Doğal gaz kesintisi sanayi sektörünü sarsıyor…

“İran’dan sonra, Ukrayna krizi sebebiyle ya Rusya da doğalgazı keserse” endişesi içinde yaşayan ülkemize, yayın kurulu üyemiz Serkan Aksüyek, “kalıcı çözümü” gösterdi. İşte yazısı…
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

İran’ın “teknik arıza” diyerek birkaç gün için “doğal gazı” kesmesi ve ona bağlı olarak, elektrik kısıntısına gidilmesi Türk sanayinin 1 milyar dolarlık bir zarara uğramasına yol açtı.

Daha da önemlisi “Ukrayna Krizi ve Türkiye’nin ‘silah dahil’ Ukrayna ilişkileri” sebebi ile nerede ise “bir kıvılcım bekler hâle gelen” Rusya – Ukrayna çatışması “sıcak çatışmaya dönüşür” de Rusya “doğalgazı ‘teknik arıza’ diye “daha uzun süreli’ keserse ne olacak” sorusu ekonomi gündemimize girdi.

Doğalgaz sorununun kalıcı çaresi…

GÖZLEM Gazetesi Yayın Kurulu üyesi gazeteci – yazar Serkan Aksüyek “Bu büyük sorunun çözümü, Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şahdeniz 2 yataklarından çıkan gazı Türkiye’ye taşıyan TANAP Doğalgaz Boru Hattı’nda yatıyor. Bugün itibarıyla 16 Milyar m3 ile çalışan hattın kapasitesi, kısa sürede 31 milyar m3 seviyesine çıkarılacak şekilde projelendirildi. TANAP’ın bir başka kritik özelliği ise, taşıdığı gazın sahiplerinden birinin Türkiye olması” dedi.

Serkan Aksüyek, “Ege Telgraf gazetesindeki sütununda şunları yazdı:

“Akıl almaz bir durum yaşıyoruz. Vatsapp gruplarına birbiri ardına düşen bilgilendirme ve yorumlarda, sanayicilerin büyük şaşkınlık yaşadıkları ve 25 yıldır ilk kez karşılaştıkları bu durumu anlamakta zorlandıkları görülüyor. Çok haklı bir tedirginlik bu. Üretim planları var, ihracat taahhütleri var, satış sözleşmeleri var, var da var… Özellikle de yurt dışındaki müşterilere bu durumun nasıl izah edileceği ayrı bir sıkıntı elbette. Hele hele Avrupa’da, pek çoğu bizden çok daha sert kış ayları geçiren ülkelerin böyle bir sorunla karşılaşmaları olası değil.

Ancak sorunun bir başka boyutu daha var. Yaşanan durum, “arıza kaynaklı bir kesintinin, nasıl olup da koca ülkenin üretimini 72 saat boyunca durdurabileceğini” izah etmekte yetersiz kalıyor. Türkiye’yi 1850 km boyunca doğudan batıya kat eden Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) 2018 yılında; Karadeniz’i baştan başa kat ederek Trakya’da karaya çıkan Türk Akım Doğalgaz Boru Hattı 2020 başında devreye alındı.

Bu kadar yatırım işe yaramadı mı?

Tuz Gölü’nde ve İstanbul Silivri’de yeraltı doğalgaz depolama tesisleri inşa edildi, gösterişli törenlerle açıldı ve depolama kapasitelerinin artırılma yatırımları sürekli devam ediyor. 2022 sonunda bu iki tesisteki depolama kapasitesi 4,6 milyar metreküp (bcm) seviyesine ulaşacak.

Türkiye’nin acil durumlar için yedekte tuttuğu sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesisleri ise Aliağa’da ve Marmara Ereğlisi’nde bulunuyor. Bu iki tesiste FSRU olarak adlandırılan Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Üniteleri de yer alıyor.

Türkiye böylesine farklı kaynaklardan doğalgaz ile beslenirken ve kaynak çeşitliliği sağlanmışken; İran Doğalgaz Boru Hattı’nda yaşanan kesintinin böylesine büyük etki yaratması herkesi şaşkına çeviriyor.

