Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Gerçekleri konuşmayan bir Türkiye

Ülkemiz çok güzeldir, potansiyelin her türlüsüne bolca sahip ve gelişmeye müsaittir. Ne yazık ki, sıkıntılı günlerinde de refah günlerinde de konuların hep abartılarla değerlendirildiği bir platform gibidir. Bu nedenle, birbirimizi hep suçlamakta, konu ne olursa olsun gerçek anlamda çarelerin üretilmesinde isabetli sonuçlara varamamaktayız.

Gelelim günümüze… Türkiye gerçekten, içten ve dıştan gelen birtakım yanlışlar ve baskılarla karşı karşıya bulunuyor. Bunu anlamamak için bir cahil olmak gerekir. Bir defa bunu kabul etmek durumundayız.

Gelelim iktidar ve muhalefet değerlendirmelerine… Ne yazık ki ifrat ile tefrit içindeyiz. Bir taraf güllük gülistanlık şartlardan bahsederken, diğer taraf “Batıyoruz” diyerek felaket değerlendirmeleri yapıyor. Peki orta yol, yani gerçek nedir? Gerçek olan ülkenin çok ciddi bir ekonomik kriz içerisinden geçmesidir. Gerçekleri konuşmalıyız. Ülkenin içinde bulunduğu şartları iyi teşhis etmeli ve çareler aramalıyız. Ancak ne yazık ki bir anlaşma platformu içerisinde olamıyoruz. Bir birine ezeli rakip olan takımlardan birini tutar gibi parti tutuyoruz. Ortak çıkarlarda buluşamıyoruz.

Pandemi sürecinden geçiyoruz, çok dikkatli olmamız gerekiyor. Salgın şartlarında, evde TV başında olmaktan veya gazete ve kitap okumaktan başka çare yok. Açıyoruz TV kanallarını, her akşam aynı adamlar, iktidar ve muhalefetin, yalnızca karalama veya methiyelerle dolu oturumları yayımlanıyor. Hep aynı teraneler. Bu tür yayınlarla karşılaşınca televizyonu ya kapatıyorum ya da film veya belgesel kanallarını seyrediyorum. Haberleri ise yalnızca ön özetlerine bakıp geçiyorum. İçim kararıyor veya sinir oluyorum. Yeter artık diyorum ve bir yandan da endişeliyim.

Gidişat böyle devam ederse, seçim yaklaştıkça kişilerin hakaret dolu beyanları artarsa biz ne hale geleceğiz? Endişeliyim. Ortada bunları düzeltme gayreti de göremiyorum. Üzülüyorum. Siyasetin gidişatında kullanılan dil ve adap kuralları perişan durumda. Her iki tarafın da  bir birine karşı hakaretler ve ithamları var.

Ülkenin ekonomisi ise her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Yüksek fiyat artışları ile adeta insanların boğazı sıkılmaktadır. Fiyatları aşağı çekmek için vergi indirimleri başta bir takım düzenlemeler yapılıyor. Hükümet bunda samimi bir gayret içindedir. Ancak üretim ayağı, esnaf ve tüccar fiyat artışlarında hızlı davrandığı kadar indirimde sağır davranıyor. Peki çare nedir? Şikayet etmek kolaydır. Ancak ne yazık ki, her iki taraf ve piyasa doğruluklar içinde değildir.

Ben artık iktidar ve muhalefeti, çare aramak ve bulmak için ortak platformda görmek istiyorum. Artık lütfen birleşelim ve Sayın Cumhurbaşkanının çağrısı ile bir araya gelelim diyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, tek elin sesinin çıkmadığı gerçeğinde birleşelim lütfen. Lütfen artık iktidarı ve muhalefeti bir araya çağırın ve sonuca birlikte ulaşın. Hep beraber içte ve dıştaki bu zorlukları aşalım.