Halk soruyor; “Nereye varacak bu işin sonu?”

Başkan Savaş hakkında, İçişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Çataklı’nın “Yalan Söylüyor” açıklamasının ardından, Hatay Valiliği’nin yaptığı “suç duyurusu” tartışılıyor. Gaziantep’teki göçmen tablosunu ve durumu anlatan “gazeteci yazar” Ökkeş Özekşi’nin ve Hatay’daki gelişmeyi eleştiren “yazar doktor” Mesut Parlak’ın yazıları “Başkan haklı” dedirtiyor…
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Hatay’daki bir gelişme, “Türkiye’deki göçmen sorununu” yeniden ülke gündemine soktu. Önceki hafta başında Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Hatay’daki “göçmen sorunu” ile ilgili bir açıklama yapmış ve “Hatay’da doğan her 4 çocuktan 3’ünün Suriyeli olduğunu ve 12 yıl sonra Hatay’ın Suriyeli bir başkana teslim edilebileceğini” söylemişti.

İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı, 3 gün sonra Lütfü Savaş’ın açıklamalarının doğru olmadığını belirterek, “Türkiye’de doğan Suriyeli bebek oranı yüzde 8, Hatay’da ise 4’te 1’dir” demişti. Çataklı’nın açıklamalarından hemen sonra Hatay Valiliği, Cumhuriyet Başsavcılığı’na Lütfü Savaş hakkında “suç duyurusunda” bulunmuştu.

Başkan’ın açıklaması…

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Sözcü gazetesine yaptığı açıklamada, Suriyeli nüfus artışının şehrin geleceğini kritik noktalara sürüklediğine işaret ederek, “Ulu Önder Atatürk’ün büyük mücadelesiyle 83 yıl önce Türkiye topraklarına katılan Hatay elden gidiyor.” dedi.

Suriyeli kadınların doğal doğurganlığı da aşarak her yıl bir çocuk doğurduğunu, çok eşli ailelerde Suriyeli nüfus patlaması yaşandığını belirten Savaş “Suriyelilere vatandaşlık, seçme ve seçilme hakkı verilmesi büyük hata oldu. Böyle giderse biz azınlığa düşeceğiz. 12 yıl sonra Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Suriyeli olacak. Toprak almaları yasak ama Türk ortakları üzerinden ara senediyle sürekli toprak alıyorlar. Uyarıyorum, Hatay gidiyor” uyarısında bulunmuştu.

Başkan Savaş’ın açıklaması şöyle:

“Hatay’ın nüfusu 1 milyon 670 bin. Resmi verilere göre 500 bin civarında Suriyeli var. Ama gayri resmi sayı 800 binin üzerinde. Yaklaşık her 2 kişiden biri Suriyeli. Hatay’daki doğumların yüzde 75’ini Suriyeli kadınlar yapıyor. Yeni doğan her 4 çocuktan 3’ü Suriyeli. Savaş psikolojisi hormonları bozmuş. 11 ayda doğum yapan, 6 yılda 6 çocuk yapan Suriyeli kadınlar var. Çoğunun 3-4 eşi var ve hepsi de çok çocuk yapıyor. Demografik yapı bizim aleyhimize gelişiyor. 12 yıl sonra belediye başkanının Suriyeli olması hiçbirimizin hoşuna gitmez.”

“Hatay elden gitmesin”

“Reyhanlı’da Suriyeli aday olsaydı seçimi açık farkla kazanırdı. Bir çok ilçede denge değişiyor. Türk vatandaşları 12 yıl geçmeden KKTC’de vatandaş olamıyor. Suriyeli niye hemen vatandaş oluyor. Atatürk’ün milli sınırlara kattığı son yer burası. Bu coğrafyada zemin kaygan. Hatay giderse her yer gider. Hatay elden gitmesin diye mücadele veriyoruz. Ancak tek başıma ben çözemem, bu milli mücadeleyi asıl Ankara vermeli. Tanju Özcan Bey (Bolu Belediye Başkanı) kadar sert konuşmuyorum, ama burada durum hiç iyiye gitmiyor.”

“Zenginleşip toprak alıyorlar”

“Hatay’da ihracat, ithalat, altın ticareti Suriyelilerin elinde. Çok zenginleştiler. Kazandıkları parayla tarla, arsa, ev alıyorlar. Suriyeliye toprak satışı yasak. Vatandaş olan konut alıyor. Olmayanlar bu yasağı ara senediyle deliyor. Ara senediyle ticari ortağının üzerine arsaları, arazileri, tarlaları alıyorlar. Ablam müteahhitten ev aldı, sahibi Suriyeli çıktı. Her yerdeler.