Türkiye’nin toplam doğalgaz tüketimi 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 22,9 artışla 61 milyar 552 milyon metreküp oldu. Doğalgaz abone sayısında, elektrik üretiminde doğalgazın payında ve sanayi üretiminde yaşanan artışlar, elbette doğalgaz tüketimi ve ithalatında artışı beraberinde getiriyor.

Doğalgaz tüketimi kış aylarında doğal olarak artıyor. Sözgelimi yurdun pek çok yerinde dondurucu soğuk etkili olurken, günlük tüketim 300 milyon metreküp seviyesine yaklaşıyor.

Ancak yine de 10 milyar metreküp/yıl kapasiteli, İran Doğalgaz Boru Hattı’nda yaşanan (ki hemen hemen her sene aynı durumu yaşıyorduk) bir kesintinin nasıl olup da koca ülkenin üretim damarlarını felce uğrattığı anlaşılamıyor.

Enerji bürokrasisi ve ilgili kamu otoritelerinin bu soruna mantıklı bir cevap vermesi gerekiyor.

 

TANAP’taki eksik kapasite

Biz bu cevabı bekleyeduralım, Türkiye’nin enerjide en stratejik hamlelerinin başında gelen TANAP hattında ciddi bir atıl kapasite bulunuyor.

30 Haziran 2018’de devreye alınan ve başlangıç kapasitesi yıllık 16 milyar metreküp olan TANAP, bu kapasitenin 6 milyar metreküpünü Türkiye’nin kullanımına verecek, 10 milyar metreküpünü ise Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) projesi ile Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden İtalya’ya sevk edecekti.

2020 sonuna kadar geçen iki buçuk senede Türkiye’nin gaz çekimi 8,5 milyar metreküp seviyesinde kaldı.  TANAP yönetimi 2021 Ocak ayında yaptığı açıklamada, 2021 yılından itibaren Türkiye’ye her yıl 6 milyar metreküp, TAP hattına ise yıllık 10 milyar metreküp gaz verileceğini ifade etmişti.

Ancak bu noktada gözden kaçan bir konu daha var…

Kapasite iki kat artabilir

Tam bir mühendislik harikası olan TANAP projesinin sadece başlangıç kapasitesi 16 milyar metreküp… İlave yatırımlarla sistem kısa sürede 24 milyar metreküpe ve hemen sonrasında 31 milyar metreküpe çıkarılacak şekilde projelendirildi.

Hazar Denizi’ndeki Şahdeniz 2 yataklarından çıkarılan gazın taşındığı TANAP’ın bir başka kritik özelliği daha var.

Boru hattındaki gazın sahiplerinden biri Türkiye!

2014 yılında çok kritik bir karara imza atan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Fransız enerji devi Total’in Şah Deniz Projesi’ndeki yüzde 10 payını alarak, hissesini yüzde 9’dan 19’a çıkarmıştı.

Bir başka deyişle Türk devleti, müşterisi olduğu malın ortağı olmuştu.

Gaz bizim, hat bizim…

An itibarıyla Şahdeniz 2 sahasının ortaklık payı BP (İngiltere) % 28,8, TPAO (Türkiye) % 19, SOCAR (Azerbaycan) % 16,7, Petronas (Malezya) % 15,5, LUKoil (Rusya) % 10) ve NIOC (İran) % 10 şeklinde.

TANAP’ın ortaklık yapısında ise Azerbaycan’dan Güney Gaz Koridoru Şirketi’nin (SGC) yüzde 51, SOCAR Turkey Enerji AŞ’nin yüzde 7, BOTAŞ’ın yüzde 30 ve BP’nin yüzde 12 hisseleri bulunuyor.

Bu durumda Türkiye’nin ortağı olduğu Şahdeniz 2 sahasından çıkarılan doğal gazı, yine ortağı olduğu TANAP hattı ile kendi tüketicisine ve sanayicisine daha fazla arz etmesi gerektiği ortaya çıkıyor.

