Muhalefet ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Ülkemizde demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla yeniden inşa etmek için, altı muhalefet lideri bir araya geliyor. Bu önemli buluşmayı gerçekleştiren muhalefet partileri, güçlerini / çabalarını birleştirmeye çalışıyorlar. Öyle görünüyor ki bu ortaklaşmanın en önemli göstergesi de ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem bildirgesi’ olacak.

Muhalefet bu çıkışı ve hamleyi gerçekleştirirken, iktidar bloku da boş durmuyor. Muhalefetin birlikteliğini / dayanışmasını gölgelemek için elinden geleni ardına koymuyor!.. Mevcut cumhurbaşkanının yeniden aday olup olamayacağı gibi tartışmaların köpürtülmesinin altında, halkın gündeminin değiştirilmesi ve siyasal kutuplaşmanın artırılması zorlamaları yatıyor!..

 

Muhalefetin ittifak politikası ve stratejisi

İktidar çevrelerinin bunca hamlesi karşısında muhalefetin işi hiç de kolay değildir. Öncelikle bu hamleler boşa çıkarılmalı ve siyasal hata yapılmamalıdır. Muhalefetin temel omurgasını oluşturan ‘Millet İttifakı’nın büyümesi / genişlemesi elbette önemlidir. Ancak bu hedefin gerçekleşmesi, muhalefeti yıpratacak/ zorlayacak biçimde olmamalıdır. Biz muhalefet partileri arasındaki esnek ilişkiyi ve dirsek temasını da doğrusu önemsiyoruz. Bu bağlamda, ittifaka katılmadan da işbirliği yapılabilir. ‘Güçlendirilmiş parlamenter sistem’ ortak çalışması, buna güzel bir örnektir.

Muhalefetin birlikteliğinin ve dayanışmasının, cumhurbaşkanlığı seçimi için ayrı ve TBMM seçimi için ayrı düşünülmesi daha gerçekçi olacaktır. Bu bağlamda, HDP çevresinde, parlamento seçimine yönelik bir üçüncü ittifak oluşumunu; toplumsal muhalefetin etkin biçimde temsili ile seçim sonrası atılacak adımlar bakımından da anlamlı olacağını düşünüyoruz.

 

Beklemek mi, yoksa iktidarı sarsmak mı?

Önümüzdeki siyasal süreci yalnızca seçime odaklayıp, halkı ve muhalefeti edilgen kılmanın; siyaseten çok doğru olmayacağını öngörüyoruz. Siyasal mücadele, hemen her gün koşulların değiştiği / yenilendiği aktif ve dinamik bir süreçtir. Bunun gerekleri hayatın içinde her bakımdan yerine getirilmelidir. Hak arayışında bulunan emekçilere tam destek verilmelidir.

İktidarın erken seçime zorlanması için de böylesi aktif bir çaba gerekiyor. Örneğin faturalara ve zamlara karşı ülke ölçeğinde toplumsal / siyasal bir kampanyanın gerçekleştirilmesi ve muhalefetin büyütülmesi doğru olacaktır. Halk muhalefetten bunu beklemekte ve istemektedir. Halkın, seçmenin güveni, ancak böylesi yoğun çabalarla ve sürekli / aktif bir mücadeleyle kazanılabilir.

 

Adaylaştırma değil, projelendirme

İktidar çevrelerinin muhalefeti aday konusunda sıkıştırmalarına prim verilmemelidir. Adayın belirlenmesi, elbette muhalefet açısından en doğru zamanda yapılmalıdır / yapılacaktır. Bu süreçte, başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener olmak üzere; muhalefet liderlerinin etkinliklere birlikte katılmalarının ve sıkça ortak fotoğraf vermelerinin yararlı olacağını düşünüyoruz. Mevsim koşulları uygun olduğunda, ortaklaşa alanlara çıkılmalı ve mitingler yapılmalıdır.

Öncelikle halk / seçmen muhalefetten, işbaşına geldiklerinde neler yapacaklarını duymak istemektedir. Bunun için de muhalefet başta ekonomi alanında olmak üzere, çözümlerini / yapacaklarını ivedilikle projelendirip somut bir yol haritasına dönüştürmeli ve halka etkin biçimde duyurmalıdır.

 

Adayı değil, sistemi yarıştırmak

Muhalefetin stratejisinin temel öznesi; adayı değil, ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ tercihi olacaktır. Seçim kampanyası da bu strateji üzerine kurulacaktır. Yaşadığımız sorunların temel nedeninin sistem sorunu olduğu vurgulanacaktır. Ancak bunun halka anlatılması ve benimsetilmesi, çok da kolay değildir.

Bu nedenle, şimdiden yeni iletişim yöntemleri geliştirilmeli ve propaganda planlamaları yapılmalıdır. Halkın / seçmenin, adaylardan çok, sandıkta başkanlık / tek adamlık sistemiyle parlamenter sistem arasında tercihte bulunması ve bu bilinçle sandığa gitmesi hedeflenmelidir.

 

Seçimi kazanmak kadar, sonrası da önemli

Muhalefetin ortak ve öncelikli hedefi sistem değişikliğidir. Bunun için de seçim sonrasında oluşacak meclisin aritmetiği ve performansı büyük önem taşımaktadır. Dolaysıyla parlamento seçiminin sonuçları da önemlidir.

Bir başka önemli konu, seçim sonrasındaki sürecin muhalefet tarafından sorunsuz yürütülebilmesi ve bunun güvencesinin şimdiden halka verilebilmesidir. Muhalefet adayının, seçimi kazanmak kadar bir başka önemli yönü, bu süreci en iyi biçimde koordine edecek özelliklere sahip olmasıdır. Görüldüğü gibi, muhalefet bileşenlerini ve açıklanacak cumhurbaşkanı adayını, oldukça zorlu bir süreç beklemektedir.