri Rus birliklerini durdurdu. Sonra savaşın 34’ncü gününde Rus kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Asıl fotoğraf bu sırada çıktı. Başkent Kiev’in kuzeybatısında yer alan ve varlıklı kişilerin yerleşim yeri Buça sokaklarında öldürülmüş insanlar görüldü.

Tartışma burada başlıyor. Ukrayna ve batı, Rusya’nın burada sivilleri öldürdüğünü söylüyor. Böyle insanlık dışı vahşetin cezalandırılması isteniyor.  Sadece yerde yatan öldürülmüş insanların dışında üzerinden tank geçerek ezilmiş bir araba içinde bir insan ölüsünün yer aldığı video görüntü de var.

Aslında Rusların Buça’dan çekilmeden önce savaşın hemen başında başka görüntüleri de TV ve sosyal medyada yansımıştı. Ukrayna’dan ayrılmaya çalıştığı düşünülen yaşlı bir çift Rus zırhlı aracından açılan ateş ile öldürülmüştü. Ölüm anı cep telefonu kamerası ile kaydedilmiş.

Rusların Ukrayna işgali sırasında sivil yerleşim yerlerine yönelik füze, topçu ve uçakla bombalaması sonucu çok sayıda sivil ve çocuk öldü.

Ukrayna’nın Jitomir, Harkov kentlerinde bombalanan okullar saldırıların acımasızlığını belgeleyen başka unsurlar. Savaşın bittiğini ve çocukların eğitim için bu okullara gittiğinde karşılaşacakları manzarayı düşünmeye çalışın.

Bir başka video görüntüsü Rusların geri çekildiği kırsal alana giren Ukrayna güçlerinin yaşlı bir kadın ile konuşmasını yansıtıyor.

Ukraynalı kadın “Niye geciktiniz bu kadar?” Ukraynalı asker “Senden özür diliyoruz büyükanne” yanıtını veriyor. Etkileyici bölüm burada başlıyor. Yaşlı kadın hıçkırarak ağlıyor. Kadının ruhsal travması video görüntüde anlaşılıyor.

Ukrayna tarafının elinde Rusların yarattığı vahşeti, insanlar üzerindeki korkuyu arttıracak pek çok görüntü var. Buça katliamı ile farklı iddialar da bulunuyor. İddialar Rus tarafından. Bu iddialara geçmeden çatışmaların başladığı günlerde sosyal medyada paylaşılmış bir başka video görüntü de konuşuluyor. Yere yatırılmış, esir Rus askerlerin bacaklarına ateş açılması bunlardan biri.

Buça katliamı ile ilgili Rus tarafının bir tezi var. Rus tarafının Kiev’in kuzeyinden çekildiği yönündeki haberler 30 Mart 2022’de duyuruluyor. Rusların çekildiğini ilişkin farklı haber ajanslarının haberlerinin çıkış tarihi 31 Mart 2022 tarihli.

Buça katliamının görüntülerinin servis edilme tarihi 3 Nisan 2022. Rusya’nın tezi arada kalan 3 günlük sürede ne oldu? Neden Rusların boşalttığı bölgelerdeki durumun dünyaya duyurulması gecikti. Rus tarafının bir başka iddiası ise öldürülenlerin kollarında görülen beyaz bantlar.

Ukrayna iddialarını yalanlayan “Provokasyon – Fotomontaj” diyen  Rus tarafı bu bantları sadece kendileriyle birlikte hareket edenlerin ve Rus birliklerinin kullandığı yönünde. Rusya, Ukrayna tarafının iddialarının dünya kamuoyunda yer aldığı anda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acil koduyla toplantıya çağırdı.

 

SAVAŞ VE KADINA YÖNELİK ŞİDDET

Savaşın içinde Rus ve Ukrayna tarafı 24 Şubat’tan beri belirli aralıklarla esir değişiminde bulunuyor. En geniş kapsamlı esir değişimi Yılan Adası’nı savunmakla görevli 13 Ukrayna askeri Mart ayı başında salıverilmesiydi.

Geçtiğimiz hafta içinde yine böyle bir salıverme – takas söz konusu oldu. Takas edilen esirler içinde Ukrayna ordusu içinde saçları tıraş makinası ile kazıtılmış kadın askerlerin görüntüsü sosyal medyada paylaşıldı.