İran’dan gelen boru hattında her sene yaşadığımız ve artık bıkkınlık veren kesintilerin / arızaların Türkiye gibi dev bir üretim ekonomisini felç etmesinin tek bir mantıklı izahı bulunmuyor.

********

AZERBAYCAN’DAN GELEN TEK BORU HATTI TANAP DEĞİL

“Bir Millet, İki Devlet” olduğumuz can Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelen doğalgaz boru hattı TANAP ile sınırlı değil. Türkiye ile Azerbaycan arasında 2001 yılında imzalanan anlaşma çerçevesinde hayata geçirilen Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) Doğalgaz Boru Hattı, yılda 6 milyar 600 milyon metreküp Azerbaycan gazını Türkiye’ye taşıyor.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı (BTC) ile aynı koridoru kullanan 980 km uzunluğundaki hattan 2007 yılından bugüne kesintisiz gaz akışı sağlanıyor. Bugün itibarıyla Türkiye’ye yılda 12,5 milyar metreküp (6,5 milyar m3 BTE ve 6 milyar m3 TANAP) gaz tedarik eden Azerbaycan’ın, Türkiye’nin doğalgaz ithalatındaki payı yüzde 21 seviyesinde. TANAP’ın kapasitesinin 16 milyar metreküpten 31 milyar metreküpe çıkarması ve Türkiye’nin bu hattan her yıl en az 20 milyar metreküp gaz alması mümkün olabilecek. Bu duruma İran kaynaklı sorunun tamamıyla aşılacağını, hatta İran hattına gerek bile kalmayacağını söylemek mümkün olabilecek.

********

ÜRETİM ÜSLERİ ŞARTEL İNDİRDİ

Türkiye genelinde 360’ı aşkın Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yaşanan doğalgaz ve elektrik kesintisi üretime büyük darbe vurdu. OSB’lerde faaliyet gösteren 67 bini aşkın fabrika, atölye ve üretim tesislerinin büyük bölümünde üretim durdu. Birçok sektörde üretime ara verilmesinin sadece bir haftalık maliyetinin milyar doları bulabileceğini belirtiyorlar. Sanayiciler elektrik ve doğalgaz kesintilerinin devam etmesinden endişe ediyor.

Dakikada bir araç üretilemedi

Üretime ara verilmesi konusundaki ilk adım otomotiv sektöründen geldi. Tofaş Bursa’daki fabrikasında elektrik kesintisi nedeniyle pazartesi gününden başlayarak perşembe gününe kadar üretime ara verdi. Ford Otosan ve Oyak Renault da üretime ara veren şirketler arasında yer aldı. Söz konusu fabrikalarda dakikada bir aracın üretildiği düşünüldüğünde faturanın boyutunu da ortaya çıkarıyor. Kartonsan ve Ege Endüstri gibi şirketler de doğalgaz ve elektrik kesintisi nedeniyle üretime geçici olarak ara verdiğini duyurdu. Benzer durum hazır giyim sektöründe özellikle boya ve terbiye kısmında yaşandı.

 

Hazır giyimde milyar dolarlık kayıp

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ramazan Kaya, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 50’sinin, boya ve terbiyenin ise tamamına yakınının OSB’lerde yer aldığını anlattı. Dünya Gazetesi’nde yer alan habere göre, boya ve terbiye kısmında 3 gün üretime ara verildiğini dile getiren Kaya, söz konusu gelişmenin faturasının 500 milyon doları bulabileceğini anlattı. Kaya, müşteri kaybetme, termin, lojistik gibi sorunların ise bu rakamı çok daha yukarı taşıyabileceğini vurguladı. Otomotiv sektöründe ise sadece bir haftalık maliyetin 1 milyar doları bulabileceği dile getirildi.

