Ekonominin yeni argümanı “ışıldayan göz”

Malumunuz uçuyorduk, çıldırıyorduk ekonomide… Hatta Ay’a istasyon kuruyorduk! Amma velâkin Pandemi de bahanesi oldu ve öyle bir hale geldik ki, millet sosyal yardımların peşine düştü… “Belki üç kuruş destek alır da, çoluk çocuğa bir lokma yiyecek alırım” diye, yardım kuruluşlarının önünde kuyruklarda vatandaş… Gerçi “Kuyrukların sebebi bolluk” diyenler de var ama!

50’sinde olan da, 70’in de olan da “Böyle bir fakirlik görmedik” diye haykırıyor sokaklarda… Araştırmalar kadınların yüzde 82’sinin kadın pedine ulaşamadığını gösterir noktada… COVID-19’un bizdeki varyantı “DERİN YOKSULLUK”! Aşısı falan da yok bu iktidar ile net…

Niye mi?

Faize karşı olup “Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusura bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam. Bu görevde olduğum sürece faiz ve enflasyonla mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Bu konuda nas ortada. Nas ortadayken sana, bana ne oluyor?” diyen ve üç beş gün geçmeden yeni Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile yürüttüğü akılla, sözde çaktırmadan, gariban parası ile parası olanınkini garantileyen, örtülü faizi uygulayan bir anlayış… Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları ile bir gecede 7 lira kadar aşağı düşen döviz kurlarının “dış güçler sebep” tezini yerle bir etmesi!

Bastırılmış gibi görünse de her an yükselmeye hazır bir döviz kuru… Piyasalarda tavan yapmış, ulaşılması hayal olan zamlardan kur düşmüş olsa da geriye atılan bir adımın olmaması…

Tam da bu kadar güvensizlik ortamı varken Bakan Nebati’nin çıkıp bir TV kanalında ekonominin durumu ile ilgili yorumu… Düşük faizin gerekliliğini Nas ile savunanınkini mumla aratır nitelikte… Sayın Nebati’nin gözlerindeki ışıltıya bakarak ekonominin iyiye gideceğini görmeliymişiz ya! Millet gördü göreceğini aslında ama…

Şimdi sıra Bakan Nebati’nin klonlanmasında… Gözlerindeki ışıltıyı memleketin dört bir yanına yaymak gerek ki ekonomi daha hızlı düzelsin!

Bir de dolar düştü diye davul zurna çalıp oynayanlar var ya…  Bir çift Nebati gözü de onlara gelsin diyelim!

Eyy yönetenler argümanınız bitti… Işıldayan gözlerle, doğruyu söyleyene “anırıyorsunuz” demekle, örtülü faizlerle, birilerini daha fazla zengin edeyim çabasıyla ya da TÜSİAD ile kavga etmekle bu işlerin düzelmeyeceğini gayet iyi biliyorsunuz… Vakit tamam, size müsaade artık…