Hissettiğim 2022 turizmi…

Yeni yılın ikinci ayının ortalarındayız. Türkiye’nin döviz girdilerinin en önemli kaynağı turizm sektörü heyecan içinde. Zira yeni bir sezonun başındayız. Ancak, pandemi nedeniyle oluşan kara bulutlar dağılmış değil, sektör, tahminlerle yol bulmaya çalışıyor.

Siyasi otorite, sektöre kendi yönünden moral verici tahminleri sıralıyor. Fakat siyasi otoritenin acabalarla dolu turizm sektörünün içinde bulunduğu şartlarda söylemleri ne kadar gerçekçidir? Tabii öncelikle “Ümit” ve “Heyecan” önde gelmelidir.

İçinde bulunduğumuz, Covid-19 salgınının tehlikesi devam ediyor ve her gün 200 civarında insanımız hayatını kaybediyor. Tehlike çanları çalmaya devam ediyor. Salgının durumu ve Türkiye’nin dış politikadaki tavrı, sezonda belirleyici olacaktır.

Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkelerdeki durum da pek parlak değildir. Bazı ülkeler tedbirlerini gevşetti. Ekonomik ve siyasi şartlar, uluslararası anlaşmazlıklar gerek Avrupa, gerekse Uzakdoğu ve diğer ülkelerle devam etmektedir. Yani sancılı bir tablo ile karşı karşıyayız.

Türkiye’de ise, şimdilik, Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında ümitli bir durum sergilenmektedir. Fakat sektördeki sıkıntılar, otellerdeki icra ve satışlar hızla devam etmektedir. Sektör yeni bir destekleme beklentisi ve ihtiyacı içindedir. Çaresizdir. Kaliteli bir hizmet ve satış şartları için eksiktir. Salgın nedeni ile kapalı veya yarı kapalı otellerden “personel” uzaklaşmış ve başka sektörlere geçmiştir. Bunların geri gelmesi ise bir hayaldir. Turizmin ana başarı kaynağı ise “insan ve hizmet” kalitesidir.

Her ne kadar hükümet, konaklama ve sektörün bazı kesimlerinin icra davalarında  takibini erteleyerek güzel kararlar alsa da bu çare geçicidir. Gerçeklerden kaçamayız. Kısacası, sektör büyük bir potansiyele sahip ise de gelir kaynağı sıkıntıları vardır. Turizm Bakanı Sayın Ersoy sektörden gelen ve başarılı bir turizmci olduğu için iyi bir şanstır. Konuları bilmektedir. Ancak Türkiye’nin durumu gereken düzenleme ve destekleri yapacak imkanlara sahip midir? Çok sayıda soru işareti vardır. Zira Türk ekonomisi ne yazık ki, içten ve dıştan baskılar ve siyasi sınır sorunları ile boğuşmaktadır.

Evet, 2022’de turizmde biraz da olsa ferahlığa doğru yelken açılmıştır. Ancak şu an kati bir tahmin yapmak mümkün değildir. Devletlerin ve gelen turist kaynağının, Türkiye’ye karşı tutumunda bir açıklık yoktur. İskandinav ülkeleri ise adeta Türkiye boykotu içindedir.

Peki ne yapmalıyız? Bakanlık ve sektör temsilcileri, acil bir araya gelmeli, ön yargısız ve gerçeklere dayanarak tüm şartları detaylı konuşmalıdır. Sektöre yönelik destekler başta olmak üzere yapılması gerekenlerin hızlıca hayata geçirilmesi gerekmektedir. Sektör sıkıntıdadır. Türkiye ekonomisi dardadır. Çalışma şartları ve personel konusu nazik bir tablodur. Ancak potansiyel olduğu için kurtuluş da vardır; durumu en az zararla geçirmek mümkündür.

Ben ümitliyim. Bizim turizm sektörümüz sıkıntılara şerbetlidir. Çareyi bulacaktır. Hayallere kapılmadan, gerçekleri ihmal etmeden…