Demir-çelikte kayıp 1 milyar TL

Doğalgaz ve elektrik kısıtlamasının demir-çelik sektörüne maliyetinin ise 1 milyar TL’yi bulabileceği vurgulandı. Doğalgaz ve elektrik kısıtlamasının sektörde yıllık yaklaşık yüzde 1 üretim gerilemesine eş değer olduğunu dile getiren Çolakoğlu Metalurji Genel Müdürü Uğur Dalbeler, “Bu sadece çelik sektörünü değil malzeme sağladığımız birçok imalat dalını da olumsuz etkileyecek. Maliyetlerde artışlara sebep olurken sektörde 1milyar TL kayba yol açacak. Üretim bantlarının durdurulamayan kısımlarından ötürü yüzde 40 doğalgaz kesintisi yaklaşık yüzde 60 diğer yandan 72 saat elektrik kesintisi en az 80 saatlik üretim kaybına sebep olacak. Üründe kayıp 500 bin tonu bulurken sıvı çelikte 300 bin ton gibi bir kayıp yaşanacak” diye konuştu. Ayrıca bu kesintiler ihracat tarafında zamanında teslim edilemeyen siparişlerden ötürü iptaller, cezalar, indirimler söz konusu olacağını ifade eden Dalbeler, “Yüklenmeyecek gemiler için bekleme bedelleri ve cezaları söz konusu olacak ama daha önemlisi Türk üreticilerin yurt dışında müşterileri nezdinde ileriye dönük performanslarına ilişkin soru işaretleri yaratacak. Rekabette çok geri düşmemize yol açacak” dedi.

“İran gazı kapasitenin yüzde 8’i”

Makine Mühendisleri Odası’ndan yapılan yazılı açıklamada, elektrik ve gaz politikalarındaki hatalar nedeniyle kesintilerin ortaya çıktığı, toplam gaz kapasitenin yüzde 8’ini oluşturan İran gazının kesilmesinin tüm yurtta gaz ve elektrik kesintilerinin gerekçesi olamayacağı ileri sürüldü. Yapılan açıklamada, “Bu durum doğalgaz depolamasının yetersizliğini ortaya koyması yanı sıra dışa bağımlılığın ve yanlış enerji politikalarının açık bir sonucudur. Sanayide gaz ve elektrik kesintilerinin üretimi durduracağı, maliyetleri artıracağı ve zaten çekilmez olan hayat pahalılığını artıracağı da açıktır” denildi. Açıklamada, Azerbaycan kaynaklı Türkgözü girişinden gaz temininin sürdürülmesi, kompresör istasyonlarının ve boru hatları şebekelerinin çift yönlü hale getirilmesi, ülkenin doğusunda depolama imkanı araştırılması, mevcut depolama yatırımlarının bitirilmesi önerildi. Makine Mühendisleri Odası açıklamasında, doğalgazın Türkiye enerji arzı için büyük önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada BOTAŞ verilerine göre, Türkiye’nin günlük teorik arz kapasitesinin boru hatlarından 199 milyon, LNG tesislerinden 77 milyon, FSRU tesislerinden 56 milyon, depolama tesislerinden 48 milyon olmak üzere toplamda 360 milyon metreküp olduğu, İran’dan gelen 28,5 milyon metreküp gazın kapasitenin yüzde 8’ini oluşturduğu vurgulandı. Bu yüzde 8’lik paya karşılık kesintinin yaşanmasının teorik durumun fiiliyatta gerçekleşmediği belirtilen açıklamada, “BOTAŞ’ın günlük 360 milyon metreküp rakamının gerçekleşmesi için, bütün boru hatlarının dolu olması, gazın sözleşme değerlerine uygun olarak eksiksiz gelmesi, bütün FSRU ve LNG limanlarında LNG tankerlerinin tam kapasitede sorunsuz boşaltıyor olması ve doğalgaz depolarının tam olarak dolu olması gerekir. Ayrıca, bu rakama dahil olan ancak halen boşta bekleyen ve yıllık kapasitesi 6,5 milyar metreküp olan Azerbaycan-Erzurum hattına Azerbaycan’dan gazın gelmesi ve BOTAŞ şebekesine gaz verebilmesi de lazımdır. Enerji yönetimi bu hattan temin edilen gazın daha yüksek fiyatlarla ve ilave taşıma bedeller ile Eskişehir’den alınmasına yönelik hatalı karar ve uygulamadan derhal dönmelidir” denildi.