1915 Çanakkale Köprüsü açılışa gün sayıyor

Çanakkale Boğazı’nda Avrupa ve Asya kıtalarını ilk kez birbirine bağlayacak 1915 Çanakkale Köprüsü’nün şubat ayında trafiğe açılması planlanıyor. Limak, Yapı Merkezi ile Güney Koreli DL E&C ve SK Ecoplant konsorsiyumunun inşa ettiği köprünün bölgeye 14,5 milyar Euroluk katkı sağlaması bekleniyor.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

ZEYNEP GÜREL

Bazı kentler vardır adını duyunca geçmişe dönersin, tarihin tozlu sayfalarını koklarsın, sana bırakılan emaneti anlarsın ve kendini gururlu hissedersin. Tıpkı Çanakkale’yi duyunca olduğu gibi.  Bugünlerde Çanakkale’nin adını daha sık duyuyoruz. Nedeni ise 1915 Çanakkale Köprüsü. Çanakkale Boğazı’nda Avrupa ve Asya kıtalarını ilk kez birbirine bağlayacak olan köprü yapımında son aşamalara gelindi ve şubat ayındaki açılış için geri sayım başladı. Limak, Yapı Merkezi ile Güney Koreli DL E&C ve SK Ecoplant konsorsiyumunun inşa ettiği köprünün proje finansman aşamasında uluslararası bir firma tarafından hazırlanan ekonomik etki raporuna göre, projenin etki alanındaki bölgeye katacağı ekonomik katkı 14.5 milyar Euro.

1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu Projesi İcra Kurulu Üyeleri Reşit Yıldız, Ömer Güzel ve Ebrunur Kapucu Yıldız ile köprünün 318 metrelik zirvesinde gelinen son durumla ilgili konuştuk, köprüyle ilgili özel bilgiler aldık. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün hizmete girmesiyle birlikte, Türkiye’nin batısında otoyol entegrasyonu tamamlanacak. Kınalı – Tekirdağ – Çanakkale – Savaştepe Otoyolu, Gebze – İzmir Otoyolu’na bağlandığında, Marmara’yı çevreleyen otoyol zincirinin halkaları birleşecek. Proje tamamlandığı zaman Avrupa ile Türkiye’nin batı ve güney bölgeleri arasında doğrudan bağlantı olacak ve bu bölgelerde gelişmeyi hızlandıracak. 

Dış ticarette maliyeti düşürecek

Proje, tarihi İpek Yolu’nu canlandırarak “Bir Kuşak Bir Yol Projesi” kapsamında, Türkiye’nin öncülük ettiği ‘Orta Koridor’ girişiminin bir parçası olarak, Pekin’den Londra’ya kesintisiz bir ticaret yolu oluşturma hedefine doğrudan katkı sunacak. İstanbul Boğazı geçişine yeni bir alternatif oluşacak. İstanbul’un, Avrupa ve Anadolu arasında üstlendiği ağır transit trafik yükü hafifleyecek. Yük taşıyan araçların ulaşım kısıtlamasının kalkmasıyla dış ticaret üzerindeki zaman maliyeti azalacak.

49 kadın mühendis özel olarak görevlendirildi

 Projenin sadece köprü kısmında bugüne kadar toplam 871 mühendis görev aldı.  49 kadın mühendis özel olarak görevlendirildi. Projede farklı pozisyonlarda Güney Kore, Çin, İngiltere, Almanya, Hollanda, Japonya, İran, Danimarka, Brezilya, Avustralya, Hindistan, Malezya, İtalya, Fransa ve Avusturya’dan yabancı mühendisler çalıştı. Köprü ve otoyolda aynı anda 9 bin 500 kişi görev aldı.

Tasarımındaki inceliklerle göz dolduruyor

Tamamlandığında 2023 metre orta açıklığı ile dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü olacak olan 1915 Çanakkale Köprüsü, 334 metrelik tepe noktası yüksekliğiyle de dünyanın en yüksek kuleli asma köprüsü unvanına sahip olacak. Köprünün ayakları arasındaki 2023 metrelik orta açıklık, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yılını sembolize edecek. Deniz seviyesinden itibaren 318 metre kule yüksekliği ise Türk milletinin bağımsızlığını kazanmasındaki en önemli tarihlerden biri olan 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni sembolize edecek. 1915 Çanakkale Köprüsü dünyanın en yüksek kulesine sahip asma köprüsü olmakla birlikte, dünyadaki en uzun orta açıklıklı asma köprüler sıralamasında da dünyanın ilk sırasında. Her bir ayağın sadece deniz üzerindeki ağırlığı 18 bin ton.

Dünya rekorlarına imza atıldı

Kulelerin yapımında bir başka dünya rekoruna daha imza atıldı. Çelikten inşa edilmiş köprü kulelerinin yapımı için dünyanın en yüksek kapasiteli kule vinçleri bu proje için özel olarak tasarlandı ve imal edildi. 330 ton kaldırma kapasitesine sahip kule vinçlerden birisi Avrupa ayağına diğeri Asya ayağına yerleştirildi. Dünyanın en büyüğü olan bu vinçlerle 318 metre ve 150 ton ağırlığındaki kule parçası kaldırılarak da ayrı bir dünya rekoruna imza atıldı.

1915 Çanakkale Köprüsü, zorlu rüzgâr ve deprem koşulları göz önüne alınarak, bu risklere karşı koyabilecek mukavemete sahip bir şekilde tasarlandı. Diğer uzun açıklı köprülerden farklı olarak 1915 Çanakkale Köprüsü’nde gidiş ve geliş yönleri arasında 9 metrelik hava boşluğu bulunuyor. Bu hava boşluğu sayesinde köprünün yolunu oluşturan tabliyeler üzerindeki rüzgâr etkisi asgari seviyeye indiriliyor.

Yunusların yaşam alanına özen gösterildi

Yapım ve işletme döneminde Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC) Çevre ve Sosyal Etki Değerlendirmesi’ne esas IFC Performans Standartları dikkate alınarak köprünün tasarımı ve yapımı gerçekleştirildi.  Çevre ve Sosyal Etki çalışması çerçevesinde deniz tabanına dev kazıklar çakılırken Çanakkale Boğazı’ndaki yunusların etkilenmemesi için özel önlemler alındı. Yunuslar kazık çakım bölgesine 500 metreden daha yakın olduklarında kendileri bölgeyi terk edene kadar çakım işlemleri durdurulmuş. Pina olarak bilinen büyük deniz kabukları bulundukları yerlerden dalgıçlar tarafından kaldırılarak 18 Mart Çanakkale Üniversitesi ile işbirliği yapılarak yaşamlarına uygun olan Çanakkale Boğazı’ndaki bir başka yere nakledildi. Proje kapsamında 88 kilometrelik otoyolda hayvanların karşıdan karşıya geçebilmeleri için ekolojik üst geçiler tasarlandı.