Maliyetler yüzünden çiftimiz ekip biçemiyor, yüzde 75’i çiftçiliği bıraktı. Onların tarlasını Suriyeliler alıyor. Devletin kaymakamı Suriyelilere fon buldu, çilek ektirdi, kalkındırdı. Ama kendi vatandaşına destek olmadığı için bizimkiler tarlasını satıyor. Çiftçimiz gitmesin diye şimdi biz destek oluyoruz.

Suriyeliler çok fazla çöp üretiyor, çok aşırı su tüketiyorlar. Yeşil alanları bizden fazla kullanıyorlar. Kültürel olarak aramızda en az 35-40 yıl var.”

**********

MESUT PARLAK: BAŞKAN HAKSIZ MI?

Yazar ve doktor Mesut Parlak, Sözcü’de, “Sığınmacılar / Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş hakkında açılan soruşturma” konularında yazdığı “Sığınmacıya ‘ne olursan ol gel’ değerlerimize ‘giderlerse gitsinler!’” başlıklı yazında, Hatay’daki durumu anlattı. İşte yazısının ana bölümleri…

“… Prof. Dr. Ümit Özdağ Suriyeli sığınmacılarla ilgili adeta feryat ediyor. Sığınmacılarla ilgili tüm olumsuzlukları söylerken, gelecekte nasıl ülkeyi zorluklarla karşı karşıya getireceklerine dikkat çekiyor. Özellikle ülkenin demokratik yapısını değiştirdiği vurgusu doğrusu çok ürkütücü. Tüm sığınmacılara harcanan paranın 40 – 50 milyar dolar olduğu ifadesinin gerçeği yansıtmadığına, 100 milyar dolara yaklaştığına vurgu yapıyor.  Ümit Hoca’nın bu ifadelerinden yola çıkarak, içinde bulunduğumuz yıkıntının temel nedeninin Suriye sorunu ve sığınmacılar olduğu gerçeğini ortaya koyuyor.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın ise, sığınmacılar konusundaki anlattıkları yürek yakıcı.

Suriyelilerin demokratik yapıyı gitgide bozduğunu vurgulayan Lütfü Savaş Yayladağı’nda her 5 seçmenden biri Suriyeli. Mesela Yayladağı’nda Suriyelilerin sandıkları sayılmadan önce BBP kazanmıştı, sayılınca AKP kazandı. Reyhanlı’da daha fazla. Şimdi Reyhanlı’da Suriyelilerden bir tanesi seçime girsin. Yüzde yüz fark atar. Biz demokratik yapımızın bozulmasını istemiyoruz. Öz yurdumuzda çocuklarımızın, torunlarımızın garip olmasını istemiyoruz, bu milli mesele. Hatay giderse her taraf gider. Burada hangi renge giderseniz gidin, Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmaktan iftihar ediyor. Zaten 10 yıldır misafir ediyoruz kavga etmiyoruz. Ama Hataylı ses çıkarmıyorsa, nezaketindendir. ‘Biz barış istiyoruz” diyor.

Yönetenlere soruyorum; Başkan haksız mı?

Başkan, doğum oranları ile ilgili rakamlar verince, soruşturma açılıyor, sizler Ankara’da oturup ahkam keserken milyonlarca insanın ülkemize gelmesi, o kenti yönetirken ne çileler çekiyor, biliyor musunuz? Doktorlara ‘Giderse gitsinler’, konuşana soruşturma. Hatay buzdağının sadece görünen yüzü.

Özellikle Güneydoğu kentleri ve diğer şehirlerde, milyonlarca sığınmacı var. Kim bunlar, uğurlu mu, uğursuz mu, ajan mı, terörist mi? Bilen yok. Pek medyaya yansımasa da, artık mafya türü illegal olaylara başladılar. Sığınmacıların çoğu kaçak olduğundan, çoğu olaylar da aydınlatılamıyor. Her kentte Gettolar oluşturuyorlar. Suriye’deki savaş ve sonucunda milyonlarca insanın ülkemize gelmesi, sayın Özdağ ve uzmanlarının anlatımıyla Batılı emperyalizmin bir projesi olduğu gerçeği ortadadır. Gelecekte bunları kullanarak ülkeyi karıştıracaklar. Zaten 40 yılı aşkın süredir bebek katilleri ile uğraşıyoruz. Açıklanan doğum oranlarına bakılırsa, 10 yıl sonra kontrolsüz doğumla sayıları 3 – 4 kat artacak. Gelecekte Türkiye’yi nelerin beklediğini düşünmek bile istemiyorum.”

