Bu rezalet savunulamaz…

Yap-işlet-devret projelerinde bir konu özellikle dikkatlerden kaçırılıyor. Genellikle garanti edilen yolcu başına ücretleri tartışıyoruz, fiilen gerçekleşen yolcu başına yapımcı firmalara ödenen astronomik ücretler ise pek tartışılmıyor. Fiilen gerçekleşen kullanım veya yolcu geçişleri esas alındığında yapılan ödemeler bize yap işlet projelerinin kamu maliyesi için birer kara deliğe dönüştüğünü göstermektedir.

1- Ankara yüksek hızlı tren garına ihtiyaç yoktu, yaptık. Ankara yüksek hızlı tren garı için 2021 yılında verilen yolcu garantisi 8 milyon, buna karşılık kullanan yolcu sayısı sadece 1 milyon 93 bin kişi, Ankara hızlı tren garında garanti edilen yolcu sayısında yanılma payı yüzde 86,4.

  1. a) 2021 yılında garanti edilen 8 milyon yolcu karşılığı yapımcı firmalara ödenen para 12 milyon dolardır. Hızlı tren garını kullanan yolcu sayısının 1 milyon 93 bin olduğu dikkate alındığında, garı kullanan her yolcu için yapımcı firmaya ödenen para 11 dolardır (165 TL). Ankara-Polatlı arasında bir bilet aldığınızda TCDD’ye ödeyeceğiniz bilet ücreti 27 TL, garı kullanma karşılığı TCDD’nin yapımcı firmalara ödeyeceği ücret ise 165 TL’dir.
  2. b) 2021 yılında TCDD’nin Ankara YHT garını kullanan 1 milyon 93 bin yolcudan elde ettiği bilet geliri yaklaşık 45-50 milyon TL. Buna karşılık yap işlet kapsamında Ankara YHT garının yapımcı firmalarına garanti ödemesi ise 12 milyon dolar (177 milyon TL). TCDD Ankara’da hızlı tren işletmeciliğinden elde ettiği bilet gelirlerinin 3 katını Ankara YHT garını kullanım bedeli olarak yapımcı firmalara ödüyor.

2- Bu konuda tek örnek Ankara hızlı tren garı değildir. Zafer havaalanı için 2022’nin ilk 2 ayında garanti edilen yolcu sayısı 219 bin 622, gerçekleşen yolcu sayısı ise 2 bin 588 kişi oldu. Hata payı, yüzde 98,82 ve şirkete ödenecek garanti tutarı: 1 milyon 153 bin 634 euro, yani güncel kurla 18 milyon 804 bin 234 TL. Bir başka ifade ile Zafer Havaalanını kullanan her yolcu için devletimiz yapımcı firmaya 7 bin 266 TL  ödeme yapıyor. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf üreticilerimize 2022’de mazot, gübre, sertifikalı tohum ve ek girdi desteği olarak dekar başına 116 lira ödenecek. Buğday üreten bir çiftçimizin devletten 7 bin 266 TL destek alması için 63 dekara buğday ekmesi gerekecek. Zaten köylümüzün sadece 63 dekar tarlasını sürmek için kullandığı mazottan, devletin alacağı vergi, verdiği devlet desteğini alıp götürmektedir.

3- Osmangazi köprüsünde garanti edilen günlük araç geçişi 40 bin ve araç başına geçiş ücreti 42 dolar + KDV (661 TL), köprüden geçiş ücreti ise 184,5 TL. Osmangazi Köprüsünden garanti edilen sayıda araç geçse bile yapımcı firmaya 2022 yılında hazineden ödenecek para 475 milyon dolardır. (6 milyar 983 milyon TL).

  • Eğitim yatırımları için Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasında yer alan ODTÜ’ye 50 milyon, Boğaziçi Üniversitesine de 60 milyon, Ankara Üniversitesine 44 milyon lira, Hacettepe Üniversitesine 65 milyon, Ege Üniversitesine 39 milyon, Galatasaray Üniversitesine 25 milyon ve İstanbul Teknik Üniversitesine ayrılan pay 60 milyon lira. On binlerce öğrencinin eğitim aldığı ülkemizin en seçkin 7 üniversitesinin eğitim yatırımları için 2022 yılında bütçeden ayrılan pay 343 milyon TL. Bu paranın 20 katından fazlasını (6 milyar 983 milyon TL) 2022 yılında Osmangazi Köprüsünü yapan müteahhit firmalara ödeyeceğiz.

