Bazı şirketler, zammı, “Aralık Ayı” faturalarına mı uyguladı?

Vatandaşlar, “Aralık Faturalarının ‘çok yüksek gelmesi üzerine’ bu sorunun cevaplandırılmasını” istiyor.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Elektrikten doğal gaza, akaryakıttan köprü geçişlerine kadar Türkiye yeni yıla yeni zamlarla girdi. Yeni yılla birlikte iğneden ipliğe her türlü ürün, mal ve hizmet bedeline Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyonun üzerinde zam yapılırken, ücretlilerin maaşları ise enflasyon oranında artırıldı. Memur ve memur emeklisine enflasyon farkıyla birlikte yüzde 30,5, SSK ve Bağ Kur emeklisinin maaşı ise sadece yüzde 25,48 oranında artırıldı.
Devlet, memur, memur emeklisi, SSK, Bağ Kur, dul ve yetim aylığı alanlara kaşıkla zam verirken, mal ve hizmetlere kepçeyle zam yaptı. Elektrikte fiyat artışı yüzde 50 ila yüzde 125 arasında olurken, konutlarda doğal gaz zammı yüzde 25 oldu. Hükümet, devletin halktan topladığı vergi ve harçlara yüzde 36,20 oranında zam yaptı.
Vatandaşın en büyük sıkıntısı yüksek kira ile fahiş elektrik ve doğalgaz faturaları olmaya başladı. Vatandaşlar, gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışları nedeniyle “temel ihtiyaçlarını” karşılamaya çalışıyor. Hükümet ise fiyat artışları üzerinden “market ve dış güçlere” parmak sallıyor.
Türkiye Kamu-Sen, çalışan bir kişinin yoksulluk sınırı 4 bin 891 lira, dört kişilik ailenin asgari geçim haddi ise 10 bin 372 lira olarak açıkladı. Böylelikle asgari ücretle çalışanın maaşı yine yoksulluk sınırının altında kaldı.

Faturalar katlanacak
1 Ocak 2022 öncesinde 1 kWh elektrik fiyatı 91,56 kuruştu. 150 kWh’e kadar olan tüketim miktarı için fiyatlar yüzde 50; bunun üzerindeki kullanım için ise yüzde 124 artmış oldu. Buna göre 1 Ocak 2022 öncesinde aylık 100 TL elektrik faturası ödeyenler 150 TL ödeyecek. 150 TL fatura ödeyenler ise artık 234 lira ödemek zorunda.
Zamlar öncesi aylık 150 TL ve üzerinde elektrik faturası ödeyenlerin faturaları katlanmaya başlayacak. Çünkü aylık eskiden 150 TL ödeyenler 164 kWh elektrik tüketiyordu. Aylık tüketim 150 kWh üzerine çıktığı için 150 TL ve üzerinde fatura ödeyenlerin faturaları daha da artacak. Buna göre zamlar öncesi 200 TL ödeyenler aynı miktarda elektrik tüketmeleri durumunda 346 lira ödemek zorunda kalacak.

Zamlı fatura vatandaşı çarptı
Elektrikte “kademeli zammın” ilk faturaları yurttaşa ulaşmaya başladı. Tüketimin büyük bir bölümü Aralık ayında olmasına karşın zamlı yeni tarifeden hesaplanan faturalarda “düşük, yüksek kademe” detayları da gösterildi. Zammın 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesine, sayaçların ise 8 Ocak’ta okunmasına karşın aileler beklenildiği gibi yüzde 125 zam gelen ikinci tarifeye girdi.
Gelen faturalara göre bazı ailelerin faturalarında 50, bazı ailelerin faturalarında da 100 liraya yakın artış oldu. Cumhuriyet Gazetesi’nden Mustafa Çakır’ın haberine göre, çalıştıkları için gündüzleri evde olmayan, tek çocukları da okulda bulunan bir ailenin geçen ayki fatura tutarı 145.80 liraydı. Ailenin 7 Aralık ile 8 Ocak arasını kapsayan 33 günlük yeni faturası ise 195.92 TL olarak geldi. Bu ailenin 33 günlük elektrik tüketimi 190,429 kWh oldu.
Tek zamanlı mesken kapsamında olan faturada detay bilgi olarak düşük kademe tüketim ve yüksek kademe tüketime de yer verildi. Düşük kademe tüketim 165 kWh, yüksek kademe tüketim ise 25.429 kWh hesaplandı. Bedeli de düşük kademede 136.43 TL, yüksek kademede 24.23 TL oldu. Faturanın 5.37 lirası elektrik ve havagazı tüketim vergisi. Yüzde 18 KDV tutarı da 29.89 TL.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu üyesi Olgun Sakarya, yüzde 125’lik artışın “örtülü zam” olduğuna işaret ederek “Genel olarak bir ailenin ikinci kademeye girmemesi mümkün değil. Toplumu bu zamlarla büyük bir yük altına soktular. Normal yaşam koşullarında biz aylık 230 kWh’i baz alıyoruz. 30 günlük dönem için eski fatura 210.60 liraydı. Şimdi 370.80 liraya çıkıyor” diye konuştu.
Sakarya, yurttaş için başka bir sakıncaya da dikkat çekti. Bazı meskenlerin üç zamanlı tarifeyi seçtiklerine işaret eden Sakarya, “Tamamı için zam oranı yüzde 125. İnsanlar üç zamanlı tarifeyi seçince sanki tasarruf edeceğini düşünüyor. Oysa EPDK daha önce gece tarifesine ciddi oranda zam yaptı. Ayrıca insanlar bütün hayatını geceye aktaramaz ki. Meskenler tarife seçerken çok iyi irdelemeli” dedi.

