Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Yüzmede Sakçı olayı

Kısa Kulvar Dünya Yüzme Şampiyonası, Birleşik Arap Emirliklerinin başkenti Abu Dabi’de yapıldı. Şampiyonada madalya adayları arasında 17 kişilik ekibimizden, Victoria Zeynep Güneş ile Emre Sakçı da gösteriliyordu. Emre Sakçı, önce 100 metre kur bağlamada yarışacaktı. Serisinde başarılı oldu. yarışı anlatan TRT spikeri Emre’yi öve öve bitiremiyordu. Ancak neticeler açıklandı, Sakçı, hatalı yüzdüğü tespit edilerek diskalifiye edilmişti. Spikerimiz, “Nasıl olur? İtiraz ediyoruz, düzeltirler” diyerek hakemleri suçluyordu. Oysa, voleyboldaki görüntülü sistem, yüzmede de vardı. Ve suyun altındaki en küçük hatayı, dönüşlerdeki falsoları saptıyordu. Diskalifiyeye yapılan itirazımız da reddedildi. Spikerimiz, “Emre, 50 metre kurbağalamada bunun acısını çıkaracaktır.” diyerek güya herkese mazeret, teselli ve ümit dağıtıyordu.

Emre Sakçı, bu mesafenin, 50 metre kurbağalamanın favorileri arasında gösteriliyordu, en iyi dereceye sahipti. Yarış başladı, Emre tüm yarış önde gitti ve kazandı. Spikerimiz, “İşte Emre herkesi geçerek final için rakiplerine gözdağı verdi. Çünkü onun derecesine kimse yaklaşamadı” sözleri ile yüzücümüzü göklere çıkardı. Ama yarış sonuçları, gecikmeli de olsa açıklandı. Emre Sakçı, hatalı yüzdüğü için yine diskalifiye edildi. Spikerimiz, “Olmaz böyle şey, itirazla düzeltiriz” diye yırtınıyordu. Ama tabii ki itiraz reddedildi.

Biri hesap vermeli

Emre Sakçı yetenekli bir yüzücü olabilir, rekorlar da kurabilir ama sporun öncelikli parolası düzgün yarışmaktır. Birileri iki yarışta da diskalifiye edilişimizin hesabını vermeli. İki dönemdir federasyon başkanı olan Erkan Yalçın soruşturma açmalı. Emre’nin antrenörü, yüzücüsüne ne şartlarda diskalifiye edilir öğretmediyse, hesabını vermeli. Türkiye’nin prestiji söz konusudur. Madalya ya da başarıdan çok sporcumuzun yarışma kurallarına uygun davranmasına ihtiyacımız var. Çünkü adımız atletizmde tamir edilemeyecek biçimde kirlenmiş 2012 Londra olimpiyatlarında 1500 metrede altın ve gümmüş madalya alan Aslı Çakır Alptekin ile Gamze Bulut’un doping yaptıkları saptanmış, madalyaları geri alınmış, 8 yıl ceza yemişlerdi ve biz bu lekeden habersiz bu atletlerin adlarını başarılı oldukları gerekçesi ile spor tesislerine vermiştik. Doping gerçeği ortaya çıkınca tüm ülkeler bizi ayıplamıştı. Bu nedenle başarılı olmak için çalışmak güzel. Ancak hatalı yarışmalarla gelecek başarıları, madalyaları istemiyoruz.