Rus tarafı kadın askerleri takas ettiğindeki bu görüntü yine konuşulacak bir durum. Kadın askerlerin kendi iradeleri dışında saçlarının kesilmesi kadına yönelik şiddetin bir başka biçimi. Her ne koşulda olursa olsun uluslar arası sözleşme ve hukuk kuralları esir alınanlara yönelik uygulamaları belirliyor ve şarta bağlıyor.

 

“GÖRÜNTÜLER RUSYA’NIN SAVAŞ SUÇU İŞLEDİĞİNİN KANITIDIR”

Soner Aydın (Emekli Albay) – Ukrayna’daki savaş; bütün dünyaya vahşi ve acımasız yüzünü göstermeye başladı. Rusya’nın çekildiği yerleşim merkezleri enkaza dönmüş durumda. Yanmış-yıkılmış binalar, evler, hastaneler, okullar… Sokaklarda elleri arkadan bağlanmış ve ensesinden vurularak öldürülmüş insanlar, enkaz altından çıkarılan 70-80 yaşındaki nineler, annesini kaybetmiş bebekler, çocuğunu kaybetmiş anneler, çocuğunun gözü önünde tecavüze uğramış kadınlar…

Buça’da sokaklardan toplanan sivil ölü sayısının 400’den fazla olduğu, Mariupol’da210’u çocuk 5 bine yakın sivilin öldürüldüğü iddia edilmektedir. 11 milyona yakın insanın yerlerinden edildiğinden 4 milyondan fazla insanın mülteci durumuna düşürüldüğünden, Rusya’nın saldırılarının devam ettiği bölgelerde yüz binlerce insanın kurtarılmayı beklediğinden söz edilmektedir.

Bu eylemlerin tamamı savaş suçudur. 2002 yılında yürürlüğe giren Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü; Cenevre Sözleşmesine atfen, savaş suçu sayılan eylemleri 26 madde halinde tek tek saymıştır. Uluslararası silahlı çatışmalarda bu eylemlerden bir tanesi bile gerçekleşmiş olsa eylemin sorumlusu savaş suçlusudur.

Bunların yanında Rus askerlerine teslim olan Ukraynalı kadın askerlerin saçlarının kazınarak aşağılandıkları görüntüler basında yer almaktadır. Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü; teslim olan askerlere yapılanlar dahil, insan onuruna hakaret içeren, aşağılayıcı ve küçük düşürücü davranışları da savaş suçu saymaktadır. Tek başına bu görüntüler bile Rusya’nın savaş suçu işlediğinin kanıtıdır.

Rusya; Ukrayna tarafının ortaya koyduğu kanıtların kurgu olduğunu iddia etmektedir. Oysa günümüzde savaşlar bütün dünyanın gözü ününde cereyan etmektedir. Televizyonlar bombalama görüntülerini neredeyse canlı olarak vermektedir. Bu görüntülerde roketlerle, füzelerle vurulan, içinde sivil insanların yaşadığı binalar yer almaktadır. Böyle bir ortamda sivillerin zarar görmediğinden söz etmek mümkün değildir.

Önümüze konulan bu tabloda abartılmış ya da kurgulanmış haber, beyan ve görüntüler olabilir. Ama savaşın gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda, Rusya’nın Ukrayna’da sivillere hiçbir zarar vermediğine inanmamız mümkün değildir. Üstelik bir de Rusya cephesinde savaşan Wagner Grubu ve Çeçen savaşçılar vardır ki; bunların savaş hukukuna riayet ettiklerini söylemek hiç de inandırıcı değildir. Bütün dünyada; Ukrayna’da sivillerin katledildiği kanaati son derece yaygındır. Arabulucu konumunda olan ülkemizde bile Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın bu yönde kanaat ifade etmişlerdir.

