Babacan’dan ‘Yüksek faiz isteyenler sorosçudur’ diyen Erdoğan’a yanıt

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Osmaniye’de partisinin il kongresinde konuştu.

Babacan, “Faiz ödemelerini direkt döviz kuruna bağladı. Bu, ta 1970’lerin hatalı uygulaması. Özal bunu hayatımızdan çıkarmıştı. Sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum. Bu hafta başında yaptığınız açıklamalar Özal’ın kemiklerini sızlattı. Özal’ın ‘büyük hata’ dediği, ‘inşallah bir daha olmaz’ diyerek uyardığı, 1970’lerin berbat bir ekonomi modelini aldınız, 2021 Türkiye’sine yeni bir şeymiş gibi sunuyorsunuz. Bu hatalı kararla yarınlarımıza ne denli büyük bir yük bırakılacağını şu an hesap dahi edemiyoruz” dedi.

“Mevduat sahibi kişiler gidip dövizini Türk lirasına çevirdi mi?” diye soran Babacan, “BDDK verilerine baktığımızda, o iki günde vatandaş 1 milyar 700 milyon dolar daha döviz almış. Sırf Sayın Erdoğan’a sahte zafer yaratmak için Merkez Bankası’na arka kapıdan döviz sattırdılar. Sadece pazartesi ve salı rakamı 7 milyar dolar. Hâlâ rezerv yakarak doları baskılamaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yüksek faiz isteyenler Sorosçulardır” sözlerini Hazinenin borçlanma faizi grafiğini ve George Soros ile Erdoğan’ın fotoğrafını yayınlayarak yanıtlayan Babacan şunları söyledi:

“Faizci kim? Eylülde Hazine’nin borçlanma faizi yüzde 17 iken şu anda yüzde 25,16. Hazine yüzde 25’ten borçlandığı anda bunu beş sene boyunca ödeyecek. Mesele Soros değil, haftanın düşmanı panosu. Bir tane pano asmış, üstünde ‘Haftanın düşmanı’ yazıyor. O panoya isterse onu yazıyor. Bu haftanın düşmanı Sorosmuş. Fakat Soros çıkıp ‘5-10 milyar dolar para getirsem’ dese hemen dost olur. Soros’la defalarca görüşen de, Hazine’nin borçlanma faizini eylülden bu yana 17’den 25’e çıkartan da kendisi. Nasıl Birleşik Arap Emirlikleri ‘Para getireceğim’ deyince devlet töreni düzenlediyse, Soros ‘Bir miktar para getireyim’ desin, onu da güzel bir törenle karşılar. Ülkenin ekonomisini zayıflatırsanız, boynunuz böyle bükük olur. Başka ülkelerden para gelsin diye çırpınıp durursunuz. Bizim dönemimizde yatırımcılar kuyruğa giriyordu. Ben Hazineden sorumlu bakan olduğum gün Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi yüzde 66 faiz ödüyordu. Bunu ta yüzde 4 buçuğa kadar indirdik. Sorsa, ‘Siz zamanında nasıl yapmıştınız?’ dese seve seve anlatırız. Ama artık kulaklar ve zihin kapalı. Daha evvel bu ülkeyi ekibimizle beraber, hem 2002’de hem de 2009’da nasıl krizlerden çıkarttıysak yine biz çıkaracağız. Daha evvel nasıl ki ortak akıl ve istişare ile ülkemizi yoksulluktan kurtardıysak, yine biz kurtaracağız. Küçük adımlarla değil, büyük atılımlarla yapacağız. Daha güzel, daha mutlu, daha özgür, daha zengin tam demokratik bir Türkiye inşa edeceğiz.”

Babacan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Hiç kimse, bu ülkenin sorunlarının çözümünü, kaba kuvvette falan aramasın. Hiç kimse halkın iradesiyle inatlaşmasın.  Hele hele vesayet odaklarından medet umanlar var hiç heveslenmesin. Biz vesayetçilerin yönetimine de bir daha asla geçit vermeyeceğiz. Bu ülkenin çaresi ne bugünkü kötü yönetimdir ne de geçmişin vesayetçi aklıdır. Türkiye’nin sorunlarını demokrasi zemininde konuşarak çözeceğiz. Bugünkü yönetim, tarımda Rusya’dan aldığı ürünlere verdiği desteği, yani Rus çiftçilerine verdiği desteği kendi çiftçilerimize vermiyor. Gıda gibi stratejik alanda dışarıya bağımlı olduk. Çünkü çiftçimizin sesi Külliye’ye ulaşmıyor ama ithalat lobileri oraya çok kolay ulaşıyor. Büyük miktarda alıp satıyorlar. Çok büyük rant var. Üstelik herkese izin verilmiyor. Önceden belli kişiler kapıyı açıyorlar, ithalatı yapıyorlar, geri kapatıyorlar. Kimin kaçtan ithal edeceği belli. Tarımda çok kuvvetli bir ithalat lobisi var.”