Vatandaş soruyor; “Zamlarla ‘hayat pahalılığı’ önlenir mi?”

Cumhurbaşkanı’nın ve Maliye Bakanı’nın da kabul ettiği “hayat pahalılığının kolay kolay önlenemeyeceğini” CHP Meclis Grubu Raporu ortaya koydu…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hayat pahalılığının farkında olduklarını belirtti. Erdoğan, “Vatandaşımızın en önemli sıkıntı ve şikayetinin hayat pahalılığı olduğunu biliyoruz. Hayat pahalılığının önüne geçmek, vatandaşımızı enflasyona ezdirmemek boynumuzun borcudur… Evet, hayat pahalılığı vardır. Ama insanların düne göre biraz daha az miktarda alabiliyor olsa da istedikleri her ürüne erişiminin olduğu bir ülkede yaşıyoruz” dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de “benzer açıklamalar” yaparak hayat pahalılığını kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Nebati başta olmak üzere AKP yöneticilerinin de kabul etmeye başladığı hayat pahalılığı vatandaşın alım gücünü her geçen gün eritiyor. Yaklaşan Ramazan ayı öncesi zamlar art arda geliyor. Bu zamlar, haliyle vatandaşların sofrasına da yansıyacak. Fiyat atışları sadece özel sektör tarafından üretilen ürünlerde yaşanmıyor. Kamu kurumları da art arda zamlı yeni fiyatlar açıklamaya başladı. Et ve Süt Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi gibi devlet kurumları, ete, süte, buğdaya zam yapmaya devam ediyorlar. Akaryakıt zamları ise günlük yapılmaya başlandı. Uzmanlara göre, yılbaşında yüzde 120’nin üzerinde zamlanan elektriğe yeni zam kapıda. Vatandaş haklı olarak soruyor; “Hayat pahalılığı böyle mi önlenecek?”

CHP Meclis Grubu Raporu…

Ekonominin temel göstergelerindeki bozulma katlanarak artıyor. İşsizlik çift haneye demir atarken hedeflenen dış ticaret atılımı da lafta kaldı. Teşviklere karşın yabancı yatırımcı gelmediği gibi, var olanlar da kaçtı. Merkez Bankası ise eksi rezervle Türk Lirası’nı ayakta tutmaya çalışıyor.

Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizin kısa sürede aşılamayacağını CHP TBMM Grubu’nun “Güncel Ekonomi Raporu” da ortaya koydu. Rapora göre “Hayat pahalılığı sorununun kısa sürede çözülmesi” mümkün değil.

İşte raporun ana hatları…

– İşsizlik: 2021’de yıllık ortalama işsizlik oranı yüzde 12, işsiz sayısı ise 3 milyon 919 bin kişi oldu. AKP iktidarında işsizlik oranı, 12 yıl çift haneli oldu. 2015’ten bu yana da kesintisiz olarak çift haneli. Gerçek (geniş tanımlı) işsizlik oranı ise yüzde 24.4. Bu oran 2002’de yüzde 16.7’ydi. Genç nüfustaki işsizlik oranı ise 2021’de yüzde 22.6 oldu. Ne eğitim ne istihdamda olan genç nüfus oranı ise yüzde 24.7.

– Rezerv: 23 milyar dolarlık döviz mevduatının kur korumalı mevduata (KKM) geçmesine, ihracatçıların döviz gelirlerinin bir kısmını Merkez Bankası’na satmak zorunda bırakılmalarına ve Hazine’nin dış borçlanmasına karşın brüt döviz rezervindeki azalma sürüyor. Halen 108.7 milyar dolar olan bu rezervin yüzde 58’i ise swap borçları. Bu hariç net rezervi ise halen eksi 45.3 milyar dolar.

– Dolarizasyon: Döviz mevduatının toplam mevduata oranını gösteren dolarizasyon oranı toplamda yüzde 58.3, gerçek kişilerde yüzde 64.3 oldu. KKM’ler dahil dolarizasyon oranı yüzde 68.

– Ülke riski: Türkiye’nin dış borçlarını geri ödeme riskini gösteren CDS (5 yıl vadeli) ise 24 Mart itibarıyla 584.76 baz puan.

– Yabancı: Yabancı yatırımcı, 11-14 Mart haftasında kur ve fiyat hareketlerinden arındırıldığında hisse senedi ve iç borçlanma kâğıtları portföyünü 217 milyon dolar daha azalttı. Yabancıların hisse senedi, iç borçlanma kâğıdı, mevduat ve swaplardan oluşan sıcak para stoku da 31 Aralık-18 Mart arasında 8 milyar dolar azalarak 46.8 milyar dolara geriledi.

– Borç: Hazine’nin borç stoku son iki ayda 200 milyar lira artarak 3 trilyon lira sınırına dayandı. Bunun büyük bölümü döviz kurundaki artıştan kaynaklandı.

– İcradaki dosyalar: İcra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı son bir yılda 1 milyon 328 bin adet artarak 25 Mart itibarıyla 23 milyon 590 bine çıktı. Yurttaşların bankalara, finansman şirketlerine, varlık yönetim şirketlerine ve TOKİ’ye olan (tahsili gecikmiş borçlar da dahil) toplam borcu 1 trilyon 109 milyar lira düzeyinde seyrediyor.

– Güven: Mart ayında tüketiciler dışındaki bütün sektörlerin ekonomiye olan güveni azalırken son yıllarda daha da önemli hale gelen tarım sektöründe girdi fiyatları ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 10.12, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 57.26 yükseldi.