Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Cumhurbaşkanı adayı’ gibi!

Tarımın büyük önem kazandığı ve gıda krizinin konuşulduğu bugünlerde, ana muhalefet lideri / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Egeli üzüm üreticileri ile bir araya geldi. ‘Çiftçi Buluşması’ adı altında düzenlenen etkinliklerde verilen mesajlar, doğrusu oldukça anlamlıydı. Hemen her konuşmasında tarımın, üretimin ve üreticinin önemini vurgulayan Kılıçdaroğlu, millet iktidarında tarıma ve çiftçiye hak ettiği değerin / desteğin verileceğinin altını çizdi. Üzüm fiyatının iki dolar olmasını istemesi de üreticiden büyük ilgi ve destek gördü.

‘Milletin Sesi’ Kılıçdaroğlu

Bu buluşmalarda dikkatimizi çeken, Kemal Kılıçdaroğlu için ‘Milletin Sesi’ tanımının kullanılmış olmasıydı. Bu seslenişle, hem halkın sesi ve sözcüsü olduğu vurgulanıyor ve hem de Millet İttifakı’nın sözcülüğü öne çıkarılıyordu. Etkinlik alanlarındaki bir başka çarpıcı gözlemimiz, parti logosunun ve bayraklarının bulunmayışıydı. Kılıçdaroğlu, gittiği her yerde Türk bayrakları ile karşılandı. İnsanlar ve alanlar, bir parti liderinden çok, sanki bir ‘Cumhurbaşkanı adayı’nı karşılar gibiydi!..

Geçen dönemde üzüm mitinginin ve çalıştayının yapıldığı Alaşehir’de; Kılıçdaroğlu, bu kez ‘Üzümün Başkenti’ne Hoş Geldiniz’ diyerek karşılandı. Yerel seçimler öncesinde gerçekleştirilen üzüm mitinginin ardından yapılan seçimde, 71 yıl sonra Alaşehir Belediyesi’ni kazanan CHP’liler; bu mitingin ardından da genel seçimi kazanacaklarını düşünüyorlardı.

 

‘Z kuşağının demokrat dedesi’

Kemal Kılıçdaroğlu’nu karşılayan ve dinleyenler arasında, traktörlü çiftçilerin yanı sıra çok sayıda kadının ve gencin bulunuşu da dikkatimizi çekti. Özellikle Sarıgöl yakınlarında bir üzüm bağında çalışan kadınlarla söyleşen ve onların dertlerini dinleyen Kılıçdaroğlu’na, kadınlar yaşadıkları zorlukları anlattılar. Sarıgöl’deki çiftçi buluşmasında da üzüm üreticileri ve muhtarlar, yörenin sorunlarını dile getirdiler.

Alaşehir Cumhuriyet Meydanı’nda, kendi hazırladıkları ‘Uyuşturucunun değil Cumhuriyetin bağımlısıyız’ pankartıyla dikkati çeken gençlerin yükselttiği bir başka pankartta da ‘Z kuşağının demokrat dedesi’ yazıyordu.

 

Üzüm diyarında…

Geçtiğimiz ürün yılında ve hasat döneminde iktidardan büyük darbe yiyen ve bin bir emekle / zahmetle yetiştirdiği üzümünü maliyet fiyatlarının altında satmak zorunda kalan üzüm üreticisi, yeni ürün yılına hazırlanmakta zorlanıyor. Üretim şevkini ve heyecanını kaybediyor.

Başta gübre, zirai ilaç ve mazot olmak üzere, tarımsal girdilerde yaşanan olağanüstü artışlar, üzümcünün / üreticinin belini büküyor. Üretici bağına, bahçesine, tarlasına gübre atamaz hale geliyor. Geçtiğimiz 2021 mahsulünden büyük darbe alan ve zarara uğrayan üzümcü, önümüzdeki 2022 yılı mahsulü için de endişe duyuyor. İşte Kılıçdaroğlu, gerçekleştirdiği etkinliklerle; yaşadıkları zorluklar ve içinde bulundukları koşullar nedeniyle moralleri bozuk olan üzüm üreticilerine, moral vermeye çalıştı.

 

Hasat dönemi, üzümcünün kâbusu olmasın

Bugünlerde üzüm bağlarında kış hizmetleri tamamlanmış, asmalar budanıp çubuklar bağlanmış. Üzümcü, havaların ısınması ile birlikte, bağların uyanmasını ve asmaların o güzelim filizi yeşile bürünmesini bekliyor. Önce yapraklar açacak, ardından da üzümlerin doğuşu beklenecek. Aslında üretim sevincinin / keyfinin doyasına yaşanması gereken dönemi, üzümcüler maalesef yeterince yaşayamıyorlar. Çünkü geleceğe endişe ile bakıyorlar.

Üreticiyi endişelendiren bir büyük sıkıntı da başta gübre, zirai ilaç ve mazot olmak üzere, tarımsal girdilerdeki olağanüstü fiyat artışları… Üzümcüler, bağlarına nasıl gübre atabileceklerini düşünüyorlar. Bağlara yeterli gübre atılamazsa, bu durum ürün rekoltesini ve kalitesini olumsuz etkileyecek.

 

Üretici ve üretim desteklenmeli

Bir kez daha gördük ve anladık ki; Türkiye’nin ve dünyanın en kaliteli üzümlerinin yetiştirildiği Gediz Ovası’nın çalışkan üreticilerinin, mevcut siyasal iktidardan beklentisi kalmamış. Gözlerini ve kulaklarını, kendilerine destek olacak yeni bir siyasal anlayışa / yaklaşıma yöneltmişler. Umutla ve heyecanla, önümüzdeki süreçte yeni bir dönemin açılmasını bekliyorlar.

Başta Millet İttifakı olmak üzere, tüm muhalefet bileşenleri de bu bekleyişi boşa çıkarmamanın sorumluluğunu şimdiden duyumsayıp, gereklerini yerine getirmelidir. Önümüzdeki dönemde, emeğin, üretimin ve üreticinin desteklenmesinin tüm hazırlıkları bugünden kotarılmalıdır.