Vergi tahakkuk / tahsilatında son 20 yılın en düşük oranı… Bu rekorun sebebi sadece Pandemi mi?

Türkiye’de 2021 yılında vergi tahakkuk tahsilat oranı yüzde 80,6 ile son 20 yılın en düşük ikinci seviyesini gördü. Bu dönemin en düşük seviyesi ise yüzde 80,1 ile 2020 yılında yaşanmıştı.

Gelir İdaresi Başkanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre, son 20 yıl içinde vergi ödeme alışkanlığının en zayıf olduğu dönem, son iki yıldır yaşanıyor. 2000’li yılların ilk yarısında yüzde 90’ların üzerinde olan tahakkuk/tahsilat oranı ilk kez 2008 yılında yüzde 89,7 ile yüzde 90’ın altına geriledi. 2010’da yüzde 86,2 olan oran giderek gerilemeye başladı. 2015’te yüzde 84,7’ye gerileyen tahakkuk/ tahsilat oranı, 2018’de yüzde 81,4’e, 2019’da yüzde 81’e indi. Pandeminin ilk kez görüldüğü 2020 yılında yüzde 80,1’e gerileyen tahakkuk/tahsilat oranı aynı zamanda son 20 yılın en düşük seviyesini de görmüş oldu. Geride bıraktığımız 2021 yılında ise tahakkuk/tahsilat oranı yüzde 80,6 olarak hesaplandı.

Dünya Gazetesi’nden Hüseyin Gökçe’nin haberine göre, açıklanan bu oranlar, geçmiş yıllardan kalan ve ödenmeyen, yapılandırma ya da vergi affı ile ödenen borçları da kapsıyor. Yani tahakkuk kısmı geriden gelen ödenmemiş vergi borçlarını da içeriyor, tahsilat kısmı da benzer şekilde vergi afları sebebiyle ödenen geçmiş yıl borçlarını da kapsıyor.

 

“Tahsili imkansız alacaklar artıyor”

Gelir İdaresi Strateji eski Başkanı ve Yeni Ekonomi Danışmanlık A.Ş kurucu ortağı Nazmi Karyağdı, tahsilat tahakkuk oranındaki düşüşü, naylon fatura düzenleyici ve kullanıcılarına kesilen yüksek cezalar ile sık çıkan vergi aflarına bağladı. Karyağdı, “Naylon fatura düzenleyicilerine ve kullanıcılarına düzenlenen, yüksek tutarlı olup tahsil kabiliyeti yok denecek kadar az olan vergi inceleme raporlarından kaynaklanan vergi ve cezalar ile sıklıkla çıkarılan vergi afları nedeniyle Gelir İdaresinin tahsilatları olumsuz yönde etkileniyor. Bu gibi durumlar nedeniyle tahsili sorunlu ya da imkansız alacaklar her yıl artıyor” dedi.

Her yılbaşında, geçen yıllardan tahakkuk edip de tahsil edilmemiş alacakların da yeni yılın istatistiklerine tahakkuk olarak aktarıldığı bilgisin veren Nazmi Karyağdı, “Bu nedenle de her yıl tahakkuk/tahsilat oranları düşmüş gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Eğer geçmiş yılların tahsil edilmemiş alacaklarını yeni yıla tahakkuk olarak eklemezsek, cari yıldaki tahakkuk/tahsilat oranı daha yüksek çıkacaktır. Ancak naylon fatura düzenleme ve kullanma kaynaklı vergi inceleme raporlarının artması ve vergi aflarının vergi ödeme davranışını olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle Maliyenin tahsilat fonksiyonu oldukça zayıflıyor” ifadelerini kullandı.

 

Af beklentisi alışkanlık oldu

Türkiye’de vergi afları Türkiye Büyük Millet Meclis’nin kuruluşu ile başlıyor. TBMM’nin ilk kanunu, vergi yasası 30’uncu kanunu ise vergi affı yasasıydı. Bu af mültezimlere (devlet adına vergi toplayanlar) ödeme kolaylığı getiren yasaydı. Buna göre TBMM alacaklarının aslını istiyor faizini ise siliyordu. Aradan geçen 101 yılda 53 vergi affı yasası çıktı. Bu aflar bazen verginin tamamını bazen bir kısmını ve çoğunlukla da faizini ve cezalarını silen yasalardı.

Son yıllarda ise vergi afları giderek sıkılaştı. 2003’ten bu yana yaklaşık 1.5 yılda bir vergi affı yasası çıktı. Bu da başta iş dünyası olmak üzere her 1.5 yılın sonunda af beklentisi yarattı. Vatandaşların büyük bölümü vergisini af yasalarından yararlanarak cezasız veya daha az faize katlanarak ödemeyi alışkanlık haline getirdi. 2003’ten bu yana gelen 15 affın çoğunluğu daha ziyade vergi anaparaları değil ceza ve faizlerinin silinmesi şeklinde oldu. 2015’deki geniş kapsamlı affın ardından çıkarılan tüm aflar borçların yeniden yapılandırılması oldu. Yani asıl vergi değil ceza ve faizler indirildi ve ödeme kolaylaştırıldı.

 

 

“SALGIN, EKONOMİK AKTİVİTEYİ FELÇ ETTİ VE VERGİ TAHSİLATI ETKİLENDİ”

Uğur Civelek (Ekonomist)- 2021’de gördüğümüz şey birinci derecede salgınla bağlantılıdır. 2020 yılında başlayan salgın ekonomik aktiviteyi etkiledi. Bu bütçe üzerinde bir takım yükler oluşturdu.  Ekonomik aktivite daralınca, insanlar sokağa çıkmıyor, normal faaliyet devam edemiyor. Bir takım kısıtlamalar var, bu ekonomik aktiviteyi etkiliyor. Örneğin turizm, hizmet sektörü çok etkileniyor. Onlara ödediğimiz vergiyi otomatik olarak azaltıyor. Bu sürpriz değil, beklenen bir şey.

Başka etkiler var ama özellikle 2021’de en büyük fark salgından gelen fark. Ama onun tek faktör olduğunu söylemiyorum. Yıllardır devam eden bir şey var. Siz sorunları radikal bir şekilde çözmek yerine sorunları ağırlaştırarak günü kurtarıyorsanız o vergi tahsilat oranını etkiler. Sürekli aflar da çıkartırsınız. Düzgün çalışanı cezalandırır yanlış yapanı ödüllendirirsiniz. Bu sorunlar ağırlaştıkça kısır döngüye girer. Bunun üzerine salgın geldi ve ekonomik aktiviteyi bir anlamda felç etti. Özellikle hizmet sektörünü.

İstanbul’un özel bir yeri var. Yüzde 40’ı oradan geliyor. İstanbul’daki hizmet sektörünün payı da yüzde 80’in üzerinde. Bir salgın geliyor hizmet sektörünü felç ediyor. Bu vergi tahsilatını da otomatikman etkiliyor.

Diğer faktörler biraz gölgede kalıyor. Türkiye’de özellikle son 20 yılda borçluluk oranında artış görüyoruz. Verimsizlik borçla teşvik edilir hale geliyor. Bu da etkenlerden biri. Hiçbir sorunu kalıcı olarak çözmedik. Sorunların ağırlaşması pahasına günü kurtararak geldik. Aflar işin rutini haline geldi. Sürekli af çıkarılıyor.

Bir diğer etken de bütçe gerçekleşmeleri adı altında gerçek dışı rotalara girilmiş olabilir. Tahakkuklar şişirilmiş olabilir bu da tahsilat oranını aşağı çeker.