Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

KSK futbolda ışık arıyor

Gerek sosyal, gerekse ekonomik yaşamda yüksek standartlara sahip olan Karşıyaka gibi bir ilçenin 110 yıllık kulübü ayakta tutmakta zorlanması gerçekten üzücü. Karşıyaka’ya göre daha mütevazı Ümraniye ve Eyüp gibi İstanbul ilçe takımları Birinci Lig’de şampiyonluğa oynarken, KSK futbolda Üçüncü Lig’de tutunmaya çalışıyor. Her maçta ümitle statlara koşan yeşil-kırmızı taraftarlar, kahroluyor, basketbol ve voleyboldaki başarılarla teselli buluyor.

Bir zamanlar futbolda en üst ligde oynayan ve Balkan Kupası’nda Türkiye’yi temsil eden Karşıyaka’nın eski şaşaalı günlerine dönmesi hayal gibi görünüyor. Karşıyaka, basketbol ve voleybolda her yıl çok başarılı olurken, kulübün lokomotifi olması gereken futbolda maalesef yoğurt bir türlü maya tutmuyor.  Kaf-Kaflar, Üçüncü Lig, üçüncü grupta, 22. haftayı, 5 galibiyet, 11 beraberlik ve 6 yenilgiyle 26 puanda geçti. 4 takımın düşeceği 18 takımlı grupta 11. sırada yer alıyor.

Düşme hattının üzerindeki Çankaya’nın 24 puanı var, Tepecik ise 25 puanda, ikisinin de birer maçı eksik. KSK’nin averajla hemen altındaki Gümüşhane ve Mardin’in de onun gibi 26’şar puanları var. Bu tabloda durum kritik. Karşıyaka’nın tek avantajı, Gümüşhane, Tepecik ve Çankaya ile İzmir’de oynaması. Bir diğer avantajı da, düşmesi hemen hemen kesinleşen Ceyhan ile maçı olması. Ama Karşıyaka’ya güvenilmiyor ki. “Kesin kazanırız” diye çıkılan maçlarda taraftarını hüsrana uğratıyor. Başkan Turgay Büyükkarcı, geçen hafta yaptığı açıklamada, “KSK kesinlikle düşmez, hedefimiz play-off” diyerek umut saçtı ama yeşil-kırmızılı renklere gönül verenlerde korku dağları bekliyor.

Transfer yasağının kaldırılıp, büyük umutlarla ve şampiyonluk şarkıları söylenerek başlanan bu sezonda, bu duruma gelinmesi üzüntü verici. Peki nasıl bu hale gelindi? KSK, sezon başında birçok oyuncudan birçok alacaklı oyuncudan muvafakat alarak 5 yıl süren transfer yasağını kaldırdı. Göreve getirilen Cüneyt Biçer’in isteği ile 12 transfer yapıldı ama lige çok kötü bir başlangıçla girildi, ilk 6 maçta sadece 6 puan alınabildi ve Biçer’le yollar ayrıldı. Yerine gelen Ahmet Taşyürek, “Kadro mühendisliği yanlış yapılmış” devre arasında transferlerin şart olduğunu söyledi. Ama insan soruyor, “Madem kadro yetersiz niye geldin göreve?” Takım Taşyürek’le de devre sonuna kadar bir türlü rayına oturamadı, 3 galibiyet, 5 beraberlik, 2 yenilgi aldı.

Göreve gelir gelmez, “Devre arasında transfer” şartı koşan Taşyürek, sezon başında alınan 12 futbolcudan altısını gönderdi. Beş yeni transfer daha yaptırdı. Ancak Ahmet Taşyürek’in kadro mühendisliği de takıma yarar getirmedi, Kaf-Kaf ikinci yarıya da kötü başladı. İlk iki haftada iki yenilgi alınmasıyla Taşyürek de gönderildi. Erman Güraçar ile yola devam edilirken onun arzusu üzerine transferin son gününde üç oyuncu daha alındı. Ben bunca yıldır sporun içindeyim, toplam 20 oyuncu transfer edip 3 teknik direktör değiştiren bir takımın başarılı olduğunu hiç görmedim. İnşallah Karşıyaka bundan sonra başarılı olur ve Başkan Büyükkarcı’nın dediği gibi play-off oynar. Ancak realiteye bakıldığında, KSK’nin bu hedefe uzak olduğu açıkça görülüyor.

Aradaki puan farkının yanı sıra pek çok takımı geçmek zorunda olması şansını iyice azaltıyor. Yönetim tabii ki, takıma moral vermek için duygusal bir yaklaşımla hedefi yüksek gösteriyor ama matematik ve realite, bu sezonun Karşıyaka için kayıp olduğunu gösteriyor. Tek umut, futbolcuların Üçüncü Lig’de de olsa, ne kadar büyük bir kulüpte oynadıklarının, binlerce taraftarın onlardan başarı istediğinin farkına varmasında. Dilerim öyle olur.