Cihaner: Cezasızlık, kültüre dönüştü

29. Adalet ve Demokrasi Haftası etkinlikleri kapsamında “Faili Meçhul Cinayetler ve Cezasızlık Politikası” paneli düzenlendi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

AYSEL KANBER

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Esra Koçak Mayda’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin konuşmacıları hukukçu-siyasetçi İlhan Cihaner, avukat Serhat Ekinci ve gazeteci-yazar Gökçer Tahincioğlu oldu.

Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde dün gerçekleştirilen panelde konuşan İlhan Cihaner, faili meçhul cinayetlerde cezasızlığın bir kültür haline dönüştüğüne vurgu yaparak, yargının söz konusu kültürün önüne duvar çekebileceğini ifade etti. Faili meçhuller ile ilgili cezasızlık durumunun yargıyı aşan bir sorun haline geldiğini kaydeden İlhan Cihaner, Türkiye’deki kadın cinayetleri konusunda da aynı kültürün yaşandığını belirtti. Etkin soruşturma yapılamaması sorununa da değinen Cihaner, yargılamanın zaman aşımına uğramasının yargı sisteminin geleneksel sorunu haline geldiğini dile getirdi.

AKP iktidarının devletin tüm hücrelerine hakim olduğunu ifade eden Cihaner, faili meçhul cinayetler ve cezalandırma sürecinin herkesin derdi olması ve bu konuda herkesin dehşet duyması gerektiğinin altını çizdi. Cihaner, konuşmasında cezasızlık sorununun başka alanlara da yansıdığına işaret ederken yolsuzlukların buna örnek olduğunu söyledi.

Delil toplama ile ilgili aksaklıkları gazeteci olarak 25 yıldır yazmaya çalıştığını belirten Gökçer Tahincioğlu ise şöyle konuştu:

“1,5 yaşındaki bir bebek gaz fişeği ile ölüyor ve 12 yıl davası sürüyor, soruşturma izinleri verilmiyor. Anayasa Mahkemesi’ne gidiliyor… Oysa çok basit, gaz fişeğini atan kişinin bulunması çok kısa sürede yapılabilecek bir şey. 12 yıl cezalandırma yapılmıyor, yapılmak istenmiyor… Ardından 2 yıllık bir hapis cezası uygulandığını görüyorsunuz. O da 18 bin 200 lira para cezasına çevriliyor ve 20 eşit taksit ile ödenmesine karar veriliyor…” Tahincioğlu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu cinayetlerinin Türkiye’deki siyaseti dizayn eden üç faili meçhul olduğuna vurgu yaparak, cezasızlığın nedeninin hukuksal değil, siyasal olduğuna dikkat çekti. Tahincioğlu, “Kutsal olan birey, devlet birey için var.” dedi.

Babası Avukat Yusuf Ekinci 1994 yılında faili meçhul bir cinayet ile öldürülen Avukat Serhat ekinci ise babasının öldürülmesi sürecini, yaşadıklarını ve yargılama sürecinde yaşanan olumsuzlukları, verdikleri mücadeleyi aktardı.