Yarının Türkiyesi için…

Muhalefetin uzun süredir beklenen buluşması ve güçlendirilmiş parlamenter sistem çıkışı, Ankara’da gerçekleşti. Altı muhalefet partisinin lideri, partilerinin ortaklaştığı / uzlaştığı güçlendirilmiş parlamenter sistem bildirgesini açıkladılar.

İşin mutfağında bulunan genel başkan yardımcıları tarafından sunulan bildirge, ülkemizin ve halkımızın ihtiyaç duyduğu yeni bir yönetsel sistemin temel ilkelerini ve değerlerini içeriyor. Bu bağlamda da büyük önem taşıyor.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem

Sunulan bildirgenin temel dayanağını, güçlendirilmiş parlamenter sistem anlayışı ve yaklaşımı oluşturuyor. ‘Yarının Türkiyesi için…’ başlığıyla sunulan çalışma; ülkemizin yönetsel sisteminin ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ temelinde, yeniden inşa edilmesini hedefliyor.

Bir süredir uygulanmaya çalışılan ve ülkemizin / halkımızın değerleriyle, gelenekleriyle, ihtiyaçlarıyla bir türlü örtüştürülemeyen ucube bir yönetim sisteminden kurtulmayı amaçlıyor. Cumhuriyetimiz yeni bir yüzyıla geçerken, yeni ve demokratik bir Türkiye inşa edilerek; Cumhuriyetin demokrasi ile taçlandırılması, önümüze temel hedef olarak konuluyor.

 

Toplantının zamanlama şanssızlığı

Altı muhalefet partisinin güçlendirilmiş parlamenter sistem açıklamasının, önceden öngörülmesi mümkün olmayan biçimde, tam da savaş günlerine denk gelmesi doğrusu bir şanssızlıktı. Ayrıca, en geniş toplumsal kesimlerin ekonomik sorunlarla ve geçim zorlukları ile uğraştığı bir dönemde, böylesine özünde sistem sorununu temel alan siyasal bir yaklaşıma,hak ettiği ilginin gösterilmeyeceği düşünceleri de vardı.

Bu eleştirilerin ve değerlendirmelerin haklılık payı olsa da bu sorunları aşmak ve söz konusu bildirgeyi en geniş kesimlere ulaştırmak, yine bu partilere ve muhalefete düşüyor.

Mesajları topluma ulaştırabilmek

Aslında sistem sorunu, halkın işinden, aşından, ekmeğinden kopuk değildir. Yaşanan ekonomik ve sosyal sorunların önemli bölümünün, siyasal sistemle ya da sistemsizlikle doğrudan bağı vardır. Önemli olan bu bağı ve ilişkiyi vatandaşa anlatabilmektir. Bunu yapacak olanlar ve yapması gerekenler de öncelikle muhalefet partilerinin örgütleri ve tabanlarıdır.

Bu bağlamda, daha önce de yazdığımız gibi, önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde adaydan çok sistemin yarıştırılması hedeflenmelidir / hedeflenecektir. Muhalefet açısından doğru yaklaşım budur. Şimdi muhalefet partileri ve muhalefet güçleri, en geniş kesimleri harekete geçirerek, mesajlarını toplumun en geniş kesimlerine taşımalıdırlar. Bu ihtiyaç da büyük bir örgütsel, eylemsel ve iletişimsel seferberliği zorunlu kılmaktadır.

 

Altılı birliktelik, gündeme el koymalıdır!

Altı muhalefet partisinin ortaklaşmasının, yalnızca ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ çalışmasıyla sınırlı kalmamasını; başta ekonomik sorunlar ve dış politika olmak üzere, farklı alanlara da uzanması gerektiğini düşünüyoruz.

Seçim sonrasına yönelik uzun erimli hazırlıklar da yetmez, aynı zamanda sıcak gündemle ilgili ortak açıklamalar ve çalışmalar da yapılmalıdır. Muhalefet, ülkenin toplumsal ve siyasal gündemine adeta el koymalı ve hemen her aşamada, her konuda tüm ağırlığını hissettirmelidir. Örneğin, Ukrayna’da süren savaşla ilgili olarak, muhalefetten barıştan yana ortak bir çıkış bekliyoruz. Halkın umudu ve güveni, muhalefete olan ilgisi; böylesi planlı, programlı ve sürekli çalışmalarla büyütülebilir.

 

Savaş, ‘tek adamlık’ anlayışının yanlışlığını ve tehlikesini gösterdi

Halen Ukrayna topraklarında süren savaş ve Rusya’nın işgal girişimi; ‘tek adamlık’ anlayışına dayanan yönetsel sistemlerin yanlışlığını, tehlikesini ve ülkeler / halklar için taşıdığı riskleri, en çarpıcı biçimde gösteriyor. Muhalefetin tezlerini daha da güçlendiren bu siyasal gelişmeleri, doğru biçimde kavramak ve muhalefetin tezleriyle buluşturmak gerekiyor. Bunu yapacak ve bu gerçekliği en geniş kesimlere gösterip anlatacak olan, muhalefet partileridir ve muhalif güçlerdir.

Biz, başta bu muhalif birlikteliğin öncüsü olan ana muhalefet lideri / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ve diğer muhalif liderlerle emeği geçen siyasetçileri içtenlikle kutluyoruz. Bu çabanın güçlendirilerek çoğaltılmasını ve daha da büyütülerek, dalga dalga tüm topluma yaygınlaştırılmasını / benimsetilmesini yürekten diliyor ve bekliyoruz.