Sigarayı bırakma günü

Bu hafta dünya, eğer pandemi gündeminden fırsat bulursa,  tüm insanları sigaranın zararları konusunda bir farkındalık yaratabilme amacı ile değişik konferans ve bültenler ile dikkatin çekileceği günler yaşayacak, çünkü her sene 9 Şubat,’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ olarak belirlendi.

   Sigaranın zararları konusunda hayatında hiçbir okuma yapmamış insan yoktur herhalde! Bir bitkinin endüstriyel işlemler sonrası içinde nikotin,katran,aseton,siyanür ve naftalin  dahil yedi bini aşkın öldürücü toksik maddenin keyfi olarak alınmasını hikaye eden başka bir gelişme herhalde insanlık tarihinde yoktur.

    Amerika kaynaklı bu bitki ile tahmin edileceği üzere Kristof Kolomb’un keşif seferleri sonrasında tanıştık. Bu seferlere katılan ve tütünün Amerikan yerlilerince kullanımını öğrenip bu bitkinin müptelası olan Kolomb ekibinden Rodrigo de Jerez isimli denizcinin, ağzından çıkan dumanlar yüzünden dehşete düşen halkın kendisini kiliseye şikayet etmesi üzerine ‘içinde şeytan var’ diye ölümle cezalandırılması, sigaradan ölüme giden gelişmenin tarihteki ilk canlı örneği olmuştur herhalde!   

    Tütün tarımının  Amerika’da başlaması neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Milattan önce 6000’li yıllarda başlayan ekim zamanla yerel grup ve kültürlerde, dini tören ve ritüellerde, önce yaprakları sararak daha sonraları ufalama şeklinde Maya ve İnka Uygarlıklarındaki kullanımı biliniyor. Yerlilerin ‘tabacos’ olarak isimlendirdikleri bu bitki 16.yy.’da,Avrupa’da endüstriyel ekim haline gelmiş ve Fransa’nın Portekiz elçisi Jean Nicot buna öncülük etmiş. Zaten Nikotin diye isimlendirilmesi de bu kişinin ismi nedeniyle!

     Sigara fiziksel ve Psikolojik bağımlılık yapıyor. İçildiğinde sübjektif ortaya çıkan bir rahatlama hissi ile sigarayı bir ateşle yakma davranışlarının tekrarlandığı ritüelden daha önemli olan hiç kuşkusuz fizik bağımlılığa neden olan ‘nikotin’dir. Nikotin alınmadığı takdirde ortaya çıkan yoksunluk sendromları  anksiyete, depresyon, huzursuzluk, konsantrasyon zorluğu ve iştah artışı gibi belirtilere yol açar ve baş edilmesi zordur. Kuşkusuz  daha sonraları tamamen geçecek olan  veya azalacak  bu şikayetler, sigarayı bırakamamanın en büyük nedenidir.

     Sigarayı bırakmak için Türkiye’de birçok kurum yardımcı olabilmekte. Üniversiteler dahil 400’ü aşkın kurum ve 30 bine yakın aile hekimi , toplum sağlığı kapsamında bu hizmeti vermekte. Ancak elbette bu bağımlılıktan kurtulmak bir çok aşamadan geçilerek başarılı oluyor.. Bırakmayı düşünmeyenlerden bırakmış ama yeniden başlamış olanlara kadar geniş bir spektrum söz konusu.

     Tabii insan niçin sigaraya başlar konusu akla geliyor: Ailece içi etkilenim, sosyal rol modelleri taklit, kendini ispat etme, arkadaş baskısı, otoriteye karşı durma psikolojisi, özenti ya da gösteriş gibi masum nedenler ya da sigara üreticisi şirketlerin her türlü reklam kulvarlarında yapmış olduğu organize çalışmalar, sigara içme eyleminin altında yatan nedenler olarak karşımıza çıkmakta.

       Bu noktada Dünyadaki tütün endüstrisinin büyüklüğüne de bir göz atmakta yarar var: Küresel pazarda sigara şirketleri arasında ilk altıda yer alan China National Tobacco Corporation, Philip Morris International, British American Tobacco, Japan Tobacco International, Imperial Tobacco ve Altria Group’un yıllık karları 50 milyar dolardan fazla ve bu haliyle Dünyada tanınan Google, McDonalds, Starbucks ve Coca Cola gibi şirketlerin karlarından daha fazla bir kazanç elde ediyorlar. Gerçi Apple’ın pandemi döneminde cirosunu  bir trilyon dolar arttırdığını da hatırlamak gerek! Neyse bu tütün şirketlerinin cirosu Ülkemizin gayrı safi milli hasılasının yarısına eşit büyüklükte. Üstelik bu şirketler sürekli yeni ürünler ile Pazar varlıklarını artırmaktalar. e-sigara pazarı bile şimdiden 6 milyar dolarlara yaklaştı ki, bunların klasik sigara zararlarını yok etmediği yapılan çalışmalarla kanıtlandı.

    Ülkemizdeki tütün zararlarının önlenmesine dair 4207 sayılı kanun gibi gelişmiş ülkelerde de son derece katı yasal düzenlemeler söz konusu. Bu yüzden Sigara firmaları artık daha fazla az gelişmiş ülke toplumlarına yönelmiş durumda. Halihazırda, WHO raporlarına göre, Afrika ve Asya ülkelerinin nüfuslarının %50’si maalesef tütün kullanıyor. Yine WHO verilerine göre dünyada yaklaşık  1 milyar 100 milyon sigara kullanıcısı sözkonusu.2025 yılında bu rakam 1.7 milyar olacak. Ve her yıl, 7 milyon insanın ölümünden sigara sorumlu.

     Lancet’te yayınlanan bir araştırma ülkemiz için çalan alarm zillerini de duymamızı sağlıyor: Tütün içen küresel nüfusun üçte ikisini yalnızca 10 ülke oluşturuyor ve maalesef bu ülkeler arasında Türkiye’de var. Diğer ülkeler Çin, Hindistan, Endonezya, ABD, Rusya, Bangladeş, Japonya, Vietnam ve Filipinler. Halen ülkemiz nüfusunu %29’u sigara kullanıyor, Erkeklerin neredeyse yarısı( %41) kadınların ise beşte biri  (%17) tütün kullanıcısı.

      Gelinen noktada 4207 yasanın daha katı hale getirilmesi ve eğitim ve sosyal kampanyalar dahil topyekun ama radikal ve etkili tedbirler ile yasal düzenlemelerin yapılması dışında bir çözüm görülmüyor!