EBSO’dan Ekonomik Değerlendirme

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, 2021 – 2022 yılına ilişkin ekonomik değerlendirmede bulundu.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Yorgancılar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Pandemi ve pandeminin getirdiği sorunlarla mücadele ekseninde geçirdiğimiz 2021 yılı, pek çok farklı açıdan insanlık tarihinde önemli dönüm noktalarından biri oldu. Her şeyden önce, tarihte ilk kez aşıların bu denli hızlı geliştirilmesi pandemiyle mücadele çok önemli bir kazanım elde etmemizi sağladı. Bu sebeple, hem bilim insanlarımıza, hem de aşıların hızla geniş nüfus kitlelerine ulaşmasını sağlayan sağlık çalışanlarına, teşekkür borçluyuz.

Pandemiyle mücadele diğer taraftan, en gelişmiş ekonomileri dahi ciddi bir mali borç ve yükümlülük altına soktu. Özellikle birbiri ardına açıklanan mali destek ve teşvik paketleri, parasal genişlemeyi ve sonunda enflasyon riskini beraberinde getirirken; artan gıda ve enerji fiyatları, enflasyonu daha çok körükledi. Bu bağlamda, gelişmiş ekonomiler de dahil olmak üzere, son 10-20 yılın en yüksek enflasyon oranlarının kaydedilmesinin yanı sıra, işsizliğin ve gelir dağılımı adaletsizliğinin yükselmesi, toplumsal huzursuzlukları da ciddi şekilde artırıyor.

2022’ye bu başlıklarla birlikte, dijitalleşme, yeşil mutabakat, yeni varyant riskleri ile birlikte Covid-19 riski, hammadde hızlı ulaşamama ana gündemi ile giriyoruz.

2021’de Türkiye de, hem pandeminin getirdiği ekonomik yüklerle, hem de 2018’den beri gündemimizde olan kur şoku-yüksek faiz kıskacının getirdiği sıkıntılarla boğuşuyor. 2020’de yüzde 1,8 büyüyen ekonomimiz, 2021’in ilk 3 çeyreğinde sırasıyla yüzde 7,4, yüzde 22,0, yüzde 7,4 oranında büyüdü. Büyümeyi özellikle, 2021’nin ilk 3 çeyreğinde sanayi üretimindeki yüzde 13, yüzde 41 ve yüzde 11 oranındaki artışlar destekledi. Bir diğer çok önemli veri olan ihracatımız, 2021’in ilk 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artışla, 135,7 milyar dolardan 181,6 milyar dolara çıkarken; ithalatımız yüzde 23 artışla, 175,9 milyar dolardan 215,5 milyar dolara yükseldi.

Baz etkisiyle ve kurdaki yükselişle, çift haneye varan sanayi üretimi ve GSYH’daki büyüme oranları sevindirici olsa da, büyümeyi sağlıklı bir kalkınma stratejisi dahilinde sürdürülebilir ve dengeli kılmamız gerekiyor. Tüm dünyada olduğu gibi yüksek enflasyon ve işsizliği engelleme, 2022’de en önemli mücadele alanımız olacak. Kurlarda yüksek volatilite ve faiz kararlarına ilişkin tartışmalar da, gelecek yıl da ana gündem maddelerimizi oluşturmaya devam edecek. Bu açıdan, güncel olarak açıklanan ekonomik önlemler paketinin ve TL’yi özendirici hamlelerinin başarıya ulaşması için, 2022’de öncelikli olarak enflasyonu düşürmeye yönelik politikalara odaklanmamız gerekiyor.

Reel sektör olarak, belirsizliğin kalktığı, istikrarın sağlandığı, önümüzü görebildiğimiz bir ortamda üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya devam ederek ülke ekonomisine katkı sunduğumuz bir yıl olması umuduyla sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum.