Eskiyörük: “Türkiye özgün bir tarım politikası oluşturmalı”

Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eskiyörük, “Türkiye kendi değerlerine, yapısına, kültürüne, geleneğine uygun bir tarım politikası oluşturmalı. Hükümet değişse de bu politika değişmemeli. Bu kadar zenginliğin içinde Türk tarımının bu halde olmasına üzülüyorum. Bu bir kader değildir” dedi.

Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eskiyörük, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla İzmir Mövenpick Otel’de düzenlenen kahvaltılı toplantıda, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda gazetecilerin sorularını cevaplayan Eskiyörük, Türk tarımının bugün geldiği noktanın en büyük sorumlusunun plansız üretim olduğunu belirterek, “Üretimi planlayabilmemiz için elimizde envanter yok. Türkiye’de hiç kimse hangi ürünün ne kadar üretildiğini söyleyemez. Elinizde bir veri olmadan üretimi nasıl planlayacaksınız? Rastgele üretim nedeniyle zaten çiftçilik güvenceli bir meslek olmadı. Bu nedenle Türkiye ithalat yapıyor, üretim açığımız var. Hayvanlarımız proteinlerini yurtdışından ithal ediyoruz. Halbuki iyi değerlendirebilsek, planlayabilsek, destekleri yardım amaçlı değil de sektörün sorunlarının çözümünde bir unsur olarak kullanabilsek düzelebilir. Türkiye’de tarım politikası yok. Türkiye günübirlik denemelerle gidiyor. Bir şeyler yapılmaya çalışılıyor, yapıldıkça batıyoruz. Türkiye kendi değerlerine yapısına kültürüne geleneğine uygun bir tarım politikası oluşturmalı. Hükümet değişse de bu politika değişmemeli. Bu kadar zenginliğin içinde Türk tarımının bu halde olmasına üzülüyorum. Bu bir kader değildir.” Dedi.

“En önemli sorun susuzluk”

Türkiye’nin en önemli sorununun susuzluk olduğunu dile getiren Eskiyörük, “Biz tarımın, hayvancılığın sorunlarını bir kenara bırakıp su sorununa odaklanmalıyız. Böyle giderse iki üç yıl sonra tarlalarda su kalmayınca tarım da bitecek hayvancılık da bitecek, dolayısıyla sanayi de bitecek. Bunun tedbirinin çok önceden alınması gerekirdi, biz akan suları seyrettik artık Menderes’te su kalmadı. Bu hayati bir konu, geleceğimiz tehlike altında, bunun çözümü hızlıca bulunmalı” diye belirtti.

Türkiye tarımının kaynakların doğru kullanılması ve doğru politikalarla hızlıca toparlanabileceğini belirten Eskiyörük, kooperatifçiliğin çok önemli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de kooperatifleşme olmadan planlamayı sağlayamazsınız. Tarımda kalkınma kooperatifleşme ile olacak. Bütün belediye başkanları, ‘Önce kırsalın sorunlarını çözeceğim, kırsalın sorunlarını çözemeden kentin sorunlarını çözemem’ demeli. İşe önce kırsaldan başlamalı. Herkes yolunu doğru belirlemeli.”

“Üretici kurtulursa tüketici de kurtulacak”

Süt üreticilerinin maliyetlerinin bir yıl içerisinde yüzde 104 arttığını, üreticinin mağduriyet yaşadığını dile getiren Eskiyörük, “Çiğ sütte fiyat artışı yüzde 68. Üretici şu an mağdur. Üreticinin, yüzde 36 oranında mağduriyeti var. Yüzde 36 oranında fiyat artışı olması gerekir ki paralel olsun. Süt ürünlerinin işleme maliyetleri yüzde 135 artmış. Ama raftaki süt ürünlerine gelen fiyat artışı yüzde 42. Bugün en az fiyat artışı süt ürünlerinde. Yüzde 42. Gıda ürünlerinin birçoğunun fiyatı yüzde 100 oranında artmışken neden süt ürünleri düşük anlamış değilim. Şu an fiyatlar yüksek değil halkın alım gücü yok. Üreticiyi kurtarırsanız otomatikman tüketici zaten kurtuluyor. Üreticiyi üretebilir hale getirirsek, üretim artarsa zaten tüketici kurtulur. Tercihin iyi yapılması gerekir. Bu krizden en fazla etkilenen üreticilerdir” sözlerine yer verdi.

Belediye başkanlarına tanzim satış ofisi çağrısı

Türkiye’deki tüm belediye başkanlarına ‘tanzim satışı ofisi’ çağrısı yapan Eskiyörük, “Sütü üreticiden alıyoruz; bunun işlenmesi var, paketlenmesi var, dağıtımını yapıyoruz. Onların da üstüne konuluyor, bu fiyatlar üreticinin cebine girmiyor. Bizim kazancımız yüzde 4-5’i geçmiyor. Türkiye genelinde belediye başkanları tanzim satışı olarak sadece kooperatif ürünlerinin satışını yapacak alan kursalar, burada kar payı gütmeseler, o zaman üreticinin cebinden daha az para çıkar. Biz ürünlerimizi orada tüketiriz. Bence bu sonuç alınacak bir proje. Her belediye başkanı ilçesine bir tane sadece kooperatif ürünlerinin satıldığı tanzim satış ofisi açabilir. Belediye başkanlarının çoğu son süreçte tarımla ilgilenmeye başladı. Bunun da öncülüğünü İzmir yaptı” diye konuştu.