Alkollü içkilere “anormal” zam!

“Milyonlarca ‘tiryaki’ içici varken”, Ülkenin dört bir tarafında evlerde, depolarda “rakı / şarap üretilmesi” nasıl önlenecek? “Sosyal hayata müdahale” anlamına da gelen “anormal” zamlar “sahteciliği” teşvik etmeyecek mi?
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türkiye’de sahte içkiden ölenlerin sayısı gün be gün artıyor. 1-29 Aralık tarihleri arasında 84 kişi sahte alkol nedeniyle yaşamını yitirdi. 2022’ye adım atılması ile birlikte zaten fahiş fiyatlara satılan alkole yeni zamlar geldi. Tütün ve alkollü ürünlerden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi’ndeki (Yİ-ÜFE) artışa paralel olarak yüzde 47,38 oranında yükseldi. Fiyatlar arttıkça, tüketiciler sahtesine yöneliyor.

İçki ve sigaranın maktu ÖTV tutarları, her 6 ayda bir Yİ-ÜFE oranında artırılıyor. Sigarada ÖTV, alkollü içkiden farklı olarak hem asgari maktu vergi hem de maktu vergi olarak hesaplanıyor. Yeni zamla bir adet sigarada 0,48 lira olan asgari maktu vergi 0,7197 liraya çıkarken maktu vergi tutarı da 0,48 liradan 0,7150 liraya yükseldi. Böylece bir paket sigaradan alınan vergi tutarı, 9,76 liradan 14,39 liraya çıktı. Böylelikle sigaranın satış fiyatı ne olursa olsun bir paket sigaradan 14,39 lira vergi alınacak. Bir paket sigaranın vergisi de 4,63 lira artırılmış oldu.

Yapılan artışlardan sonra 50’lik biranın vergisi 3.3 lira artarak bir şişe bira fiyatı 18 liraya çıktı. Şarapta fiyat artışı 33 lira oldu ve 75. cl’lik bir köpüklü şarabın fiyatı 100 liradan 133 liraya çıktı. Rakı, viski ve votka gibi alkol dereceği yüksek içkilerde ise 58 liralık vergi artışı yapıldı. Bu artışlarla birlikte 70’lik rakının fiyatı 175 liradan 233 liraya yükseldi. Hal böyle olunca tiryakiler “merdiven altı” üretim yapan yerlerden aldıkları alkolü tüketmeye devam ediyor. Etil alkolün yasaklanması ve pahalı olması sebebiyle etil sanılarak satın alınan metil alkol kullanımı ölümlere yol açıyor. Alkole yüksek vergiler yüklenirken, denetimin az olması dikkat çekiyor. Türkiye’nin dört bir yanında yapılan “merdiven altı” alkol üretiminin önüne nasıl geçileceği konusunda soru işaretleri çoğalıyor. Vatandaş “Sahte alkolden çok sayıda insanımız hayatını kaybederken alkollü içkilerdeki bu astronomik zamlar neden? Bu zamlar sahte alkol tüketimi nedeniyle zehirlenmeye bağlı ölümleri artırmayacak mı?” diye soruyor.

Haziran ayında yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla sigara ve alkollü içeceklerden alınan ÖTV, temmuz-aralık dönemi için sabit tutulmuştu. Şimdi ÖTV tutarındaki artışın sigara fiyatlarına yansıyıp yansımayacağı Cumhurbaşkanı kararıyla belli olacak.

“Sahte içki sonuç, ölçüsüz kamu politikaları sebep”

Devletin Alkol Politikalarını İzleme Platformu’nun paylaştığı verilere göre 2021’de Türkiye’de kayıt dışı içkilere yönelik 720 operasyon yapıldı. Tüm bu operasyonlar sonucunda, toplam 1 milyon 135 bin 172 litre kaçak/sahte içki bulundu ve 3 bin 598 kişi hakkında adlî işlem başlatıldı.

Operasyonlarda içki dışında en çok bulunan ürünün sahte bandrol olması dikkat çekti.

Tablo, 2021’de 109 kişinin sahte içkiye bağlı zehirlenme sebebiyle yaşamını yitirdiğini ortaya koydu.

Platformun internet sitesinde paylaştığı açıklamada, Türkiye’de alkol sorunu olmadığı ancak bu sorunla varmış gibi başa çıkılmaya çalışıldığı belirtildi.

Açıklamada, “Türkiye’nin 47 Avrupa ülkesi arasında alkollü içki tüketiminde sonuncu, alkollü içkilerden alınan vergi yüzdesi bakımından ise üçüncü olduğunu görüyoruz. Eğer verginin amacı alkollü içkilere yönelimi azaltmak, özendiriciliği düşürmek ise bu ilişkide yolunda olmayan bir şeyler olduğu kesin. Zira en düşük tüketim miktarı kaydeden ülke olan Türkiye’nin, en yüksek vergi tahsil eden ülkeler arasında olmasının ölçülü olduğunu söylemek zor” denildi.

Açıklamada “Sahte içkinin sonuç, ölçüsüz kamu politikalarının sebep” olduğu belirtilerek, “Şu an sebep kısmındayız“ diye belirtildi.

Yaşam tarzına müdahale

Vergi Uzmanı Ozan Bingöl, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla vergi zamlarının toplum sağlığı ile ilgisi kalmadığını savundu. AKP iktidarının alkollü içkiyi gelir kapısı haline getirdiğini belirten Bingöl, “Bir litre rakıda 326,99 TL olan ÖTV yüzde 47,4 artarak 481,98 TL olmuştur. Bu durumun toplum sağlığını korumak ile ilgisi kalmamıştır. Gelir odaklı bir vergileme yaklaşımı oluşmuş hatta alkolden alınan ÖTV, bir vergi politikası aracı olmaktan çıkıp yaşam tarzına müdahaleye dönüşmüştür” dedi.

 

************

“FİYAT ARTIŞLARI MERDİVEN ALTI SAHTE ALKOL ÜRETİMİNİ TETİKLİYOR”

Zeki Hozer (Dr) – Metil Alkol, odunun damıtılması ile elde edilir ve sanayide solvent yani çözücü olarak bilinir. Cilalar, cam suyu, antifriz, boya kavlatıcıları ve parlatıcılar dahil bir çok ürünün imalatında kullanılır. Renksiz, uçucu bir sıvıdır ve kendisine özel ayırt edici bir koku söz konusudur. Vücutta hızla emilir, örneğin alındıktan yarım saat sonra neredeyse emilimi zirve yapar. Ve maalesef 30-40 ml dahi zehirlenme için yeterlidir. En sık da bilindiği gibi ağız yolu ile alınır, nadiren deri ve akciğer gibi temas şeklinde zehirlenmeler de bildirilmiştir. Başta böbrek, karaciğer, mide bağırsak sistemi ve optik sinir olmak üzere tüm dokular üzerinde toksik etki yapabilir, vücuttan atılımı da büyük oranda karaciğer ve böbrek üzerinden olur. Metanol karaciğerde metabolize olup Formaldehid ve Formik aside dönüşür ki zehirlenmeyi yapan da bu kimyasal maddelerdir ve maalesef öldürücüdür. Formik asit hücrelerde biriktikçe hücrelerde mitokondrial solunum engellenir, hücrede laktat birikimi zincirleme hücre, doku ve organ fonksiyon bozuklukları ve yetmezliklerine sonrasında da ölümlere neden olur. Metil alkol alındıktan itibaren 12-18 saate kadar bir belirti ya da şikayete neden olmayabilir. Çünkü yukarıda özetlenen toksik metabolizmanın gelişmesi zaman alır. Ama nihayetinde merkezi sinir sisteminin baskılanması sonucu çift görme ya da körlük gibi görme bozuklukları, baş ağrısı ya da dönmesi, ışığa duyarlılık, mide bağırsak sistemine ait bulantı, kusma ya da karın ağrısı en sık gördüğümüz semptomlardır. Tanıda her ne kadar metabolik asidoz gibi karakteristik klinik tablo söz konusu olsa da hastanın öyküsü belirleyicidir. Tedavide asidozu düzeltmekten diyaliz gibi komplike sistemlere kadar bir çok yöntem, hastanın içinde bulunduğu klinik tabloya göre uygulanır.

Maalesef buna bağlı ölümler ülkemizde 70’li rakamları gördü. Dünya Sağlık Örgütü, içkiyle ilgili ulusal planlamalarda ülkelerde kaçak içki üretim ve satış olanaklarının iyi değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yasaklar ya da yüksek vergi ve dolayısı ile fiyat artışları merdiven altı sahte alkol üretimini tetikliyor. Sonuç ise metil alkol zehirlenmeleri… Bu, sadece tıbbi bir durum değil, sosyal ve ekonomik bağlamları içinde kompleks bir toplumsal sorun ne yazık ki!

*****

“İNSANLARIN BİLİNÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR”

Mahmut Tolon (Dr.)- Kendimi Yeşilaycı olarak tanımlayabilirim. Yapılacak şey de aşağı yukarı bellidir: İnsanların daha fazla bilinçlenmesi ve daha az alkol tüketmeleri… Öteden beri insanlar, alkolü tüketiyor. … Bu kolay değişen antropolojik bir alışkanlık değil. İnsanların bilinçlendirilip alkolü daha düzgün şekilde yapmalarını sağlamak lazım.

Ekonomik tablo ortada, devlet bir yerden para bulmak için zam yapıyor. Alkole yapılan zamların tehlikeli yanı çok bilgili olmayan insanların metanolden alkol yapması… Bu, körlüğe ve zehirlenmeden kaynaklanan ölümlere yol açıyor. 

Corona salgını çıktığında devlet ilk corona ölümünü açıkladığı zaman 18 kişi metanolden ölmüştü. O zaman bir tane tespit edilen corona ölümü varken 18 kişi metnanolden hayatını kaybetti. Çok trajikomikti. Türümüzün acıklı bir gerçeği daha.

Böyle bir ekonomik durum olduğu zaman her devlet zam yapar. Bizde, Batıya nazaran alkol daha pahalı. Bunda, Cumhurbaşkanının şahsi inancı bir rol oynayabilir. Bunu açıkça da beyan ediyor zaten. Ama bu insanları evde daha fazla alkol yapmaya teşvik ediyor. Bunu bilinçsiz yapanlar maalesef kör oluyor ya da zehirlenerek yaşamlarını yitiriyorlar. Burada kilit noktanın insanların bilinçlenmesi olduğunu düşünüyorum.