Parlak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da hitap ederek “… Bugün, sığınmacıların sayısı 10 milyonu geçti. Bu yazıklarım asla ırkçılık değildir. Ben sizin giderlerse gitsinler dediklerinizin, meslektaşı olarak, ırkçılığı reddeden Hipokrat yemini etmiş bir hekimim. Halka kulak verin. Halk bu sığınmacılardan yılgın” diyor.

 *******

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ: BÜYÜDÜ FARKINDA MISINIZ?

Gazeteci yazar Ökkeş Özekçi Gaziatep27 Gazetesi’nde Temmuz başında, “iki yazı ile” Gaziantep’teki durumu anlattı ve “Büyüdü farkında mısınız? Afganlara hazır mısınız?” diye sordu.

İşte yazdıkları…

“10 yıl önce gelmeye başladılar. O zaman 1 yaşındaki Suriyeli çocuk şimdi 11 yaşında. 5-9 yaş aralığındaki çocuklar ise 16-20 yaşına geldi. Dahası var. 2011 yılından itibaren gelen Suriyeli kadınların çocukları 1-2 iken şimdi 4-5-6 oldu. Çoğaldılar yani. Ve bu çocukların hepsi büyüdü. Nasıl büyüdü işte asıl sorun burada. Okuyan ve meslek sahibi olanların sayısının fazla olmadığı araştırmalarda ortaya çıkıyor zaten. Ve bu çocukların dışında kalanların hepsi şimdi sokaklarda, kahvelerde, yollarda. Kızlı erkekli, kimisi dilencilik yapıyor, kimileri hırsızlık. Kimileri uyuşturucuya bulaşmış, kimileri fuhuşa. Ve en vahimi sokaklarda başıboş gezip kavgalar yapan, insanları tehdit edip para isteyen, gruplar halinde gezen, adam kovalayan, hatta iki Suriyeli grup olarak birbirlerine saldırıp yaralayan veya öldürenlerin yaşadığı bir kent haline geldik.”

En çok çocuk doğuran Suriyeliler Gaziantep’te

“Mahallelerde yaşayanların gözüyle değerlendiriyorum, Şehrin belli bölgelerinde bazı gençler artık iyice kontrolden çıkmış durumdalar. Kiminle konuşsam herkes şikayet ediyor. Özellikle işsiz gençleri anlatıyorlar. Bunlar genellikle söz dinlemeyen, eğitim görmeyen, büyük ihtimalle parasız. İş bulmak gibi bir dertleri de yok. Elbette iş bulup namusuyla para kazananlar da var elbette. Hatta küçük esnaf olarak, işyerleri açan, Başpınar da, Küsget de, Ünaldı da fabrika ve işletmeler açarak özellikle Suriyeli işçi istihdam edenleri de söylemeliyim. Ama kendi haline bırakılan gençler var ya o gençler… İşte Gaziantep için asıl tehlike burada… Ve maalesef artık büyüdüler. Kızları da erkekleri de. Doğurganlık oranında sınır tanımadıkları için yaşadıkları mahallelerde başıboş halde gezip duruyorlar. Gaziantep’in durumu diğer illere göre çok farklı. Çünkü aldığım bilgiye göre, çocuk sayısıyla çok yakından ilgili hane büyüklüğünde de, beklenildiği gibi, kalabalık bir sonuç çıkıyor. TÜİK araştırmalarında 3,4 gibi çıkan Türkiye ortalaması, Gaziantep’te yaşayan Suriyeli ailelerde 6,64 çıkıyor.”

 

Bu istatistik Gaziantep’in geleceğinin fotoğrafıdır…

“Biliyorsunuz geçen hafta yazmış ve Suriyelilerin 2011 yılından itibaren geldikleri şehrimizde çocuk nüfuslarının süratle arttığını, çocukken geldikleri şehrimizde şimdi büyüdüklerinin farkına varılmasını istemiş dikkat çekmiştim. Niye? Çünkü bununla ilgili kent olarak yeterli bir planımızın olmadığını dile getiriyorum. Kötü mü yapıyorum. Kafanızı kumdan çıkarın demekle hata mı ediyorum. Alın işte, Okul, iş, ekonomik durum, illegal yönlü eğilimler, yasa dışı işlere meyilli olmaları, uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık ve sayamayacağım kadar çok pozisyonlarla baş başa bırakılan bu gençlerle bu kent ne yapacak… Nüfusun çok az oranının okuduğu, iş yerlerinde çalıştığı ama geri kalanının tamamen başıboş kaldığı, askerlik bile yapmadıkları şehrimizde yaşayanlar için nasıl sessiz kalabiliriz. Endişeliyiz elbette. Niye çünkü bunların büyük çoğunluğu fakir aile çocukları. Yaşadıkları bölgeler belli. Resmi kayıtlarda 451 bin, ama herkesin dilindeki rakamlar 500 binden fazla olan yabancıların sayısı… Hangi Avrupa ülkesinde bizim gibi sınırdan elini kolunu sallayıp şehirlere gelen ve istedikleri gibi yaşayan yabancı var. 

