İyi ki varlar; dostum olmaları ile gurur duyuyorum!

“Kitap” deyince… Çok yakınımda olan iki dostum, arkadaşım ve meslektaşımı hayranlıkla izliyorum…

Hayranlığım iki sebepten… Birincisi; “yazarlık ve gazeteciliği beraber yürütmekte ‘örnek alınacak’ kadar başarılı oldukları” için… İkincisi; onca niyet ettim, onca karar verdim, ama değil “onlar kadar”, 66 yıllık gazetecilik hayatımın “en az 60 yılı gazeteci – yazarlıkla geçti”; bir tanecik kitap yazamadım!..

“Biri” Recai Şeyhoğlu, öteki Yaşar Aksoy…

 

Recai kardeş, “Köy Enstitüleri’nin kapanmasıyla “ışıkları sönen” köy aydınlanmasının, 50 – 60 yıl sonra, “50’ye yakını köylerde, 1’i taaa Belçika’da 52 kütüphane kurarak, “ışıklarını yeniden açan” bir emekli öğretmen, idealist bir eğitmen ve de gazeteci – yazar!..

Annesi Rasime Şeyhoğlu’nun adı ile ışık saçan kütüphaneler zincirinde, on binlerce kitap var… Anı evlerinde de yüzlerce “eski günlerden aydınlanma ile ilişkili kişisel” eşya…

Şimdi, Bornova’da açılan kütüphane olan Edebiyat Müzesi’nin adının “Attila İlhan olması için” imza toplamakla meşgul!..

Bu arada aksatmadan gazetelerdeki yazılarını da, “sayısını unuttum”, bilmem kaçıncı kitabını da yazıyor; helal olsun!..

Öylesine candan ve mütevazı ki, “O’nunla beraber olmaya” doyamazsınız!..

Yaşar kardeş, emekli olduktan sonra Çeşme’ye yerleşti… Kitap yazıyor…

Gazeteciliğe, Yüksek Kimya Mühendisi ve Yüksek Endüstri Mühendisliği tahsil ederken ve olurken başladı. Meslekle beraber bir süre gazetecilik yaptı. Sonra, asıl mesleklerini bıraktı… 9 Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde “İktisadi Devrim Dersleri verdi” ve de… Sonrası “tamamen” gazeteci – yazarlık!..

İzmir ve Ege Tarihi, Kültürü üzerine dernekler, merkezler kurdu. İçerde ve dışarda konferanslar verdi, binlerce makale ve yazı, 50’nin üzerinde kitap yazdı, ödüller aldı, sokaklara, parklara ismi verildi. Birçok okulda “Yaşar Aksoy köşesi” var…

Ne zaman Milli Bayramlarımız ya da Türk Tarihi ile ilgili yazılara ihtiyacımız olsa, “ona müracaat ederiz”; yazılarıyla ve “haftalık” sayfasıyla GÖZLEM’e ve eklerine ışık ve ağırlık getirir.

Öylesine candan ve mütevazı ki, O’nunla beraber olmaya doyamazsınız!..

Ve… İyi ki varlar!..

 

++++++++

Başkan’a bir mesajım var!..

Kutlar ve teşekkür ederim!..

Bir TC vatandaşı, bir spor adamı, bir İzmir oturanı olarak, teşekkürüm ve kutlamam var Tunç Başkan…

Elbette Dünya Şampiyonu olan sporcularımız Sena Elçin Karakaş ve Sila Karakuş ile yarışmalarda derece alan Engin Yortucu ve Gürkan Mutlu’yu da kutlarım ve hepsine teşekkür ederim.

Bakü’deki Trampolin Cimnastik Dünya Kupası’nda “Türkiye adına ilk kez Dünya şampiyonluğu elden eden” Karakaş ve Karakuş ile “dereceye giren” Yontucu ve Mutlu ile “ne kadar mutlu olduğunuzu” ortaya koyan fotoğrafa dakikalarca baktım.

Ve de… Arkanızda resmi olan Atamıza, “Sen çok büyüksün, kadın erkek Genç Sporcularımızın bu başarılarını milletçe sana borçluyuz. Ne mutlu bizlere ki, Senin gibi bir atamız var” dedim…

Sayın Başkanım, Onlara “Rüya gibi bir olay. Senelerce, saatlerce, günlerce çalışmak gerekiyor. 50 saniyede olup bitiyor ama çocuklarınıza, torunlarınıza bırakacağını büyük bir gurur. Bize bile bundan bir pay düştü, çok gurur duyduk. Müthiş bir şey. Kalbimizle kutluyoruz, iyi ki varsınız. Bu tür şampiyonluklar, geleceğe dair umudumuzu büyütüyor. Sizden sonra gelecek gençlere, çocuklara da umut olacaksınız. Bir de öyle bir sorumluluğunuz var. Kişisel başarınız aynı zamanda ilham verip örnek olacak. Yolunuz açık olsun” demişsin.

Milletimizin hissiyatını dile getirmişsin… Tekrar tekrar teşekkürler!..

 

+++++++

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?..

Nihat Demirkol

 

++++++++++

 

ERDEM…   VE POLİTİKA…

Cumhuriyeti kuranlar, yargı erkinin bağımsız ve yansız olması için bir ömür vermişlerdir. Bilinmelidir ki, hukuk adaletle bütünleştiği zaman politika aydınlık günlerin havasını vermeye başlar.

Ali Naili Erdem

 

+++++++

 

Sözün Özü…

Rusya Donbas’a girdi… İnsanlık adına, orada ölenler ve de ölecekler adına “kanlı” gerçek: Rusya “bas’tı”; ABD’si, NATO’su, AB’si “don’du!..”

“Olanlar”  Ukrayna’ya olurken, Putin de, “egemenlik” olarak ‘Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) sınırlarına kadar’ hayalini gerçekleştirmek için” bir adım  daha attı…

 

 *****

İnternet’ten “esen” rüzgarlar…