4- En son hizmete alınan Çanakkale Köprüsü de kamu maliyesi için kısa sürede bir kara delik haline gelecektir. Çanakkale İl özel idaresine ait GESTAŞ şirketi 6 hatta, 15 iskelede, 21 gemiyle, Çanakkale Boğazı, Gökçeada, Bozcaada ve Güney Marmara hattında, araç ve yolcu taşımacılığını sorunsuz bir şekilde yapıyordu. Ülkenin acil ihtiyaçları ve içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılar dikkate alındığında kamu menfaati açısından Çanakkale Köprüsünün yapımı gündeme gelmemeliydi. GESTAŞ’ın 2021 yılı verilerine göre yıllık taşınan araç sayısı, bayramlar da dahil 3,5 milyon civarındadır. Günlük taşınan ortalama araç sayısı ise 9 bin 500 civarındadır. Günlük 45 bin araç garantisi vererek Çanakkale köprüsünü yaptırdık. Çanakkale Boğazında hizmet veren araba vapurlarını da dikkate aldığımızda köprüyü kullanacak günlük araç sayısı sadece 6 bindir. Çanakkale  Köprüsünden ücretli geçen 6 bin araçtan alınan günlük geçiş ücreti 1 milyon 200 bin TL’dir, yapımcı firmaya ödenecek garanti ücreti ise 12 milyon 983 bin TL’dir. Bir başka ifade ile yapımcı firmaya ödenecek paranın sadece yüzde 9,24’ü geçiş ücreti ile karşılanırken, yüzde 90,76’sı hazineden karşılanacak ve Çanakkale Köprüsü her gün kamu maliyesine 11 milyon 83 bin TL, yıllık ise 4 milyar 300 milyon TL zarar yazacaktır. İhtiyacımız olmayan Çanakkale Köprüsü için 2022 yılında hazineden yapılacak ödemenin 10’da 1’ini Çanakkale’deki on binlerce çiftçimize tarımsal destek ödemesi olarak yapmıyoruz.

5- 2022 yılında milyonlarca çiftçimiz için bütçeden ayrılan mali kaynak 29 milyar TL’dir. Yap işlet projeleri için ise hazineden ayrılan kaynak ise 65 milyar TL’dir. GAP Projesi kapsamında sulu tarım yapılabilecek alan, 2,1 milyon hektar, günümüze kadar sulu tarıma açılan alan ise 571 bin 59 hektardır. GAP bölgesinde sulama yatırımları için yeterli mali kaynak yaratamadığımızdan sulanabilir alanların ancak yüzde 30’u sulu tarıma açılabilmiştir. GAP bölgesinde sulama projeleri tamamlandığında, tarımsal üretim 4,5 kat artacak, 3,8 milyon kişiye istihdam sağlanacak, başta pamuk olmak üzere birçok tarımsal üründe ülkemiz kendine yeterli hale gelecektir. DSİ’nin 2022 yılında tüm Türkiye’de tarımsal sulama yatırımları için ayırdığı bütçe 11 milyar 246 milyon TL’dir. Sadece Osmangazi ve Çanakkale Köprüsü için 2022 yılında hazineden ödeyeceğimiz para 11 milyar 260 milyon TL’dir.

Kullanmadığımız veya fiyatı nedeniyle kullanamadığımız yap işlet devret projeleri için her yıl milyarlarca lira harcanıyor. Söz konusu harcamaların mali kaynağının çok büyük bir bölümü acil ve gerekli yatırımlar ertelenerek, eğitim, sağlık hizmetleri için yapılacak harcamalardan çiftçilerimiz için tarımsal destek ödemelerinden kesinti yapılarak, ek vergiler konarak, yurt dışından dolar bazında yüzde 8,8 faizle borçlanarak karşılanıyor. Muhalefet partilerine düşen büyük bir görev vardır. Bıkmadan usanmadan, her yerde, her zaman yandaşları kollayan, ülkemizi milyarlarca borç batağına sokan yap işlet devret projelerinin gerçek maliyetini ve halkımıza getirdiği mali külfeti anlatmalı ve gündemde tutmalıdırlar ki AKP iktidarının bu tür yanlış uygulamaları son bulsun. Herkes gerçekleri öğrensin ve oyunu vererek bu rezalete destek olmasın.