Sefalet endeksinde kriz yıllarına dönüş
Sokaklarda vatandaşların her geçen gün daha fazla dile getirmeye başladığı yoksulluk, resmi verilere de yansıyor. Son açıklanan işsizlik ve enflasyon rakamlarına göre; ülkede uygulanan ekonomi politikaları işsizliği aşağı çekmede etkili olmazken, Aralık ayındaki yüksek enflasyon artışıyla birlikte sefalet endeksi büyük bir sıçrama yaptı.
İşsizlik, enflasyon, faiz oranı ve milli gelir gibi ekonomik göstergelerin esas alınarak hesaplandığı Dünya Sefalet Endeksi’nde Türkiye 156 ülke içinde 21. sırada yer aldı. Sefalet sıralamasında Türkiye Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Endekste sıralamanın yükselmesi ülkede sefaletin arttığını ve ekonomin kötüye gittiğini gösteriyor. Son açıklanan verilere göre yüzde 47’yi geçerek AKP’nin iktidara geldiği ve 2001 krizinin etkilerinin hissedildiği 2002 yılındaki seviyeyi aştı.
Endekse göre Türkiye’de sefalet 2016’dan bu yana 2,5 katına çıkarken, yükselişin ana nedeninin enflasyon olduğu görülüyor. Sefalet endeksi, 2016’da yüzde 18,7, 2017’de yüzde 22,1, 2018’de yüzde 34, 2019’da yüzde 25,5, 2020’de yüzde 25,8 seviyesindeydi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun bugün açıkladığı verilere göre, işsizlik oranı kasım ayında yüzde 11,2 ile bir önceki aya göre değişim göstermezken çift haneli rakamlarda kalmayı sürdürdü.
Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 22,3 olurken; son dört hafta içinde işsiz olup iş aramak için başvuruda bulunmayanların dahil edildiği geniş tanımlı işsizlik oranı (atıl iş gücü) yüzde 22,1’i buldu.
DW Türkçe’ye konuşan iktisatçı Prof. Dr. Veysel Ulusoy, sefalet endeksinin Aralık 2021’de inanılmaz bir şekilde yükseldiğini gözlemlediklerini ifade ederek “Bu endeks seviyesi klasik olarak Arjantin, Venezuela ve birkaç gelişmemiş ülkeyi bir kenara bıraktığımızda, dünyada rasyonel bir ekonomide ulaşılmış en yüksek seviyedir” diyor.
Prof. Veysel Ulusoy’a göre ise ‘hem işsizlik hem de enflasyon verilerinin aynı merkez tarafından pres edilerek sunulması gerçeği’ aslında sefalet endeksi göstergelerinin çok daha yukarılarda konumlandığını gösteriyor. Ulusoy, “Pandemi süresince işsizliğin yasaklanıp oranın sabit tutulması veya ilginç bir şekilde dünyada eşi benzeri pek görülmemiş bir azalışa yönelmesi bile sefaletin veya fakirliğin sokakta saklanmasına engel olamamıştır. Dar anlamıyla bile yüzde 47,28 olan sefalet endeksinin geniş kapsamda düşünüldüğünde, diğer bir ifadeyle bankaların kredi faizleri ve ekonomik büyüme verileriyle birleştirildiğinde endeks seviyesinin nerelere çıktığını daha net bir şekilde görüyoruz” ifadelerini kullanıyor.
*******

EPDK İNCELEME BAŞLATTI
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olan elektrik tarifelerinin aralık faturalarına yansıtıldığı yönünde kuruma iletilen şikayetler üzerine aralık ayına ait faturaları mercek altına aldıklarını açıkladı.
Yılmaz, perakende satış şirketlerinin ilk okuma tarihiyle son okuma tarihi arasındaki gün sayısına göre hesaplama yapmak zorunda olduğunu belirterek, “Perakende şirketleri, örneğin, aralık ayı içinde ne kadar gün varsa tüketimi ona göre oranlayarak eski fiyatlar üzerinden, ocak ayı içinde ne kadar gün varsa da yine tüketimi ona göre oranlayarak yeni tarife üzerinden hesaplama yapmak zorunda. Her tüketici kullandığı ayın tarifesine göre elektrik faturası öder. Farklı ayın tarifesini uygulayan şirket ağır bedel ödemek durumunda kalır” diye konuştu.
Tarife geçiş zamanlarında faturada görülen tüketime esas birim bedellerin EPDK tarafından yayımlanan tarifelerle uyumlu görülmediği durumlar oluşabileceğini ancak bu durumun nihai hesaplamaya kesinlikle etki etmeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti: “1 Ocak’tan itibaren geçerli olan tarifelerin aralık ayı faturalarına yansıtıldığı yönünde kurumumuza şikayetler geliyor. Şirketlerin faturaları hesaplama yöntemi bellidir. Hiçbir şirket bu metodun dışına çıkamaz. Vatandaşlarımızın en ufak bir tereddüdü varsa internet sitemizdeki fatura hesaplama modülünü kullanmalarını ve herhangi bir hata tespit ederlerse kurumumuza acilen başvurmalarını bekliyoruz.”
Yılmaz, faturanın tanzim edildiği tarihin tutarı etkilemediğine ve tüketimin hangi tarihte yapıldığının belirleyici olduğuna dikkati çekerek, “Vatandaşlarımız müsterih olsun. Tüketim periyodunun artması veya eksilmesi bir adaletsizlik oluşturmaz. Hiçbir görevli tedarik şirketi de belirlenen tarifelerden farklı bir fatura hesaplama yaparak kendisine ilave bir gelir oluşturamaz. Ancak hatalı faturalandırmaya da kesinlikle göz yummayız, süreci titizlikle takip edeceğiz” dedi.