Güleryüz

Termal havuzda beş kişi çimiyoruz. Yani hafif hareketler yaparak,  kışın sıcak su içinde olmanın tadını çıkartıyoruz. Girişte kocaman bir tabela: “Bone takılması mecburidir,  15 yaş altı çocuklar giremez” diye. Bir aile, yanlarında 10 – 12 yaşlarında bir kız çocukları var. Yetkili gelip uyarıyor; “Efendim, çocuklar için ayrı havuz var. Lütfen havuzdan çıksın! ”

Erkek kızını alıp havuzun dışına çıkartıyor, eşi itiraz ediyor; “Otele girerken bize söylemeleri gerekirdi!”

Yetkili; “Efendim, bize verilen talimatı uyguluyoruz. İtirazınızı lütfen resepsiyondaki yetkili ile konuşun.”

Havuzda üç kişi kalıyoruz.  Kadın’ın yüzü bir asık, bir asık.  Bakışları çakmak çakmak. Yaydığı enerji neredeyse tüm havuzu kaplıyor.

Koca alışmış ki, hemen davrandı.  Termal tesis geniş, ilerde deniz suyu havuzuna girmiş bile çocukla.

Geyşalarda ayna karşısında güler yüz talimi yapma görevi varmış.  İnsanın yüzü de ayna nöronlarımız nedeni ile güler yüz görünce gülümsemeye, asık surat görünce daha dikkatli olmaya programlıdır.

Bunu doğal olarak yapabilenler var, yapamayanlar da. Asık surat genelde bir tehlike, tatsızlık sinyali verir. Gülen bir yüz ise daha hoş bir ortam yaratır. Evrimsel olarak kadınlar daha çok hoş ortama katkı sağlama veya hatta o ortamı yaratma ile programlıdırlar.

ABD’de kültürel olarak işin iyi tarafını görme ve dile getirme alışkanlığı vardır. Bilhassa bizim yörelerden gelenler bunu suni bulup itiraz ederler. En kötü haberi bile mizahi yönünü ortaya çıkartarak verebilme bir beceridir. Güler yüzle karşılanan haber insanı düşünmeye sevk ederken asık yüzle verilen kaçma refleksi çözer. Gülüne bir yüz, her şeyde olduğu gibi ne kadar antrenman yapılırsa başarı ile uygulama şansı artan bir beceridir.

Asık surat insanı ürkütür ve kaçırtır. Gülen yüz ise sempatik kılar.  Netice itibarıyla daha yapıcıdır. İdman meselesidir. Ne kadar genç yaşta bu gerçek kavranırsa o kadar bereketli olur. Asık suratlılara kapak olması dileğiyle.

Genellemeler genelleme olarak özürlü doğan fikirlerdir. Ama şöylesine genellesek: “Güler yüzlü olan dünyaya borçlu olduğunun bilincine yakındır. Asık suratlı dünyadan alacaklı imiş gibi dolanır!’