Etkili bir soruşturma yapılabilse, günümüzdeki teknik imkanlarla neyin gerçek neyin kurgu olduğu her yönüyle ortaya konulabilir. Ancak soruşturmanın gerçek suçlulara kadar uzanması ihtimali yok denecek kadar azdır. Yakın tarihte bunun pek çok örneği vardır. Son 30 yılda Irak’ta bir milyondan, Suriye’de 380 binden fazla sivil öldürülmüştür. Bunların pek çoğu da anne ve çocuktur. Bu eylemlerin gerçek faillerine hiçbir zaman ulaşılamamıştır. Ukrayna’da da aynısı olacak gibi görünmektedir. Son günlerde Ukrayna’daki katliamların sorumlusu olarak Azatbek Omurbekov isimli bir Rus yarbay gösterilmektedir. Bu yarbaya çarpıcı bir lakap da takılmıştır: “Buça Kasabı”! Öyle görünüyor ki; Ukrayna’da savaş suçu işlendiği kanıtlanırsa faili şimdiden tespit edilmiştir. Tıpkı 1986 yılında Nikaragua’daki iç savaşla bağlantılı İrangate skandalının sorumlusu olarak sadece ABD’li yarbay Oliver North’un gösterildiği gibi…

Ukrayna’daki bu savaş zamanında durdurulamadığı taktirde bu tür katliamların artarak devam etmesi kaçınılmazdır. Savaşlarda sivillerin, yaşlıların, kadınların, çocukların zarar görmeleri de savaşı çıkaranların, teşvik edenlerin, destekleyenlerin hiçbirisinin umurunda değildir. Savaşan askerlerin bazıları canavarca hislerini tatmin ederler, onları yönetenler de sadece hedeflerine ulaşmayı düşünürler ve bu tür ihlallere göz yumarlar. Savaşların gerçeği maalesef budur. Rusya; askerlerinin Ukrayna’da yaptıklarının farkındadır, Ukrayna halkına bilinçli ve planlı baskı uygulayarak sivil direnişi kırmaya ve yerli halkı işgal ettiği bölgelerden uzaklaştırmaya çalışmaktadır.

 

Ukraynalıların Rus nefreti yıllar yılı sürecek

İzmir Ekonomi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Ozan Arslan Ukrayna – Rusya savaşının bugünü ve yarınını değerlendirirken “Rusya’nın ve Putin’in kayıpları” ile “savaş suçu” iddialarının altını çiziyor… İşte görüşleri…

Uluslararası siyaset cephesinde Putin yönetimi kaybetmiş durumda gözüküyor.

Askeri harekatın gidişine bakıldığında da kazanıyor gibi gözükmüyor.

Rus Birliklerinin işgal ettikleri bölgelerde savaş suçları işlediklerine dair haberler, Rusya’nın uluslar arası toplumun daha büyük kesimlerinden daha fazla ve daha sert tepkiler toplamasına neden olurken batı dünyasının Ukrayna’ya silah yardımını ve diplomatik desteğini daha da artmasının önünü açıyor.

Rus silahlı kuvvetlerinin Ukrayna’da savaş suçu işlediklerine ilişkin iddialar doğrulanırsa bu yaptırımların meşruiyeti de, şiddeti de, kapsamı da daha artacaktır.

 

Bir yandan batı dünyası tarafından Ukrayna ordusuna verilen modern silah, teçhizat ve istihbarat desteğinin öte yandan Rus ordusunun asker ve teçhizat kayıplarının giderek artması Rusya’ya uygulanan yaptırımların aşamalı olarak ama sürekli genişletilmesi; Rusya’nın uluslararası siyasette giderek daha fazla yalnızlaşması ve Çin ile ilişkilerinde daha kırılgan ve karşı tarafa daha bağımlı partner haline dönüşmesi, Putin yönetimini zora sokacak.

 

Moskova’nın Ukrayna stratejisi ve işgal beklendiğinin tam tersi bir sonuç verecekmiş gibi gözüküyor. İçersinde derin çatlaklar bulunan batı dünyası birleşmeye başladı. Finlandiya ve İsveç’in de katılımlarıyla Rusya’nın batı sınırlarında NATO’nun varlığını azalmayıp daha da güçlenebilir. Savunma harcamalarını ve yatırımlarını şu ana kadar önemli ölçüde ihmal etmiş Avrupa Birliği üyesi devletler, geniş maddi imkanlarıyla Rusya karşısında silahlanmaya başlayacaklar.

 

Toprakları işgal edilmiş Ukrayna halkının Rusya’ya tepkisi ve husumeti kuşaklar boyunca değişmeyecek ve Ukrayna’nın batı ile yakınlaşma çabalarını daha da arttıracaktır.

 

Ayrıca Çin’in gözünde Rusya’nın gayrı resmi ama stratejik bir müttefik olarak kıymeti de, Moskova’nın Ukrayna’daki siyasi ve askeri başarısızlığından dolayı azalmakta.

+++++++