Savaş başladı; ABD ne yapacak?

Görünüşe göre hiçbir şey! Biden açıklamasında bir dolu yaptırımdan bahsetti fakat ABD askeri olarak sahneden çekiliyor.

“Moskova’yı cezalandırma” yaptırımlarının başında Rus dış borcu, Rus elitlerini ve iki finansal merkezi kapsayan bir yaptırım yer alıyor. Biden bu yaptırımın Rusya’yı “Batı finansmanından keseceğini” açıkladı fakat detaya inmedi.

Öte yandan, Rus ordusunun Donbas’a askeri hareket başlatmasıyla beklenmeyen oldu ve Almanya doğalgaz hattını ABD baskısıyla durdurdu. Almanya’nın akabinde İngiltere, Avrupa Birliği, Kanada, Avustralya ve Japonya da Rusya’ya yeni yaptırımlar açıkladı.

Bu esnada Trump Putin’i öven açıklamada bulununca ABD’de basın ayaklandı. Trump, radyo sunucusu Buck Sexton’a verdiği demeçte, “Dün gittim ve bir televizyon ekranında Putin’in Ukrayna’nın büyük bir bölümünün bağımsızlığını ilan ettiğini gördüm. Bu dahice dedim” dedi. Buna ilave olarak “Güney sınırımızda Putin’i örnek almalıyız”ın altını çizdi.

Trump’ın açıklamaları her ne kadar “skandal” olarak yorumlansa da, en demokrat haber kanallarının bile göz ardı edemediği bir gerçek var; “Bu olayların hiçbiri Trump’ın yönetiminde yaşanmadı.”

Tüm haber kanalları bu gerçeği dillendirirken Biden’ın popülaritesi gün geçtikçe düşmeye devam ediyor. Biden’ın aslında Ukrayna’ya asker göndermemesi, Trump’ın başlattığı düzenin devamı değil mi? Trump, yönetimi sırasında Suriye’den çekilmiş, “Orada ne işimiz var, herkes kendi savaşını kendi savaşsın” demişti. Trump düşüncelerinde yalnız da sayılmaz. Bugün, demokrat seçmenlerin bile geniş çoğunluğu “ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermemesi” gerektiğini düşünüyor. Amerikalı, ABD’nin her olaya karışmasından huzursuz. Ama aynı zamanda Rusya’nın bu hamlesinin sonuçsuz kalmasını da istemiyor, bedeli ağır yaptırımlar bekliyor.

Yani seçmenin isteği askeri yollamak değil, yaptırım uygulamak.

Fakat, ABD günün sonunda ne yaparsa yapsın Biden “günah keçisi” olacak Rusya’da geri adım atmayacak. Neden mi? Biden’ın düşmekte olan popülaritesini bu olay daha da kötü etkileyecek ve attığı hamleler başarısız varsayılacak. Amerika diplomatik yollardan sorunu çözememiş olacak.

Rusya’ya bakacak olursak, bir yandan Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından bu yana Ukrayna’nın Batı’ya yanaşmasından rahatsız bir ülke, bir yandan lider olarak aslında başarısız bir diktatör görüyoruz. “Putin Rusya için ne yaptı?” diye sorulduğunda akla pek de bir şey gelmiyor. Putin bu algıyı kırma ve bir başarıya imza atma peşinde. Merkez Bankası’nın 900 milyar dolar rezervini de arkasına almış durumda olduğunu düşünürsek, hiçbir yaptırım onu durdurmayacaktır.

Günün sonunda, yaptırımların bedelini halk, Putin’in hırsının bedelini de Biden ödeyecek.

Biden kaybedecek ama ABD kazanacak mı?

Biden’ın popüleritisi belki de düşecek, fakat günün sonunda ABD yine de kazanacak. Ortaya çıkan savaş görüntüleri Amerika halkını korkutarak “bayrak etrafında bütünleşme” etkisi yaratacak. Öte yandan 40 yılın rekor enflasyonunu yaşayan Amerika halkına sebep olarak “Putin ve artan doğalgaz ile petrol fiyatları” gösterilecek.

Savaş sonrası AB ve Rusya’nın yakınlaşmasının önüne geçilmiş olacak. Doğalgaz hatları, ticaret anlaşmaları (örneğin Nord Stream) ve diğer tür ilişkilerin önüne geçilmiş olacak. Avrupa Birliği, Rus “şerrinden” korkar halde NATO’ya, dolayısıyla ABD’ye muhtaç hâle gelecek. Elbet Ukrayna’da ortaya çıkan görüntüler yalnız Amerikalıları değil, Avrupalıları da sarsacak.

ABD faiz artırma bahanesinden Rusya’yı kullanmaya tutun, Avrupa’da müttefiklerinin Rusya ile yakınlaşmasına kadar birçok konuda istediğini alacak. Amerika yine eskisi gibi dünyayı kutuplaştırarak kendini önemli kılacak.

Diğer yanda Putin, genişletmek istediği sınırları genişletecek. Karadeniz kıyılarını artırarak stratejik gördüğü Dombas’da yer alan arazileri ele geçirecek. Bu savaş, Ukrayna’yı tampon bölge olmaktan çıkararak Rusya’yı NATO’yla sınır yapacak.

Rusya yaptırımlara ve olası tüm felaket senaryolarına 2014’te Kırım’ı işgal ettikten sonra kendini hazırlamıştı. 2014’te Rus ekonomisi çökme noktasına gelmişti. Putin böyle bir senaryoya tekrar izin verir mi? Öte yandan Rus borsası yüzde elli düştü bile… Kısa vadede şu an hem Rusya hem ABD kazanacak gibi duruyor. Türkiye ise Foreign Policy’nin makalesinde “bu savaştan en zararlı çıkacak ülkelerin başında” gösteriliyor. Rusya’yla önemli ekonomik anlaşmalarımız ve giderek yakınlaşan ilişkilerimiz olduğu ortada. Ama aynı zamanda hem önemli bir NATO üyesi, hem de Ukrayna’yla müttefikiz. Suriye’de ABD-YPG yakınlaşmasından rahatsız olarak Rusya’ya iyice yanaşmış, “S-400 savunma sistemini satın alarak” ABD ve NATO’yla ters düşmüştük.

Şimdi ise resmi rakamlara göre yüzde 48,69 civarlarında seyreden enflasyonla mücadele ederken, “taraf olmak” hiç olmadığı kadar zor olacak.

Rusya silahlarımızı Ukrayna’da düşürdü bile… Tayyip Erdoğan’ın her senaryoya hazırlıklı olması şart.