Şimdi sizlere sunacağım bu istatistiği görünce ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızdan eminim. Bu rakamlar Gaziantep’te resmi rakamların çıkardığı son istatistik. Ve Yabancı denilen ama yüzde 95’inin Suriyeli olduğunu hepimizin bildiği rakamlar. Dikkatle okuyun ve Gaziantep’in geleceğinin bu genç nüfusla nereye gideceğini hesabını yapın: Buyurun birlikte bakalım:

İşte Gaziantep’te yaş kategorisine göre yaşayan yabancılar:

0-4 Yaş arası yabancı sayısı: 71 bin 148 kişi

05-9 yaş arası yabancı sayısı: 66 bin 107

10-14 yaş arası yabancı sayısı: 50 bin 381

15-18 yaş arası yabancı sayısı: 32 bin 826

19-24 yaş arası yabancı sayısı: 61 bin 538

25-29 yaş arası yabancı sayısı 41 bin 090

Burada dikkatinizi çekmek istediğim şey, Suriyeli çocuk ve genç nüfusunun inanılmaz boyutta olmasıdır. Bu mültecilerin 24 yaşına kadar olanının sayısı yüzde 62.6 tutuyor. Yani Gaziantep’te resmi verilere göre yaşayan 451 bin 962 kişinin toplam yüzde 62.6’sını oluşturuyor. Buna 25-29 yaş arasındaki yabancılarını da katacak olursak ki onlar da gençler kategorisinde çünkü. Şimdi sıkı durun ve bu rakamın toplam nüfusun yüzde 71.7’sini oluşturduğuna şahit olun…”

Şimdi bir de tüm yaş kategorisine bakalım…

“30 yaşından itibaren yabancı sayısında dikkat çekici bir durum daha var. Ortalama 50 yaşa kadar fazlalık, ama 50 yaş ve üzerindeki yabancıların sayısında inanılmaz şekilde az nüfus olduğu göze çarpıyor. Tablo bize bunları gösteriyor, buyurun:

30-34 yaş arası yabancı sayısı; 34 bin 405

35-39 yaş arası yabancı sayısı: 25 bin 959

40-44 yaş arası yabancı sayısı: 19 bin 674

45-49 yaş arası yabancı sayısı: 13 bin 807

50-54 yaş arası yabancı sayısı: 10 bin 836

55-59 yaş arası yabancı sayısı: 8 bin 256

60-64 yaş arası yabancı sayısı: 5 bin 691

65 yaş üste yabancı sayısı: 8 bin 001 kişi.

Biraz daha bilgi vereyim mi Gaziantep ilçelerinde yaşayan yabancı sayıları için. Hadi bunu da vereyim. Merkez ilçelerde Şahinbey yabancı nüfusunda zirve yapmış. Türkiye’de birçok ilden fazla yabancı yani Suriyeli ağırlıklı nüfusa sahip. Bakın ilçelerimizde kaç yabancı varmış; ‘en az Suriyelinin olduğu’ ilçemiz ise 534 kişiyle Yavuzeli. Hadi bir de bunlara göz atalım:

Şahinbey ilçesi: Kadın: 128 bin 185 Erkek: 142 bin 285 Toplam: 270 bin 470 kişi

Şehitkamil ilçesi: Kadın: 49 bin 774, Erkek: 54 bin 648 kişi Toplam: 104 bin 422 kişi

Nizip ilçesi: Kadın 22 bin 796, Erkek 23 bin 208 Toplam: 46 bin 004 kişi

İslahiye ilçesi: Kadın 7 bin 321, Erkek 7 bin 453 kişi Toplam: 14 bin 774 kişi

Nurdağı ilçesi: Kadın, 2 bin 818, Erkek,2 bin 898 Toplam: 5 bin 716 kişi

Oğuzeli ilçesi: Kadın 2 bin 506, Erkek 2 bin 667 Toplam: 5 bin 173kişi

Karkamış ilçesi: Kadın 1.285, Erkek 1.457 Toplam: 2 bin 742 kişi

Araban ilçesi: Kadın 1.053, Erkek 1.074 Toplam: 2 bin 127 kişi

Yavuzeli ilçesi: Kadın 263 Erkek 271 Toplam: 534 kişi

Evet… Hepiniz lütfen dikkatle bakın ve tekrar tekrar inceleyin.”